Whooosh

CHW
  • Content count

    2,456
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    97

Whooosh last won the day on March 15

Whooosh had the most liked content!

About Whooosh

  • Rank
    Wubba, lubba, dub, dub !
  • Birthday August 17

Contact Methods

  • Website URL
    http://masterofphoton.com

Profile Information

  • Cinsiyet
  1. Ben çok beğendim yazılımı. Bu güne kadar açık kaynak kodlu komut satırından çalışanından tutun da binlerce dolarlık profesyonel video düzenleme yazılımlarına kadar onlarca video düzenleme yazılımı denedim kullandım ama bu kadar kıvamında bir video düzenleme yazılımı görmedim. Ev kullanıcısı diyince insanlar lanet Nero yazılımları gibi algılıyor ama öyle değil. Klasik ev kullancısı yazılımlarından 1000 kat daha profesyonel ama kullanımı profesyonel yazılımlardan 1000 kat daha kolay. Tam olması gerektiği gibi, ne eksik ne fazla.
  2. Mount & Blade II: Bannerlord 8 senenin sonunda nihayet early access olsa da bir şekilde çıktı. Şuan Steam global'de en çok satan oyun olarak görünüyor. Mount & Blade biraz kontrastlı bir oyun, yani bir kere oynayan ya çok sever bağımlısı olur ya bir kere bakıp kapatır, bir daha yüzüne bakmaz. Oynanış ve yapay zeka aynı önceki oyunlardaki gibi, sadece görsel olarak biraz daha cilalanmış. HD remake gibi olmuş.
  3. Bu görüntünün ne kadar sıkıştırılacağı size kalmış. Aynı çözünürlük ve aynı kalitede çıkış almak istiyorsanız çıkış çözünürlüğünü, bitrate'i ve kare sayısını kaynak video ile aynı yaparsanız çıkış boyutu da aynı olur. Sizin verdiğiniz çözünürlük ve bitrate ile 1dakikalık h264 video çıktısı aldım 4.44mb oldu boyutu. Bitrate'i 400kbps'e düşürürsem dosya boyutu 2.95mb'a iniyor, tabi görüntü daha fazla bozuluyor. Çözünürlüğü değiştirmeden kare sayısını 30'dan 24'e indirip bitrate'i 250kbps'e düşürürsem video boyutu 1.83mb oluyor.
  4. Kalite ayarı var. Şimdi test ettim, 90mb'lık dosyayı çözünürlüğünü değiştirmeden 1.5mb'a düşürdü (tabi bu kadar sıkıştırınca görüntü çok kötü oluyor)
  5. Steam'de Movavi Video Suite 17 indirimde ve 16,59TL gibi çok cazip bir fiyattan satılıyor.(Steam'de yurtdışı fiyatı %90 indirimli hali 8$ iken Türkiye'de 16.59TL). Her türlü kesme biçme ekleme çıkarma yazı ekleme yapabilirsiniz, ayrıca harddiskte sadece 230mb yer kaplıyor. https://store.steampowered.com/app/795630/Movavi_Video_Suite_17__Video_Making_Software__Video_Editor_Video_Converter_Screen_Capture_and_more/ 4K 120hz'e kadar mpeg4, h264, h265, mov, mpeg1-2, wmv, mkv,flv,mp3, gif.. gibi gibi bilindik bütün formatlarda export yapabiliyorsunuz. Eğer montaj falan yapmayacaksanız kendi video dönüştürücüsü de var. Türkçe arayüz destekliyor. Doğrudan youtube'a yada google drive'a atabiliyor. Donanımsal hızlandırma özelliği var. Video kalitesini ve çözünürlüğünü istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz. Onlarca ses ve görüntü efekti, geçiş efektleri, resim içinde resim, masaüstü kaydetme, harici kaynaktan capture, green box key, slow mo, time lapse, stabilizasyon... Lafın kısası ihtiyacınız olabilecek her şey var ama virüs, reklam, trojen yada aktivasyon geyikleri falan yok. Daha ne olsun 16 liraya taş gibi video düzenleyici. Şuan ihtiyacınız yoksa bile bence indirim bitmeden alın koyun kenara, ne zaman lazım olacağı belli olmaz.
  6. Yıllar sonra gelen ekleme: Dism++ adında ücretsiz bir arayüz yazılımı hazırlamış birileri. Bu başlıkta bahsettiğim bütün işlemler ve daha fazlasını kullanıcı dostu bir arayüz ile birkaç tık ile yapılabiliyorsunuz. https://www.chuyu.me/en/index.html
  7. En uygun fiyatlı seçenek cep telefonu kulaklığını bilgisayarda kullanmak sanırım. Hepimizin evinde en az bir tane cep telefonu kulaklığı vardır, yeni bilgisayar ve kasalarda 4 pinli kulaklık girişi oluyor, doğrudan cep telefonu kulaklığı takılıp kullanılabiliyor. Eğer 4 pinli kulaklık soketi yoksa piyasada ucuz adaptörler var. Logitech G230 var yine 200 lira altında. Süngerleri falan biraz sıkıntılı ama bu fiyata iş görür
  8. Sonra bütün alt yapı patlar, insanlar evlerinde hiç açılmayan web sayfaları gönderilemeyen mailler ile baş başa kalır.
  9. Bu göreceli bir kavram. 90'ların sonunda 2000'lerin başında çıkan oyunlarda da 3D sound vardı ve daha o zamanlar düşmanın nerede olduğunu sesten anlayabiliyorduk. O teknikler daha basit illüzyonlar ve garip hilelerdi aslında. Mekanların önceden belirlenmiş preset'leri vardı, misal bir kapalı mekana girdiğinizde ses yongasının "hall" preset'i seçiliyordu sesler yankılı geliyordu, dışarı çıkınca "outdoor" preset'i seçiliyordu veya ses çıkartan objenin oyuncuya olan konumu çok basit matematik hesaplarıyla oyuncunun kulaklıklarına iletiliyordu falan. Yani gerçek değildi ama tatmin ediyordu fakat kandırmacanın da belli sınırları var. Bu demoda bahsi geçen olay biraz daha ray tracing gibi. Ray tracing nasıl gerçek ışık fiziğini simule ediyor, burada da aynısını ses için yapmışlar. Eski grafik teknikleri ile de ray tracing'i aratmayacak sonuçlar alınabiliyor ama onlar da illüzyon. Misal SSR ekran görüntüsünü kopyalayıp su gibi parlak yüzeyin üstüne kaplama olarak koyuyor ve sanki yansımaymış gibi görünüyor ama değil. Bu tekniğin bariz sıkıntıları var. Misal SSR ufka paralel su, zemin gibi yerlerde bir noktaya kadar çok başarılı olsa da mevzu camdaki yansıma olunca bu teknik patlıyor. Fakat ray tracing öyle değil. Demoda gösterilen şey de sesin ray tracing'i. Bu yeni bir akımın bir parçası. Misal PBR (Physically-Based Rendering materials) de bu akımın yeni bir üyesi. Eskiden 3D dünyasındaki materyallerin o sahnedeki ışık durumuna göre tek tek ayarlanması lazımdı, bunun için çok karışık shader'lar kodlanması gerekiyordu ve hiçbir zaman tam sonuç alınamıyordu. Sonra PBR çıktı, kullanacağınız materyeli gerçek materyal özelliklerine göre bir kere ayarlıyorsunuz, daha sonra siz hiç bir şey yapmadan o materyal her türlü ışık kondüsyonunda olması gerektiği gibi görünüyor. Yani bu gerçek zamanlı simulasyon teknikleri sadece gerçekçilik çıtasını yukarılara taşımakla kalmıyor işin üretim kısmını da hızlandırıyor. İlk başlarda "ya ne var ki bunda, half life'da da vardı bu efektler" denilebilir fakat işin özü çok farklı. Nihayetinde yeni tekniklerle oyunlarda sesler daha iyi olacak ama ilk günden öyle bildiklerinizi tamamen unutturacak bir şeyler beklemeyin. Sorun bu yeni tekniklerin kötü olması değil, eski hileli tekniklerin yıllar boyunca fazla fazla olgunlaşmış olması. Eski kandırmacalı tekniklerle gerçekliğe yaklaşabilirdiniz ama asla o noktaya erişemezdiniz. Simulasyonlar bize bu kapıyı açıyor.
  10. Windows'da bu konu ile ilgili seçenekler var ama yine de %100 garantisi yok bu işin. Bütün cache özelliklerini ve sistem sürücüsünde yazma fonksiyonunu kapatıp bir nebze daha güvenilir hale getirebilirsiniz ama yine de veri kaybı olabilir. https://docs.microsoft.com/en-us/windows-hardware/customize/enterprise/uwf-turnonuwf https://docs.microsoft.com/en-us/windows-hardware/manufacture/desktop/iot-ent-device-lockdown-features
  11. Neden windows? neden nuc? gibi soruları sormuyorum, vardır bir bildiğiniz. Windows üstünde çalışıyorsanız, en temizi UPS. Windows'da da güç kesintisinde veri kaybı ihtimalini azaltabilecek bazı yöntemler var ama en temizi ups. Ups'i içeri koyamıyorsanız, dışarı koyun. Acil durum kesicisi ups'in çıkışını da kessin.
  12. Oyunun başında yan görev yok, siz ana hikayede ilerledikçe yan görevler erişilebilir oluyor. Hatta bazı yan görevler ise başka yan görevlere bağlı. Dolayısıyla ana hikayeyi bitirmediyseniz yan görevler bitmiş olmuyor çünkü eğer yanılmıyorsam ana hikaye bittikten sonra da açılan yan görevler var. Yan görevler için sıkıcı dedik ama ana hikayeyi aratmayan yan görevler de var, aksiyon olarak bir şey vermeyen ama Borderlands dünyası hakkında bu güne kadar duyulmamış bilgiler alabildiğiniz yan görevler de var. Misal bir yan görev Handsome Jack'in kendi kızını nasıl yada neden kilit altına aldığını bir oda içerisinde düğmelere basarak öğreniyorsunuz. Hem ana hikayeyi hem de yan görevleri bitirdiyseniz, bitmiştir. Ana hikayeyi bitirdikten sonra True Vault Hunter Mode'a geçerseniz görevleri sıfırlıyorsunuz ve silahlarınızı levelinizi kaybetmeden hikayeyi yeniden oynayabiliyorsunuz. Tabi görevlerin zorluğu artıyor. Mayhem mod görevlerin zorluğunu yada düşman sayısını değiştirmiyor ama düşmanın size verdiği hasarı arttırıp sizin verdiğiniz hasarı azaltıyor. Mayhem 1-2 tamam ama 3-4 bildiğin işkence. Mayhem 4'de elinizdeki korkunç silahlar bildiğin su tabancasına dönüşüyor ve bu da benim eğlence anlayışıma pek uymuyor. Bunun yerine normalde 10 düşmanın karşınıza çıktığı yerde 40 düşmanın karşınıza çıktığı bir Mayhem modu ben tercih ederdim. Borderlands oyunlarında olay amaç değil süreç, dolayısıyla hikaye odaklı bir oyuncu aynı oyunu 2. 3. defa oynamayacaktır ama benim gibi gireyim birkaç düşman öldüreyim diyen biri iseniz yüzlerce saat oynarsınız. Tabi şimdi DLC'ler geliyor. BL2'nin DLC'lerinin toplam uzunluğu muhtemelen ana oyunun hikayesinden uzundur. Bu oyunda da öyle olacaktır, eğer hikaye odaklı bir oyuncuysanız DLC çıktıkça birer el daha atılabilir. Ayrıca bu oyunu CO-OP oynamadıysanız tam olarak oynamış sayılmazsınız.
  13. Ana hikayeyi 3-4 kere bitirdim. İlk sefer tek başıma çok fazla yan görevlere bulaşmadan bitirdim, ondan sonra yeni karakter açıp co-op olarak onunla bitirdim. O karakter level 53 olunca yine başka bir karekter açıp onu da co-op karışık oynayarak level 50'ye getirdim. En son yine başka bir karakter ile level 20'ye falan geldim ama hepsini toplasan hala yan görevlerin yarısını oynamamışımdır. Yan görevler hep yarım yamalak kaldı bende, karakterlerden bir tanesini seçip onunla %100 yapmak istiyorum ama tek başına oynayınca hem sıkılıyorum hem de çok yan görev seven biri değilim.
  14. Adama yapma dedik, etme dedik, o paraya öküz alırız sana dedik dinletemedik. Güle güle kullan Berkan. Keşşşke benim olsa...
  15. Onu Microsoft da yapıyor. Oyundan oyuna geçişlerde bunu kullandığını gördük. Başka şekillerde de kullanıp kullanmayacağını ilerleyen zamanlarda göreceğiz ama kullanmaması için önünde bir engel yok, donanım yeterli olduktan sonra (ki yeterli) 3 satır koda bakar bu işler. Zaten virtual memory yada paging yeni bir kavram değil, bilgisayar tarihi kadar eski bir teknik. Önceki konsollarda yoktu belki ama diğer bütün bilgisayarlarda cep telefonlarında var bu özellik. Ayrıca "virtual ram" olarak kullandığı bu depolama aygıtı aynı zamanda ana depolama birimi olduğu ve muhtemel oyunların bu alanda depolanacağı düşünüldüğünde "virtual ram" manasını kısmen kaybediyor. Yani o ssd'den okuduğu veriyi yine o ssd üstünde bekletmesine gerek yok, ihtiyaç olduğunda doğrudan ilk olduğu yerden de okuyabilir. İşlenmiş yada uncompressed veri konusu ayrı tabi. Bilgisayarlarda Intel optane var bunun birebir karşılığı ki o da yazılım desteği istiyor. Pagefile'ı Optane'a taşıyarak yazılım desteği olmadan da kullanırsın istersen tabi ama onun yerine gerçek ram alıp takmak daha mantıklı. Bunu söylemek için çok erken. Birilerinin bu iki cihaz üstünde de bu altyapıları kullanarak bir şeyler yapmaya çalışması lazım bunu söyleyebilmek için. Bu da anca cihazlar oyun stüdyolarının eline geçmeye başladıktan bir süre sonra olur. En nihayetinde bu işler dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyor. Eğer bir konsol diğerinden kısmen daha "eksik" ise bu iki konsola da çıkan oyunlar da bu eksik konsola göre yapılacak yada o oyun sadece tek konsolda çıkacak fakat günümüzde artık bu exclusive olayı tutulmuyor. Grafik ve işlem gücü eksikliği çok büyük sorun değil. Biraz çözünürlükten biraz ayarlardan kısarsın o konsola uyarlarsın ama dediğiniz gibi sanal hafıza benzeri oyunun bütün yapısını değiştirebilecek bir farklar olursa o zaman çoğu stüdyo bu özelliği kullanmaz. Lafın kısası ben bu iki konsolun birbirinden öyle aman aman farklı olduğunu görmüyorum. Eğer bir avantaj varsa o Xbox lehine görünüyor.