Leaderboard


Popular Content

Showing most liked content since 17-01-2019 in all areas

  1. 8 likes
    Oyun sistemimin CPU soğutmasını ve kablolamasını güncelledim. CPU soğutma için Silverstone TD03-Lite AIO kullanıyordum. Kasam Corsair 250D olduğu ve kasa içinde siyah-beyaz tema oluşturmak istediğim için, bu soğutucuyu Corsair H80i V2 ile değiştirdim. Ancak bu değişim epey sancılı oldu Sahibinden'deki bir satıcıdan ikinci el Corsair H80i GT soğutucu satın aldım. Satan kişi yaşadığım şehirde diş hekimliği bölümünde okuyan genç bir çocuk, biraz da bu sıfatına güvenerek, kiti denemeden satın aldım. Lakin eve gelip montajını yaptığımda kitin pompasının arızalı olduğunu gördüm. Geri vermek için çocuğu aradığımda çamura yattı ve iade almak istemedi (Çocukla ilgili güzel planlarım var, ama intikam soğuk yenen bir yemektir). Hal böyle olunca, Corsair'e RMA kaydı açmayı deneyeyim dedim. AIO kitinin yanında herhangi bir fatura, belge vs. yoktu ve Corsair RMA için fatura, sipariş ekran görüntüsü gibi bir ispat istiyor. Yine de şansımı deneyeyim dedim ve RMA kaydı açtım. Bir gün sonra beklediğim cevap geldi, fatura olmadan RMA onayı veremeyeceklerini, ancak son 2 yıl içinde başka bir Corsair ürünü satın aldıysam bu ürünün faturası üzerinden bir şeyler yapmayı deneyeceğini yazmıştı Corsair yetkilisi. Ben de yaklaşık 2 yıl önce Amazon.de'den satın aldığım (ancak daha sonra arızalanınca iade ettiğim) Corsair SF450 PSU'nun faturası ile, kullandığım Corsair ürünlerinin (250D kasa, ML120 fanlar vb) fotoğraflarını sisteme yükledim. Bir sonraki gün olumlu cevap geldi ve RMA talebim onaylandı, ancak bunun 1 defaya mahsus yapıldığını ve istisnai bir durum olduğunu, normal prosedürde fatura ibrazının şart olduğunu özellikle belirtmişler. Ürünü Hollanda'daki RMA merkezine, kargo ücretini ödeyerek yollamamı, yeni ürünün kargo-gümrük ücretleri kendileri tarafından ödenerek gönderileceğini yazmışlar. Ben de ertesi gün PTT'ye gittim ve PTT'nin Turpex hizmetiyle ürünü Hollanda'ya yolladım. Turpex gönderileri uçak kargo ile gidiyor ve kısa sürede teslimat vaatleri var. Şikayetvar gibi sitelerde bazı olumsuz yorumlar okuduysam da, bu yorumların sistem yeni hizmete girdiği dönemlere ait olduğunu gördüm ve artık bazı şeylerin rayına oturmuş olması gerektiğini düşündüm. Bu yüzden sistemi denemeye karar verdim 150 TL gönderi ücreti ödediğim Turpex beni hayalkırıklığına uğratmadı ve Cuma günü PTT'ye teslim ettiğim kargo Pazartesi günü Hollanda'ya ulaştı ve aynı gün Corsair'e teslim edildi. Yaklaşık 1 hafta sonra ABD'den değişim ürünü yola çıktı. H80i GT modeli üretimden kalktığı için bunun yerine bana güncel versiyon olan H80i V2 yollamışlar. Kargo UPS ile gönderilmiş. Kargo takip no bana iletildikten 4 gün kadar sonra paket Türkiye'ye giriş yaptı ve UPS benden gümrük işlemlerini yürütebilmek için vekaletname istedi. Hemen aynı gün vekaletnameyi gönderip beklemeye başladım, lakin bu bekleyiş epey uzun sürdü. Corsair paketi "free domicile" ibaresiyle yollamış. Bu şu demek; gönderinin tüm navlun ve gümrükleme masrafları göndericiye ait oluyor. Normalde paket Türkiye'ye giriş yapıp gümrüğe alındıktan sonra 2-3 gün boyunca gümrükte kalıyor, gümrükleme işlemleri bittikten sonra da dağıtıma çıkıyordu. Ancak bu sefer gümrükte bekleme süresi epey uzun sürmüştü, aradan 1 hafta geçtikten sonra yaptığım sorgulamada hala "gümrükleme işlemi devam ediyor" ibaresiyle karşılaşıyordum. UPS'in Türkiye'de gümrükleme işlerini yürüten firma olan Unsped'i birkaç defa aramama rağmen konuştuğum kişiler "ilgileniyoruz, dönüş yapacağız" diyerek baştan savma ifadeler kullandılar. Ben de en son çare olarak olayı Şikayetvar sitesine yazdım. Her ne hikmetse, aramalarıma dönüş yapmayan UPS'in şikayet yayınlandıktan hemen sonra beni arayacağı tuttu ve 1 haftadır gümrükte bekleyen paket şıp diye gümrükten çekiliverdi. Demek ki bu ülkede işler ancak böyle yapınca düzgün yürüyor. Evet, epey maceralı bir RMA sürecinden sonra yeni AIO kitime sonunda kavuştum. Yeni soğutucu ile birlikte, siyah-beyaz temaya uygun olsun diye yaptırdığım uzatma kablolarını da sistemem monte ettim. Bu kablolar için @Gerginix'in 3D yazıcıda bastığı kablo taraklarını kullandım, kendisine tekrar teşekkür ederim Kasa mini-ITX olduğu ve içine hem CPU hem GPU için AIO soğutucu sığdırmaya çalıştığım için biraz sıkış-tepiş durdu her şey, ama elde ettiğim görsellik ve soğutma performansından ziyadesiyle memnun kaldığımı söyleyebilirim.
  2. 8 likes
    EPISODE III KÜÇÜK UPGRADE'LER ------------------------------------------------------------------------ Küçük Upgrade'ler ve başa açtığı dertler. Yeni bilgisayarımı kurmak için ayırdığım bütçenin (1000 Dolar) bir kısmını Cyber Monday vesaire gibi indirimlerden dolayı harcayamayınca merak ettiğim bazı şeyleri satın almaya karar verdim. Bunlardan ilki NVMe M.2 SSD oldu. Model olarak Samsung 970 Evo aldim. 250GB lik model. Minicik olması, ek kablo gerektirmemesi gerçekten harika. Daha önceki sistem diski olan Sandisk'i çıkarttım. Doğruyu söylemek gerekirse gerek Windows açılışı gerekse de kullanım açısından hiçbir artı fayda hissetmedim. Mutlaka bir etkisi vardı kağıt üzerinde ancak deneyim olarak bence hiçbir fayda sağlamıyor. Boşu boşuna heves etmemek lazım özellikle de benim gibi sıradan bir kullanıcı iseniz. Samsung 970 Evo tabii ki başıma bir dert açtı. Şöyle ki, kullandığım anakartta M2 slotunu kullaninca 5 ve 6 numarali SATA portlari iptal oluyormuş. Ben 2 diskimi kabloları düzenlemek daha rahat olsun diye bahsi geçen portlara takmistim. Bir anda ortalıktan kaybolunca ne oluyoruz dedim. Kullanım kılavuzunu okuyunca acı gerçek ile karşılaştım. Allahtan kalan 4 SATA yuvasi yetiyor bana ama anakart alırken bir seye daha dikkat edilmesi konusunda bir ders oldu... Zaten bu sistemin toplanma amacı da bu... Aslında ekran kartımı da upgrade etmek istiyordum. Bir yandan RTX 2060 ilgimi çekerken bir yandan da yeni Navi'leri beklemek istiyordum. Aslında RX470 benim her işimi görüyordu ancak cebimden neredeyse para çıkmadan RX580'e upgrade yapabilme şansı denk gelince ekran kartımı değiştirdim. Sapphire RX 580 4GB sisteme dahil oldu. Hayatında ne değişti derseniz koca bir hiç. Oyunlar açısından özellikle. Bu kartın kendi backplate'i olması ve kullanılan renklerin benim sistemin temasına uygun olması görsel manada önemli bir upgrade oldu. Ancak... Benim eski RX470, 6 pin güç isterken Sapphire RX 580 6+8 pin güç girişi kullanıyordu. İşi gücü bırakıp yeniden kablo sleeve'ledim. Bu defa ise 8 kabloyu tutacak bir kablo tutacağı yapmam gerekti. Bu da neredeyse bana bir buçuk güne mal oldu. Ama sonuç güzel oldu bana sorarsanız; Yukarıda görüldüğü üzere tam herşey ne kadar güzel oldu diye düşünürken NZXT H500 ün ekran kartına güç sağlamak için hazırladığı delik benim sleeve'lediğim kablolar ile istediğim görüntüyü sağlamadı. Bunun üzerine ekran kartı kablolarını farklı bir yerlerden geçirmeye karar verdim. O ortadaki deliği ise SSD'leri kaydırarak kapatmaya karar verdim. O kabloları zaten dar deliklerden geçirmek için bayağı uğraşmış iken kendi kendime yeni bir dert açmış oldum. Bir şekilde işi tamamladım ama bu defa da başıma ayrı bir dert açıldı. H500'ün PSU koruması delikli olduğu için sarı siyah ve kırmızı kablolar daha doğrusu içeri tıktığım tüm kablolar delikten görünür hale geldi. Tahmin edeceğiniz üzere yine sinirim bozuldu. Bunları gizleyebilmek için elimde bulunan siyah dekotadan PSU Shroud altında ayrıca bir katman yapacak bir parça hazırladım. NZXT bu delikleri hava alma amaçlı mı yaptığını bilemediğimden bende dekotanın üzerine delikler açtım. Kendi yaptığım RGB çoklayıcısının son kalan yerine ekstra bir RGB şerit hazırlayıp orijinal panel ile kendi yaptığım panel arasına taktım. Sonuç güzel oldu bana sorarsanız. Aşağıda görebilirsiniz sonucu... Tüm bu çalışmaların ardından arzu ettiğim zaman arzu ettiğim pavyon modunu aktive edeceğim bir sistemim oldu. O günkü haleti ruhiyeme göre çalışma masamı özellikle başında olmadığım zamanlarda istediğim renge döndürebiliyorum En azından pavyon trendini ucundan köşesinden yakalamış olduk anlayacağınız...
  3. 7 likes
    Su soğutma parçalarının bir kısmı geldi ve ilk denemeyi yaptım. Petg olayı düşündüğüm kadar zor olmadı, üzerinde çalışması gayet kolay. Isıttığınızda zaten bildiğiniz hortum gibi oluyor, istediğiniz şekli verip soğumasını bekliyorsunuz yada suya daldırıp anında sertleştirebiliyorsunuz. Kesmesi biçmesi gayet kolay. Diğer eksik parçalar aksesuarlar falan gelince belki yeniden girişirim. Aldığım boruların yarısı duruyor. Aksesuarlar gelince tam 90 yada 45 derecelik dönüşler falan yapabilirim. Enermax pompa/rezervuar canavar çıktı. En düşük hızında bile fazlasıyla akış sağlıyor zaten fazla açamıyorsunuz çünkü hem V8 gibi sesi var hem de hidrofor gibi su basıyor. Planımda fanları kasanın içine, içeriden dışarı üfleyecek şekilde takmak vardı ama ekran kartı + pompa + radyatör + fanlar sığmadı. Fanları ön tarafa dışarıdan içeri üfleyecek şekilde takmak zorunda kaldım. Güzel tarafı dışarıdan da iyi görünüyorlar. Fanlar ve pompa minimum hızda işlemci tam yük altında iken su sıcaklığı 5 derece falan oynuyor. Yarım saatlik zorlama sırasında işlemci en fazla 45 dereceyi gördü. Bu arada memlekette saf su bulamadım, kargosu çok tutuyor diye de malzeme ile birlikte almamıştım. Evde kendi imkanlarımla buharlı pişiriciyi kullanarak 3 litre falan su damıttım Ne kadar başarılı olduğunu zaman gösterecek.
  4. 7 likes
    2. el Thinkpad T420 aldım; hem de 500 TL'ye Core i5-2520M işlemcili, 8 GB RAM'li ve 320 GB HDD'li. 1600x900 çözünürlüklü ekranı var. Üzerinde Windows 7 PRO lisansı geldi; Windows 10 PRO kurunca da otomatikman aktivasyon yapıyor. Cihaza Yukko'nun n11 mağazasından kupon vs. kullanarak kargo dahil 125 TL'ye Hi-Level 120 GB SSD alıp taktım ve Windows 10 kurdum, performansı da çok iyi seviyeye geldi böylece. Cihazın kendisi zaten tank gibi makina, ilk sahibi de çok az ve temiz kullanmış.
  5. 7 likes
    Forumda değerli bircok bilgi konu başlıkları arasında kaybolup gidiyor. Aslında donanim ile fazlaca haşır neşir olan arkadaşlar deneyimlerini bu tarz başlıklar altinda toplasalar harika olur. Geçenlerde Narcissius’un konu başlığını gördüğümde bende bu tarz bir sey yapmak istedim. Bilmediginiz pek bir sey olmayacaktir ama maksat deneyimler derli toplu bir yerde bulunsun. EPISODE I SİSTEM BİLEŞENLERİ ------------------------------------------------------------------------ Uzun seneler sonra kendime bir bilgisayar toplamaya karar verdim. İlk amacım kendime ait bir sistem olması, ikinci amaç ise bir şekilde acemiliğimi atmak içindi. Uzun senelerden beri dizüstü, çevreden gelen ekipman veya Teknobiyotik gibi siteler tarafından hazırlanmış sistemler kullandığım için ciddi bir cehalet içerisinde idim. Bileşenlere tek tek bakmak gerekirse... ------------------------------------------------------------------------ NZXT H500 Bileşenleri biraz araştırma çoğunlukla da görsel tasarıma göre seçtim. İlk olarak kasa ile başladım. Uzun seneler sonra ilk kez bir kasa alacağım için tasarımı hoşuma gidecek bir kasa almak istedim ve seçeneklerimi ikiye düşürdüm; Phanteks Eclipse 300 ve NZXT H500. Sonunda iç hacmi daha büyük gözüken NZXT H500'de karar kıldım. Bana sorarsanız her üründe olduğu gibi H500 kasanın bazı dezavantaj ve avantajları var. Kasa QP Bilişim firmasından alındı. Kendi bakış açımdan yazmak gerekirse. Artıları: - Şık ve sağlam tasarım. Gayet sade olması. Cam yan paneli. Göreceli makul fiyatı. - Derli toplu iç yapı, kablo saklamak için güzel plastik kanalların yapılmış olması. Ayrıca kasanın ön bölümündeki köprü kısmı gerçekten çok işe yarıyor kablo saklamak için. - Fena olmayan hava akışı Eksileri: - PSU bölümde eğer moduler bir güç kaynağı kullanmıyorsanız ve HDD kızağını kullanmak zorunda kalırsanız kablo toparlamak ciddi sorun. Hacim yarı yarıya azalıyor. - Eger fazla sayıda SSD kullanacaksanız kasa içerisinde sadece iki adet takma aparatı geliyor. Ekstra satın alınamıyor. İkiden SSD fazla takmak için biraz uğraşmak gerekiyor - Üst kısımda bir adet 120 veya 140mm fan takılabildiğinden üst kısma AIO takmak mümkün değil. Ayrıca anakartınızın yapısına göre üstteki fan ek elektrik girişi ile çakışabiliyor. - Kasanın alt bölümdeki delikler yeterince geniş değil. Bazı anakartlarda -ki benim başıma geldi- SATA girişleri alt bölümde olunca bu delikler ön audio paneli USB çıkışları gibi kablolar ile çakışıyor. Ayrıca alt bölüme SSD koyarsanız kablo delikleri kesinlikle yeterli olmuyor. Aşağıda bu senaryoyu görebilirsiniz. Gün sonunda H500 parasını hak ettiğini düşündüğüm bir seçim oldu. Özellikle CyberMonday indirimi döneminde benim satın aldığım fiyatı düşünürsek. Ancak benim gibi bazı konulara takıntılı adamların yanı seffaf kasalar almasının bazı problemleri oluyor. O konuya sonra geleceğiz. ------------------------------------------------------------------------ Asus Prime B450 Plus İşlemci olarak AMD Ryzen 5 2600 veya 2600X tercih etmeyi planlıyordum. 2600X aldım ama aslında biraz daha ekonomi yapabilmek için 2600'de alınabilirmiş. Zaten overclock ile hemen hemen aynı saat hızlarında çalışıyorlar. Anakart seçimimde geçmişte kullandığım Asrock yerine Asus markasını tercih ettim. Yongaseti olarak B450 Plus modelinde karar kıldım. Gün sonunda Asus Prime B450 Plus modeli anakartı tercih ettim. Bu anakart son derece giriş seviyesi bir anakart. MSI ve Asrock tarafında daha iyi donanıma sahip daha iyi VRM soğutması olan modeller mevcut. MSI sevmediğim bir marka ve Asrock anakartların B450'li modellerinin görsel tasarımları gerçekten çok kötü. Prime'ların sade tasarımları çok hoşuma gitti. Aslında mATX modelde seçebilirdim ama kasa içerisinde güdük kalacağını düşünerek standart ATX modelini aldım. Vatan Bilgisayar'da hem işlemci hemde anakart çok uygun bir fiyata denk geldi. Donanım olarak tatmin edici 4 adet fan girişi, 1 adet AIO pump kontrolcüsü, RGB kontrolcüsü, M2 sata yuvası gibi özellikler ile benim için tatminkar bir alışveriş oldu. Daha üst model bir anakartı zaten Ryzen'ların overclock edilememesi nedeni ile tercih etmemeyi düşündüm. Ayrıca future proof olayını da pek kafaya takmadım. Her ne kadar 2020'ye kadar AM4 soket devam edecek olsa da, yeni nesil Ryzen'lere geçerken anarkartı da değiştiririm diye düşündüm. ------------------------------------------------------------------------ RAM GSKILL TRIDENT Z 3000 Mhz Bu RAM'leri G4560'lı sistemimi kullanırken almak durumunda kaldım. Tasarımlarından nefret ettim ve uzun zaman kullanmadım. Sistemimi ilk kurduğumda Kingston Hyper Fury X 2133Mhz 2x 8GB'lik kit'lerimi kullandım. Aslında bir yönden de iyi oldu. RAM overclock konusunda bayağı bilgi edindim. Uzun süre 3000Mhz'de sorunsuz şekilde bu RAM'leri kullandım. Arkasından da Gskill 2x8GB kiti kullanmaya başladım. Bu arada Ryzen platformunda RAM konusu bayağı sıkıntılı deniliyor. Ben o kadar kurcalamaya hiç sorun yaşamadım. Verilmiş sadakam vardı herhalde Trident serisi öve öve bitirilemeyen bir seri. Teknik anlamda bilemiyorum ancak RGB ışıkları saklayan beyaz plastik bölüm bence oldukça kalitesiz. Metal şasi içerisine bana sorarsanız gelişigüzel oturtulmuş ve oynuyor. Bugünlerde yüksek fiyatlara satılan bir RAM'in daha iyi üretilmiş olmasını umardım. Ha Allah var, gerçekten sorunsuz RAM'ler. Taktığım anda OCP menüsünü seçince 3.000Mhz olarak çalışmaya başladılar. Pavyon ışıkları da Asus'un Aura Sync yazılımı ile kolaylıkla ayarlanabiliyor. ------------------------------------------------------------------------ AKASA VENOM R20 Soğutma için AMD Ryzen 5 2600X içerisinde gelen soğutucu gayet yeterli olsa da, 240mm'lik bir su soğutma çözümüne sahip olmayı arzu ediyordum. Soğutucuları biraz araştırınca aslında bir çok soğutucunun OEM olarak aslında aynı firma tarafından üretildiğini anlayınca ve Teknobiyotik firmasında gerçekten saçma sapan bir fiyata denk gelince hiç düşünmeden satın aldım. Pompa sistemi beklediğimden çok daha sessiz bir ürün. Soğutma performansı iyi. Ne kadar dayanır onu hep birlikte göreceğiz. R20 modelinin çok beğenilen A20 modeline göre tek farkı işlemci bloğundaki logonun RGB olması. Abartılı değil gayet hoş bir tasarım. Ben şimdilik memnunum. Uygun fiyata denk gelirse satın alınmasını nacizhane tavsiye edebilirim. Tasarımı da Prime anakartın siyah/gümüş renk şemasına uydu. Aşağıda fotoğrafı görülebilir.... ------------------------------------------------------------------------ AKASA Apache Fanlar Ben uzun zamandır düzgün bir fan alıp kullanmamıştım. Biraz incelemelere bakınca sessizlik konusunun kaliteli fan ile sağlanabileceğini anladım; genelde bu yolun sonu Noctua'ya çıkıyor idi. Giriş seviyesi bir sistemde fanlara böylesine büyük bir para vermek konusunu bir türlü hazmedemedim. NF S12 diye bir modeli gözüme kestirmiştim. Klasik Noctua fanların aksine siyah renkte olan bu fanların 4 adedi ciddi bir para tutuyordu. Gün sonunda cimrilik edip daha ucuz bir fan almaya karar verdim. Bu noktada @ZvAnA imdada yetişti ve Akasa fan'ların bir çözüm olabileceğini söyleyince Apache modeli 4 adet fan satın aldım. NZXT H500 içerisinde gelen Aer F120 fanlar standart modellerden değil "case version" olarak geçiyor ve oldukça gürültülüler. Apache'ler ise tam tersi. Kağıt üzerinde daha fazla hava akışı sağlıyorlar ve daha sessizler. Belki tek hatam 240mm radyatör için Viper modelini tercih etmemek oldu. İlk başta pallleri sarı olduğu için içime sinmemişti ama zaten bunlar radyatörün önünde duracakları için gözükmezdi. Neyse genel olarak memnunum ve 4 adet fan 1 adet NF S12'den daha ucuza mal oldu. Muhtemelen bir sonraki sistemde Noctua'ya terfi ederim. ------------------------------------------------------------------------ Sistemin diğer bileşenleri ise eski sistemden alındı. Kısa kısa özetlemek gerekirse, Ekran Kartı: Asus Strix RX470 4 GB. Aslında 1080P oyun oynadığım için benim için pek ehemmiyeti olan bir konu değil ekran kartı. RX470 işimi fazlası ile gördüğü için bu kart ile devam etme kararı aldım. Diskler: Oyun ve dosyaları tutma amaçlı 2 adet Kingston A400 960GB sisteme aynı şekilde takıldı. Yedekleme amacı ile yine elimde bulunan ve memnun olduğum Toshiba 6TB diskimi kullanmaya devam ettim. Sistem diski olarak ise Sandisk marka 240GB sürücü kullandım. PSU: Silverstone 750W. Maalesef zamanında modüler bir güç kaynağı almadığıma pişmanım. Bu tarz camlı kasalarda hayatı çok kolaylaştırıyor ve kablo yönetimini de daha basit hale getiriyor. Yeni nesil Silverstone'larda kablolar siyah ve "flat" yapıda geliyor ama maalesef benim ki eski tip o berbat sarı kırmızı siyah kablolardan. Zaten bu durum başıma bir sürü iş açtı Monitörler: 2 adet Dell U2412M. Ben bu monitörleri çok seviyorum. 1900x1200 gibi benim işimi kolaylaştıran bir ölçüde. Normalde kendi ayakları ile her türlü şekilde hareket ettirmek mümkün olsa da, ben masaüstünde biraz daha sade bir görüntü olması açısından çok uygun fiyata aldığım Dark marka VM27 stand ile kullanıyorum. Cam masa kullandığım için fazla seçeneğim yoktu ve çok ucuza aldığım için mutluyum. Denk gelirse tavsiye ederim. Klavye: Evde gürültü olmaması için membran klavye kullanmak zorundayım. Uzun seneler Logitech G105 kullandım ancak yaklaşık 2 sene önce tüm klavyelerimi Corsair K55 ile değiştirdim ve çok mutluyum. İstediğim gibi standart layout'a sahip ayrıca G105'teki gibi makro tuları da var. Son derece sessiz, membran klavye için hızlı sayılabilecek ve medya uşları olması da bir diğer avantaj. Banan sorarsanız verdiğim parayı sonunda kadar hak ediyor. Mouse: Uzun seneler Mad Catz RAT 7 kullandıktan sonra tüm mouse'larımı Razer Deathadder ile değiştirdim. Sistemimdeki Elite modeli. Büyük mouse seven birisi olarak çok mutluyum. Ucuza denk geldiği için mutluyum ama bir mouse'a o kadar para verilir mi konusunda da emin değilim. Bir de yazılımı çok saçma geliyor bana. Mousepad: Aslında mouse'unu tercih ettiğim markanın mousepad'ini satın alırım ama Razer'ın istisnasız denk geldiğim tüm mousepad'lerı üstlerindeki saçma sapan desenleri ile beni tiksindirince, SteelSeries'in QCK diye bir serisinin en büyük modelini aldım. Perfomans olarak bir şey söylemem ama sade olduğu için mutluyum. ------------------------------------------------------------------------ Ses sistemi olarak ise denediğim hemen her ses kartı beni mutlu etmediği için bildiğim yoldan devam ettim. Bu kısma fazla bakmayın, malum benim asıl konu bu.... Hoparlör: AudioEngine A5+ Bu hoparlör ile görüşlerimi kendi sitemde yazmıştım. Link DAC: Basit kulaklıklar ve AudioEngine hoparlörler ile kullanmak üzere iFi Audio Nano iDSD kullanıyorum. İnceleme linki Ana kulaklık sistemim ile ise Matrix X Sabre DAC kullanıyorum. İnceleme linki Tabii ki zaman içerisinde daha üst model DAC sistemleri de sisteme girip çıkıyor. Malum bende o iş bayağı devinim Kulaklık: Elimde oldukça fazla kulaklık olsa da ana kulaklık sistemim STAX SRM-06tS referans kulaklık amplisi ve 404 Signature kulaklıktan oluşuyor. İnceleme Linki Aksesuarlar: O kısım yaz yaz bitmez. Hoparlörler altında özel vibrasyon podları, özel tube buffer'lar, WireWorld USB kabloları, ozel güç üniteleri filan derken iş uzar gider
  6. 7 likes
    şu arabanın sırf elektronik tamirine 50k harcadım amk... sadece mekaniği yenileyerek iş bitmiyormuş bunu anladım, elektronik de çok önemli 15+ yaşındaki (bmw&mercedes gibi elektroniği de gelişmiş olan) araçlar için. şöyle de bir resim koyayım artık son halinden... araç zaten fabrikasyon M paketti. bende M Paralel jantlar (arkalar 275/35/18, önler 245/40/18) ve M katlanır aynalar ile kozmetiği tamamladım. piyasadaki tek örnek haline geldi... diğer tüm e39lar dökülüyor (özellikle elektronik anlamda). orjinal cihaza bağlanıp taratıldığında tek bir hata kodu bulamazsınız. artık proje gibi bişey oldu bu 25 yaşına kadar el bebek gül bebek bakıp, klasik envanterine kaydettirip (25 yaşında klasik olunuyor) sonra da hayvani bir fiyata satarım belki. gerçi kendimi biliyorsam satmam, kullanırım. zevk işi.
  7. 7 likes
    PETG olayına giriyorum, bakalım becerebilecek miyim? EK-Supremacy EVO X99 Full Nickel Water Block Enermax Neochanger Resevoir/Pump Combo Unit 300ml XSPC RX360 Triple Fan 360mm Radiator V3 (360x45mm) XSPC PETG Tubing 14/10mm 0.5m (White) XSPC 14/10mm Rigid Tubing Fitting Matte Black, 8-pack XSPC LCD Temperature Display (Red) V3 + G1/4 Inline Sensor XSPC Easy Bending Tool for Rigid PETG and Acrylic Tubing Tırstığımdan fazla fazla (3 metre) boru aldım. Herhalde hepsini bitmeden bu işi kotarırım.
  8. 5 likes
    Serinin ilk filmi olan 2001 yapımı "The Fast and the Furious"taki Brian O'Conner karakterini canlandıran Paul Walker'ın (R.I.P.) kullandığı, filmin ilk sahnesinde arz-ı endam eden Mitsubishi Eclipse otomobilin 1:24 die-cast modelini koleksiyonumuza katmış bulunuyoruz Bu modelle beraber, "Hollywood filmlerinde kullanılan ikonik otomobiller" temalı koleksiyonumuzdaki model sayısı 7'ye ulaşmış oldu. Modellerin tamamı 1:24 ölçekte die-cast. Modellerin listesi de şu şekilde (soldan sağa doğru) 1. Dodge Monaco Bluesmobile (Blues Brothers, 1980) 2. Mitsubishi Eclipse (The Fast and the Furious, 2001) 3. Ford Shelby Mustang GT500 "Eleanor" (Gone in 60 Seconds, 2000) 4. DMC DeLorean (Back To The Future II, 1989) 5. Ecto-1 (Ghostbusters, 1984) 6. Tumbler (The Dark Knight, 2008) 7. Batmobile (Batman, 1989)
  9. 5 likes
  10. 5 likes
  11. 5 likes
    Bugün yeni sürücüyü ve G-SYNC özelliğini Samsung C24FG70 monitörümde deneyebildim nihayet. Sürücüyü kurduktan sonra ilk işim, monitörün OSD menüsünden Freesync özelliğini "Ultimate Engine" şeklinde açmak oldu. Ultimate Engine seçeneği, 70-144Hz aralığında Freesync'ı aktive ediyor. Bu noktada CRU uygulaması ile Freesync aralığının alt eşik değeri olan 70'i 55 olarak değiştirdim. RTSS uygulaması ile de 140 FPS sınırı koydum. Tüm bu ayarlardan sonra NVIDIA Control Panel altında G-SYNC'ı aktif ettim ve VSYNC'ı kapalı olarak ayarladım. Vulkan API'sini kullanan Doom 2016 oyunu ile yaptığım ilk denemede sonuç hüsrandı. Micro-stuttering ve çok ciddi ghosting sorunuyla karşılaştım. Öyle ki oyun menüsünde fare imlecinin hareketinde bile ghosting sorununu görebiliyordum. Yurtdışı forumlarda bu modeli sorunsuz kullananlar olduğunu bildiğim için, sorunun kaynağını aramaya başladım. Sorunun kaynağı, OSD menüsü altındaki "Low Input Lag" ayarı çıktı. Normalde bu ayarı, Freesync seçeneği aktif değilken değiştirebiliyorsunuz. Ayar açık halde iken Freesync'ı devreye sokarsanız, bahsettiğim ghosting sorunu ortaya çıkıyor. Sorunu çözmek için yapmamız gerekense, önce OSD altında Freesync'ı devredışı bırakmak, daha sonra da Low Input Lag seçeneğini kapatmak. Bu şekilde oynadığım Vulkan, DX11 ve DX12 API oyunlarında, G-SYNC modülüne sahip DELL S2716DG monitörüme yakın bir deneyim elde ettim. 1 saatlik oyun seansı boyunca görüntü akıcıydı, micro-stuttering, ghosting veya tearing gibi bir sorun gözlemlemedim. Tabii daha sağlıklı bir kıyaslama için daha uzun vakit geçirmek gerekecek, ama şu haliyle kullanılmaması için herhangi bir sebep yok gibi duruyor.
  12. 5 likes
    Değişim süreci sonlandı. PTT kargo ile Corsair Hollanda Merkezine ürünü yolladım, bir hafta içinde Corsair Taiwan’dan DHL ile sıfır ürün geldi. Süreç çok hızlı gerçekleşti. Gönderilen ürün de benim model artık piyasada olmadığından herhalde güncel Slider X1 32 gb olarak geldi. Merak ettiğim sorunun kaynağı ile ilgili dönüş yapmadılar ama, demekki gerçekten donanımsal sıkıntı var. Bir de benim ürünü alalı 4 yıl olmuş geçmiş, acaba 5 yıl üstü olsaydı değişim yapmayacak mıydı? Sonuç; Corsair candır. Sent from my iPhone using Tapatalk
  13. 4 likes
    Az önce elimde boşta yatan galaxy s6 ile tekrar yaptım örnek birşeyler; Telefon ekranında göstermek istediğiniz değerler tamamen aida64'ün yapabildikleri ile sınırlı ki aşağıdaki gibi metin tabanlı yapılabileceği gibi, uğraşılarak grafiksel şeyler de yapılabilir. Bunun için üstteki mesaja ek olarak aida64'de tercihler (settings) kısmında LCD tabına gelerek arx control seçeneğinin aktif edilmesi gerekiyor. Orada telefon ekran çözünürlüğünü doğru girseniz de tam oturmayabiliyor. Çözünürlüğü deneme yanılma yoluyla iyileştirebilirsiniz. Daha sonra bir alt tabdaki LCD Öğeleri kısmına gelip altta yeni butonuna tıklayıp ekrana tek tek görmek istediğiniz değerleri eklemeniz gerekiyor. Eklediğiniz değerin ekranın neresinde görünmesini istiyorsanız yukarıdaki görünen ok tuşları ile de taşıyarak yerleştiriyorsunuz. Simgeler, nasıl görülecekleri, yazının büyüklüğü, metin mi grafik şeklinde mi olacak, hepsini "yeni" ye tıkladığınızda açılan pencereden yapacaksınız. Ben bu şekilde çok kullandım arx'i. İkinci bir monitör falan yoksa telefon tablet bu iş için çok kullanışlı oluyor. Ama custom sıvı soğutma için aquaero 6xt aldıktan sonra benim buna ihtiyacım kalmadı. Aquaero Computer yazılımı istediğim değerleri göstermesinin yanında ayrıca XT 6'ya takılı fan, pompa gibi bileşenleri de kontrol ettiğinden benim için vazgeçilmez. Ayrıca çok kullanışlı bir log tutma sistemi var. Şu tarihte şu saatte oyun oynarken ya da atıyorum son 8 saatte acaba cpu kullanımı kaçtı, en yüksek gpu sıcaklığı neydi, rezervuardaki suyun sıcaklığı kaç derecelerde gezdi, sistem kaç watt tüketti gibi aklınıza gelebilecek her türlü soruyu grafiksel olarak karşınıza koyabiliyor. Hem kasanın üzerindeki lcd ekranından hem de ikinci monitörde açtığım pencereden her türlü sistem verisini anlık olarak görebiliyorum.
  14. 4 likes
    bu aracın elektroniğini hakkıyla yaptırabileceğiniz bir usta ya da mağaza yok zaten, en ünlülerinden olan "mert elektronik" gibi yerler bile yarım yamalak, çöp kalitesinden hallice yapıyorlar, o da sadece bazı modüller için. bir çoğu için bunun tamiri yok git yenisini al diyorlar. aracın fabrika standardına yakın bile değil yaptıkları şeyler, hep dandik mal kullanılıyor, lehimleme yöntemleri tamamen yanlış vs. piyasadaki diğer e39'lar nasıl hala yürüyorlar diye sorarsanız çoğu 2. el çıkma parçalarla (modüllerle) idare ediyorlar. onların da ömrü fazla değil. sonuçta bir gün tamamı bozulacak ve piyasada e39 kalmayacak, zaten şu anda bile baya bir azaldı. benim geçen sene sanayide şans eseri tanıştığım 2 arkadaşım var, önce elektronik sorunlar muhabbetiyle tanıştık (onlarda E38 var, elektroniklerimiz ve yaşadığımız sorunlar %90 aynı), sonrasında kafalarımız aynı olduğu için baya baya kankaya bağladık. adamların mesleği normalde apayrı bir şey ama elektroniği hobi amaçlı yapıyorlar. elektronik konusundaki bilgileri o kadar aşmış ki, piyasada ben bu işi yapıyorum diyen ve kendini profesyonel sanan elektrikçilere 10 basarlar. param oldukça ben yenilemek için gerekli olan komponentleri (genellikle kondansatör) alıyorum, onlar da modülleri teker teker fabrikadan yeni çıkmış gibi sıfırlıyorlar. hatta fabrikanın kullandığından daha iyi komponentler aldırdıkları için, orjinalinden daha uzun süre dayanacak şekilde oluyor (20+ yıl) yaptıkları işin mükemmeliğini şöyle komik bir hikaye ile anlatayım sanayide ikimizin de gittiği iyi bir usta var, çok iyi işçiliği vardır. çok da büyük bir yer önünde her daim 10 araba var baya tanınmış. maslak askar kadar hatta daha da iyilerdir. orjinal bmw diagnostic GT1 makinası var. ilk gittiğimiz zamanlarda bizim arabaları makinaya bağlayıp en ince ayrıntısına kadar test ederdi. elektronik dalgalanmalar vs. o zamanlar durumu bilmiyor tabi. sonradan öğrendik ki bizim arabalardan sonra adam cihazı servise kalibrasyon için göndermiş, bozuk bu doğru ölçmüyor düzeltin şunu diye, servis de hiç bir sorunu yok diyip geri göndermiş sonradan anlatıyor bize soruyor ya siz ne yaptınız arabalara, ikinizinkinde de bütün değerler mükemmel sanki daha dün mağazadan yeni alıp gelmişsiniz gibi tek bir sorun ya da en ufak bir elektronik dalgalanma bile yok diyor. arkadaşlar durumu anlatınca adam aklını kaybetti, bana da yapar mısınız diye yalvardı resmen. bunu yapabilen başka yer yok çünkü gerçekten, bugüne kadar bu kadar iyisini görmedim dedi. velhasıl kelam bu adamlarla tanışmamış olsam bu arabanın altından kalkamaz satardım muhtemelen. misal bir modülün komponent alarak tamiri 2000 TL tutuyor, bu modülü çöpe atıp yeni 0 bir modül alayım derseniz fiyatı 15.000 TL. farkı burdan anlayabilirsiniz.
  15. 4 likes
    Arkadaşlar Merhaba, Uzun zamandır foruma giremiyor, Telegram donanım grubunda bir köşede takılıyordum. Bir müddet sonra grubu da sessize alıp artık gelen mesajlara bakmadan 500'er 500'er silmeye başlamıştım. Bu arada, buradaki MezarciX86 nikimi aktivite olmadığı için Hayalet ile değiştirmiştim En son sistem upgradini 2012 senesinde 3570K ya geçerek yaptım. O zamandan bu zamana 4,2 - 4,3 bandında hafif bir OC ile bu sitemi tepe tepe kullandım. CPU, BF de artık yaşını iyice hissettirmeye başlayınca Ryzen 2700X mi yoksa 9900K konusunda araştırma yaptıktan sonra i9'da karar kıldım. Yeni parçalarımız şu şekilde : - i9 9900K - Gigabyte Z390 Aorus Pro - Corsair Vengeange RGB DDR3 3200MHZ Ram İşlemci takoz değil ama golden sample da sayılmaz. İşlemciyi bunaltmadan en güzel şekilde OC yapıp kullanmak için aşağıdaki şekilde OC yaptım. Mesaj mesaj ekliyorum bir çok resim sitesine erişim sıkıntılı diye :
  16. 4 likes
    Ben de böyle olacak diye düşünüyorum. Petg akrilik gibi değil muhtemelen, çat çut yapılabiliyor gibi görünüyor. Gpu dahil etmeyi düşünmüyorum ama belki 2. işlemci gelebilir. Gpu konusunda çok dilim yandı benim, ciddi paralar kaybettim ve uzun süre ekran kartsız kaldım. Dolayısıyla gpu'ya müdahele etme konusunda tövbe ettim, bu saatten sonra OC bile yapmam gibi geliyor. Gerekirse basarım parasını iyisini alırım, aldığım gibi de default haliyle kullanırım. (tabi "O..nun yemini ..... görene kadar" diye bir laf da var, bunun da farkındayım ) Radyatör kalın ama fin yoğunluğu düşük tutulmuş. Optimize edilmiş bir radyatör bu yani en azından firmanın iddiası bu şekilde. Toplam kalınlığı daha az olmasına rağmen core kalınlığı standart 60mm radyatörler ile aynı. Böylece hem daha sessiz hem daha az yer kaplıyor, hem de çok güçlü statik fanlara ihtiyacınız olmuyor. Eldeki fanlarla deneyeceğim önce eğer randıman alamazsam bakarız fakat şuan için radyatörü pasif bile kullansam iş göreceğini düşünüyorum. Bütün parçaları Amerika'dan sağdan soldan topladım ve bu custom su soğutma işi kargo vs toplamda 400$ civarında maliyeti olacak gibi görünüyor. Radyatör ve pompa çok tuttu ama almışken iyi bir şey olsun istedim. Belki son defa böyle bir işe girişiyorum. Bari jübileyi güzel yapalım.
  17. 4 likes
    @hakancez Hocam çok sağol detaylı açıklama için. Gerginix rumuzlu Umut arkadaşımız 3D yazıcıda basmayı deneyecek bakalım, olmazsa bu yöntemle yapmayı deneyeyim kendime. IN WIN Chopin mini-ITX kasa aldım. Bu 5. mini-ITX kasam Kasanın 150W 80+ Bronze güç kaynağı var, Ön paneli fırçalanmış aluminyum, anakart tarafındaki yan panel ızgaralı. Bu kasayla ve Ryzen APU ile sırt çantasına atıp her yere götürülebilen sistemler kuruyorlar. İleride öyle bir şey düşünebilirim, Şimdilik HTPC gibi kullanacağım.
  18. 4 likes
    Zamaninda salaklik yapıp modüler güç kaynağı almadığım icin kasanin alt bölümünde delikli bolgeden sari kablolar cirkin gözüküyordu. Bir parca siyah dekato uzerine delikler acip PSU nun oldugu bolume taktim. 10 cm kadar 5050 led ile kucuk bir isik oyunu yaptim. Bana kalirsa guzel oldu. Gecici ekran karti olarak aldığım 580 8+6 guc kablosu kullanıyormuş maalesef 8 tane kablo daha sleeve ettim. Yine akrilikten kablo tutucu yaptim. Ama hic aklima gelmedi 4+3 şeklinde yapmak. Vakit bulursam öyle yapacağım
  19. 4 likes
    Bendeki adaptör ile ekran kartı yan panelden oldukça uzakta duruyor. Şuan takılı olan çift slot ekran kartı ile yan panel arasında 10cm'den daha fazla mesafe var. Yani hava akışının azalması söz konusu bile değil.
  20. 4 likes
    CoolerMaster dikey ekran kartı aparatı ve EVGA powerlink adaptör aldım. Şimdi yeni ekran kartını bekliyorlar. https://www.amazon.com/gp/product/B071P862G1 https://www.amazon.com/gp/product/B01MQ1YEYH Şimdilik pek bir şeye benzemiyor ama ilerisi için umutluyum
  21. 4 likes
    Epic Games'de subnautica bedava. https://www.epicgames.com/store/en-US/product/subnautica/home
  22. 3 likes
    LG 29WK600 monitör 29" 2560x1080 75hz IPS HDR10 1x Displayport + 2xHDMI Aslında aynı gün içinde 2 tane monitör almış oldum. İlk önce LG 24GM79G-B (24" 1920x1080 144hz) aldım eve geldim bilgisayara bağladım, renkler çok kötüydü, gsync çalışmadı ( nvidia + freesync monitör olayı sadece Windows 10'da çalışıyormuş, kusura bakmasınlar bunun için salak Windows 10'a geçemem) Biraz görüntüyü ayarlamaya uğraştım ama bir türlü istediğim görüntüyü alamadım. Oyunlarda da 144hz'in çok bir şey katmadığını gördükten sonra tekrar paketleyip aldığım yere iade ettim ve bu 21:9 monitörü aldım. Üstüne para da arttı. https://www.bhphotovideo.com/c/product/1384124-REG/lg_29wk600_w_29_21_9_ips_hdr.html "Bazıları" bu söylediğimden pek hoşlanmayacaklar ama 144hz'in bir olayı da yokmuş. Daha önce 100 ve 120hz monitör kullanmıştım ve açıkçası çok etkilenmemiştim ama bir türlü 144hz deneyimlemediğim için 144hz savunucuların öve öve bitiremediği şeye karşı sessiz kalıyordum. Şimdi açık açık söyleyebilirim 144hz 240hz falan yalan dolan. 60hz'den 100hz'e geçince evet önemli bir fark oluşuyor ama 100-144 yada 120-144 arasında bir olay yok. Anca yan yana koyarsanız "anlayabileceğiniz" bir şey aradaki fark. O da sadece farklı olduklarını anlarsınız, hayatınızı değiştirmez. Fakat çözünürlük ekran boyutu renkler falan başka, anında hayatınızı değiştiriyor. Yani demem o ki yarın öbür gün yenileme hızı ve başka bir şey arasında bir tercih yapmak durumunda kalırsanız başka bir şeyi tercih edin.
  23. 3 likes
    Vay arkadaş, 1440p çözünürlükte 2080Ti bile anca 70 üzerine çıkıyor, üstelik RTX'de kapalı 144Hz monitörüm var, en iyi şekilde faydalanmak için en iyi ekran kartını aldım diyorsun, yok o da yetmiyor
  24. 3 likes
    Geri iade edersen anlatım bozukluğu ortaya çıkar, istersen sadece "iade et" Grammar Nazi notu: İade etmek "geri vermek" anlamına geldiği için, "geri iade ettim" dendiğinde ortaya "geri geri verdim" gibi tuhaf bir anlam çıkar. Bu da anlatım bozukluğuna yol açar...
  25. 3 likes
    Orospu evlatları aradı beni biraz önce. Pardon eşimi aradılar. Allahtan evden daha çıkmamıştım. Çakallara bakar mısınız. Neden eşimi arıyorusunuz dediğimde sistemdeki 1. kayıtlı numara bu beyefendi diyor. Tüm forumdan özür dilerim ama bende "siktirin ordan yalan yalan konuşmayın bok birinci numara o yalan söylemeyin" diye çıkıştım. Şerefsizler ikinci kayıtlı numarayı arayıp belkide konudan haberdar olmayan birine bilgi verip kapatıcaklardı. Orospu çocuklarına karşı savaş verebilmek için ben kendi telefonuma ses kayıt programı indirmiştim. Eşimden aranınca şimdi seslerinide kayıt edemedim. yok şikayetime istinaden aramışlar benide vs vs. ben konuşmanın %80ini bağırarak geçirdim. benim sözleşmemde böyle bir madde yok limit eşik vs yaptığınız şey yaşa dışı dedim oda o sikik sesiyle bu mutat kullanım maddesini söyledi ben tekrar bağırmaya başladım ve kime göre neye göre yüksek kullanım dedim oda yok ortak bir havuz varmış buradaki havuzda bulunan diğer kullanıcılara göre fazla bir kullanım yapılınca kendi yazılımcılarının yazdığı kod sayesinde otomatik belirleniyormuşum ve aranıyormuşum. tekrar tekrar adama bağırarak söyledim günümüzde bir film 40gb netflixten ben turkcell tv kullanıyorum TC devletinin resmi olarak sattığı legal IPTV hizmetini izliyorum bu nasıl çok oluyor diyorum. Tekrar havuz muhabbetine giriyor. Dava ederim diyorum tabiki edebilirsiniz diyor. Bana bu söylediklerinizi mail atın dedim atamam dedi sadece sözleşmenizi iletebilirim dedi bende en azından elimde bir şey olması açısından at o zaman diye çıkıştım. en son olarak dedim nolucak peki bu ayda aşarsam hayır dedim bana limit te veremiyorsunuz dikkat edelim kendimize dedim oda size ne dendiyse o olur paket değişikliği dedilerse paket değişikliği dedi bende tekrardan hani limitsizdi benim dedim oda bize verilen metni okuyorum ben size başka bir bilgim yok dedi. neyse bunun olacağını biliyordum ama nasıl uğraşıcaz bunlarla şimdi
  26. 3 likes
  27. 3 likes
  28. 3 likes
  29. 3 likes
    Uzun süredir kullanmıyorum ama hatırladığım kadarıyla aktarayım. Logitech bir mouse ya da klavye varsa pc'ye logitech gaming software yükleyeceksiniz. Telefona da marketten logitech arx control yazılımını kuracaksınız. Telefon ve pc aynı ağda bağlı olacak. PC'de gaming software üzerinden arx controlü aktif edip telefondan arx controlu başlatacaksınız. Telefon pc'yi görecek ve pc'den onay vermenizi isteyecek. Eğer görmezse 192.x.x.x şeklinde telefonun aldığı ip'yi manual olarak gireceksiniz. Ondan sonra telefon üzerindeki yazılımdan pc istatistikleri kısmına gelip çeşitli değerleri görebilirsiniz. Ancak ben kendi hazır değerleri yerine aida64'ün içinden lcd ayarlarından da arx'i aktif edip telefon ekranında direk aida64'ün okuduğu değerleri istediklerim olacak şekilde ayarlamıştım. Bu şekilde istediğim değerin istediğim renkte ya da şekilde olmasını sağlamıştım. Ama onları nasıl yaptım hiç hatırlamıyorum şuan.
  30. 3 likes
    Geçen gün sipariş vermiştim, uzun süren araştırmalarım sonucunda TARGUS'un aşağıdaki modelini aldım, aslında istediğim Mobil VIP modeliydi faka hem TR'de şuan için yok hemde yaklaşık 3 katı pahalı bir ürün. neyse çanta 15.6" boyutlarda. kullanılan malzeme ve dikiş kalitesi kesinlikle kendi fiyat segmentindeki birçok çantayı toz duman edecek kadar iyi. Lenovo T440s adaptör not klasörüm vs birkaç şeyi daha yeni çantama yerleştirdim ilk günümü tamamlandım ve daha ilk andan itibaren parasının hakkını veriyorum diyen bir bir çanta yapmışlar. Ben 14" nb koydum ama aslında ilerde 15.6" dell precision/lenovo P serisi model düşündüğüm için büyük olsun istedim. slim fit yapıda tam 15.6" boyuta göre yapılmış, biraz larj bir 15.6" nb alsanız ucu ucuna sığdırır belkide sığdıramaz sanki. dayanıklı ve kaliteli bir düşünüyorsanız kesinlikle tavsiye ederim. ben aldığımda kargo dahil 214TL fiyatı vardı bugün 10TL artmış. https://www.hepsiburada.com/targus-tcg660eu-citygear-15-6-notebook-sirt-cantasi-p-HBV000003OMG8?magaza=Nethouse
  31. 3 likes
    Crative Soundblaster K3+ aldım; yayıncılık, podcast vs için kullanılabileceği gibi asıl amacı olan amatör enstrüman, vokal kayıtları, karaoke vs için güzel bir cihaz. Çift mikrofon ve çift kulaklık desteği olması da güzel. 48v phantom power mikrofonlar da kullanılabiliyor.
  32. 3 likes
  33. 3 likes
  34. 3 likes
    Ufak tefek deneyimlerden bahsedeyim şimdi de. Yazının ilk bölümünde Gskill Ram'lerden pek hoşlanmadığımı ve eski sistemimde bulunan HyperX Furry RAM'leri kullanmaya karar verdim demiştim. Bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi RAM overclock'u konusunda biraz bilgi sahibi olmak idi. İlk öncelikle çeşitli videolar seyretttim ve yazılar okudum. İntel sistemlerden farklı olarak Ryzen mimarisinde iki çekirdek grubu arasındaki iletişimin RAM üzerinden sağlanması RAM'lerin hızlarının daha önemli olmasına sebep oluyormuş. Bu konuda çok güzel videolar var ancak yukarıdaki Level1Techs videosu konuyu en güzel anlatan video bana sorarsanız. Tabii ki RAM'leri overclock etmek hızlarını arttırırken gecikme sürelerini anormal derece de arttırıyor. Ancak hızdan gelen fayda karşılığında gecikme sürelerinden verilen taviz "değecek" bir takas. RAM'lerimi deneme yanılma ile adım adım hızlandırırken daha sonra hazırlanmış özel dosyalar ile denemenin daha kolay olacağını gördüm. Benim kullandığım dosya aşağıda; https://docs.google.com/spreadsheets/d/1bmpKK2Su8Ih-JaXwkR9dgAqSocjROgmf_3YqoWXfL3g/edit#gid=0 Yukarıdaki dosyayı kendi drive'ınıza kopyalayıp düzenleyebilirsiniz. HyperX Furry RAM'leri 2133 Mhz hızında 15 15 15 35 değerleri ile kullanabiliyorsunuz. 3000Mhz hızına çıkardığımda bu değerler sırası ile teorik olarak 21 21 21 49 şekline geliyor. Bu rakamlar tabii ki önerilen değerler. Ben 20 20 20 48 şeklinde 1.35V güç ile uzun zaman stabil şekilde kullandım. En sonunda bu konuda kendimce öğrenmek istediklerimi öğrenip deneyim kazanınca HyperX Furry RAM'leri satarak kendisi 3000Mhz hızındaki Gskill Trident Pavyon edition RAM'lerimi kullanmaya devam ettim. Forumdaki Ryzen konu başlığında görüleceği üzere ilk nesil Ryzen ile RAM uyumu başlı başına bir sıkıntı iken, yenilenmiş Ryzen'ler ve anakartlarda bu sorunlar ortadan kalkmış gözüküyor. Ancak yine de çok fazla sıkıntı oluyor anladığım kadarı ile. Ben tüm cehaletime rağmen belki biraz şans ile RAM overclock'u ile keyifli vakit geçirdim diyebilirim. Umarım gözüküyordur fotoğraf. Postimage.org kullandım
  35. 3 likes
  36. 3 likes
    Adetten olduğu üzere buraya da yazayım, kingston hyperx predator 3200mhz 2x8gb ddr4 ram kiti aldım
  37. 3 likes
    Geç gördüm başlığı.. 5+1'lerin modası geçti. Kimse artık ne salonda ne de masaüstünde 5+1 falan kullanmıyor, salonda soundbar, bilgisayarda 1+1 tercih ediliyor. Z5500'ün hacimli ama kötü bir sesi kalitesi var. Kablo hoparlör karmaşası falan derken bence Z5500 olsa bile bu saatten sonra 5+1 alınmaz. Z5500 yerine günlük kullanımda daha fazla işinizi görecek düşük ve orta hacimlerde daha temiz ses verebilen A2 vs benzeri 1+1 monitör/hoparlör bakmak lazım.
  38. 3 likes
  39. 3 likes
  40. 3 likes
    teşekkürler. VA da film izlemek veya oyun oynamak acayip değişik geliyor. VA panel isteyenler değerlendirebilir. Bir de piyasada ki diğer VA panel ekranlardan daha iyi kontrast değerine sahip. Bu ekranda korku gerilim oyunu oynamak garip hissettiriyor
  41. 3 likes
    http://www.sapphiretech.com/productdetial.asp?pid=B7276187-9E56-4181-B2F9-1DD4DBE9BB26&lang=eng Evga GTX 950 SSC den sonra iyi gelecek sanırım..
  42. 3 likes
  43. 2 likes
  44. 2 likes
  45. 2 likes
    Adım 2 : CPU Cvore : Normal *** olarak ayarlayınca Dynamic Vcore (DVID) aktif oluyor Dynamic Vcore (DVID) : +0.000V Bunları ayarlayınca Intel SpeedShift ve ankart el ele tutuşup voltajı 1,26 V 1,25V 'a kadar çıkarıyor benim durumda Adım : 3.1 CPU çarpanı bendeki durumda çarpan x49 Adım : 3.2 Advanced CPU Core Settings altında Intel Steep Shift : Enabled. Bu ayarla CPU voltajın ne olacağına kendisi karar veriyor.
  46. 2 likes
    Yazmıştım forumda vardır da konunun tam ismini hatırlayamıyorum 1800X vardı bende, şu anda ama AMD yok artık, bir adet 8700K bir adet de 7900X CPU olan iki sistem var. 3.nesil Ryzen doğru düzgün gelirse 8700K olanı belki değiştiririm. Intel’in sevdiğim yönü overclock rahatlığı, platformun daha sorunsuz ve uyumlu olması. 8700K olan 5 GHz de oluyor mesela da rahatlık için 4800MHz olarak kullanıyorum, 10 çekirdekli olan 7900X ise çok çok rahat 4500MHz olarak kullanıyorum. 1800X’de max 4 GHz görebiliyordum. Yine 32GB RAM sorunu Intel’de yok, AMD’de dört adet stick için kolay gelsin durumu vardı ilk jenerasyonda, eşek yükü fiyat farkı ile Samsung çipli modül alma falan gibi dezavantajları çoktu ki ben Samsung çipli 2x8GB 3200MHz DDR4 C14 RAM aldığımda fiyatları normaldi. Üçüncü nesilde artık Intel ile eşit bir deneyim verme noktasına gelir ise tekrar değerlendirme durumum olabilir, ikinci nesline de sıcak bakmıyorum an itibariyle.
  47. 2 likes
  48. 2 likes
  49. 2 likes
    Evet zaten yansıttığı dönemi yaşayanları,mimarileri ve atmosferi nedeniyle AC oyunlarını belki bu kadar süre oynamaya devam ettim.. (tabi ki esas neden Prince of Persia nın ruh devamı olması) Yoksa tamamen ama mantık üzerine kurulu ( tekrarlı yan görevlerle dolu open-world grind fest) Far Cry; FPS olması hariç tamamen aynı oyun mekanikleri üzerine kurulu ama ve nefret ediyorum seriden.. Lakin işte Ubisoft Oddysey ile güzel dönem atmosferli open-world grindfesti sürdürürken gameplay özellikleri (tırmanma, combat, animasyonlar) bana diğer oyunlardan daha geriye gitmişler gibi geldi... Eve ağaca tırmanıp, kurtla kuzuyla savaştıkça midem bulanıp iade ettim o nedenle... Çünkü gerçekten çok zevksiz ve saçmalık geldi düşünün Syndicateden sonra.. Hocam AC4 çok güzel bir oyun evet ama işte aslında AC oyunu değil.. Resmen Korsan oyunu yapıp yanına 2 kuruş AC yedirmişler, bence bambaşka bir oyun AC4, ama dediğim gibi iyi bir oyun.. Bu AC3 ile başlayan gemi görevleri (ki toplasak 4-5 tane vardı sanırm) oyunculardan o kadar beğeni aldı ki adamlar bu feedbackler ile AC4 ü yaptılar.. Tabi ubi her zaman olduğu gibi bir şeyin bokunu çıkarmayı bildi ve Unity ile aynı anda (veya 1-2 ay vardır araları) AC Rogue diye bi oyun çıkardılar ve bu oyun birebir AC4 motoruyla yapılmış "madem gemi oyununu çok sevdiniz aslında DLC olarak satmamız gereksede alın size gemicik diye şamar gibi patlatılan bir oyundu, AC4 ün her şeyiyle birebir aynısı.. Oddysey e de biraz gemicik eklemiş olmaları beni şaşırtmadı.. Bana batan bu şeyler sizleri o kadar etkilemiyorsa yine fiyatı biraz düştükten sonra bi bakabilirsiniz...
  50. 2 likes
    Netflix'e ağırlık verdikçe fason filmler daha bir gözüme girmeye başladı. Yok oluş 10/5.5 https://www.imdb.com/title/tt2798920/ Bu amerikalıların kafası neden abidik gubidik kıyamet filmlerine gider anlamıyorum. en ufak elle tutulur yanı yok. prodüksiyon devasa ,oyunculuk biraz, hikaye pompok, giriş-gelişme-sonuç dengeli bir saçmalama süreci. sözün özü izlemeyin izlettirmeyin.