Leaderboard


Popular Content

Showing most liked content since 09/05/2022 in all areas

  1. 15 likes
  2. 13 likes
    UYAR! Bu yazı kabus gibi bir tamirat sürecini içerir. Bugün anten çubuğu nihayet elime geçti ve hemen tamir işine koyulayım dedim. Önce evde tamir edebilmem için 12v'luk bir güç kaynağına ihtiyacım vardı. Bu antenleri ben normalde bildiğiniz 12v 7 ah ups aküleriyle çalıştırıyordum ama maalesef elimdeki tüm aküleri tek tek denedim ama hepsi ölmüş. Ayarlanabilir bir basit adaptörle yapabilir miyim diye baktım ama amper değeri çok düşük olduğundan hiçbir işe yaramadı. Kara kara düşünürken aklıma birden evdeki rgb led şeritleri bağladığım 12 v'luk adaptörler geldi ve güç sorununu o şekilde çözdüm. Tamamdır artık sorun kalmadı bir iki saate halletmiş olurum diyordum içimden. Ama nereden bilirdim bir tamir işinin bu kadar aksilikle devam edeceğini... Daha işin başında anten motorunun kasasını sökmeye başlamıştım ki kalan son bir somun ben çevirdikçe kendi yerinde boşa dönüyordu. Onu yaptım, bunu yaptım yok. Bana mısın demiyor. Somunun vidalandığı parçanın başı vida gibi değil. Başı düz. Kargaburun gibi birşeyle bir yandan o kısmı sıkarken somunu çevirsem açılacak. Ama işte o vidalı kısmın başı plastik içine gömülü. Herhangi birşeyle kavramama imkan yok. Haliyle sinirlerim tepeme geldi. Sonunda başlarım lan bu işe deyip, aldım elime çekiçle ıskarpilayı kontrollü bir şekilde daldım plastik kısma. İnce uçlu kargaburun kavrayabilecek kadar yaraladım plastiği ve oldu. Sırf bu somunu çıkarabilmek için abartmıyorum yaklaşık 5 saat harcadım. Ama sonunda kasayı açabildiğim için keyfim yerine geldi. Artık başka ne sorun çıkabilirdi ki... Sıra kasa içindeki pislikleri vs temizleyip, çarklara, hareketli parçalara gress yağı sürmeye gelmişti. Hemen hallediverdim. Metal çubuğu da motorun gri borusundan geçirip, çubuğun plastik kablosunun başını yerine oturttum mu iş bitecekti. Çok beklersin. Bu dediğimi yapabilmek için motorun kasasına bir vida ile tutturulmuş en dış gri boruyu sökmem gerekiyordu. Vidasını söktüm, boru milim oynamıyor. Çekiyorum olmuyor, döndürüyorum olmuyor. Öyle bir sıkı ki o borunun yerinden çıktığını bilmesem bunu sabit yapmışlar derim, sırf anten çubuğuna orjinal diye verdiğim 640 liranın içime oturmasıyla işi bırakır giderim. İngiliz anahtarıyla sıkıp döndüreyim diyorum boru eğilmeye başlıyor. Çekiçliyorum hiç bir kıpırdama yok. Wd40 sıkıyorum belki araya nüfüz eder diye o da yok. Kafayı sıyırmaya az kaldı. Baktım olmayacak çekiçle bu sefer ince düz bir saatçi tornavidasını elime aldım. Boruyla kasanın birleştiği noktadan plastikle borunun arasına tornavida ucunu çekiçleyerek sokmaya başladım. İlk denediğim kısımda yine ufak bir yerden plastik kırıldı. Tam aksi yönde aynı işlemi bir daha yaptım ve plastiği biraz daha kırdım. Boruyu kavrayan plastik yüzey biraz azalınca başladım zorlamaya ve evet kıpırdadı sonunda. Zorladım zorladım ve nihayet çıktı. Borunun o kısmı nasıl bir oksitlenme yaptıysa plastikle akraba olmuşlar. Bu kısım da 5 saatimi çaldı. Evet anten çubuğunu poşetinden çıkarıp bu aşamaya gelmek 10 saatime mâloldu. Artık tecrübe edinmiştim. Bir işi nihayete erdirmeden artık bitti demeyecektim. Şimdi hangi zorluk çıkacak diye korkuyla bekliyordum artık. Bir yandan 640 lirayı boşa mı harcadık acaba, bu kadar aksiliğin üzerine anten çalışmazsa ne yaparım falan diye düşünerek plastik kabloyu haznesinin içine doğru sarmaya başladım. Haznenin gerekli yerlerine yine gress yağı sürdüm ve yerine oturttum. Sadece kasayı kapatmak kalmıştı. Vidaları tek tek yerlerine nazikçe oturttum ve işin başındaki ilk şoku yaşatan somun kaldı yine en sona. Somunu elime aldım yerine oturtacam, ellerim gress'ten dolayı biraz kaygan... Somun pırtı verdi parkeye düştü. Bir sıçrama sesi duydum sonra bir çarpma ve en son yere düşme sesi. Sakinliğimi bozmadan yakın gözlüğümü çıkardım, aşağıya baktım, göremedim. Koltuğumdan kalktım yere eğildim baktım yok. Yok, yok, yok, bulamıyorum. Kafayı gerçekten sıyırma noktasındayım. O tarafta çeşitli adaptörlerin olduğu amazon kutusu vs var. Bakıyorum, kutuyu boşaltıyorum yok ulan yok. Ulan göt kadar odada hemen dibime düştün de nereye gittin kahrolasıca somun. Seni somun yapana, başta oraya takana, anteni kırana, 300 liraya komple yeni universal anten alıp takmayan kafama sövüyorum da sövüyorum. Artık kafa uçtu. Şeytan aldı götürdü, satamadan getirdi gibi tekerlemeler falan söylüyorum. O derece yani. Hanım korkudan birşey soramıyor, arada bir gelip kapıdan napıyor bu deli der gibi çaktırmadan bakıp gidiyor. Dedim bir sakinle Korhan! Zaten ter içindeyim dötümden bile ter akıyor. Git bir bardak soğuk cola koy kendine bir nefeslen. Sakince düşün. Bir somun küçücük odada düşüp nereye gidebilir? O an gözüm sehpasında duran gitara ilişti, rahatlamak için bir iki tıngırtadıyım diye uzandım ve o an yok artık dedim. Gitar deliğinden içeri girmiş olabilir miydi? Gitarı şöyle bir salladım ve tadaaaaa. Evet somun parkeden sekip gitarın içine girmişti. Yine başladım sövmeye... bu kadarı da olur mu diye sövüyorum artık. Aldım yerine taktım hemen şerefsizi. Masanın üstüne bakıyorum kesin unuttuğum birşey vardır falan diye ama yok hakikaten montaj bitmişti. Geriye bir tek 12v bağlayıp test etmek kaldı. Anasını satayım bu sefer de korkudan adaptörü prize takamıyorum. Çalışmayacak düşüncesi hasıl oldu. Bu sefer gittim kendime çay koyup geldim. Yaktım bir sigara. Bir adaptöre bakıyorum bir antene. Sigaram bitince korkunun ecele faydası yok deyip taktım adaptörün fişini prize. Motorun sesini duymamla anten çubuğun tavana doğru yükselişini gördüm. Sorunsuz şekilde, hiç teklemeden sonuna kadar açıldı anten. Acaba kapanacak mıydı; Sanki yarım gün anamı ağlatan kendisi değilmiş gibi de gayet cool bir şekilde kapandı pzvenk. Bu sahneden sonra çetin geçen, yolları tuzaklarla dolu, 12 saat süren bir tamir serüvenini başarıyla tamamlamanın verdiği huzurla aşağıdaki videoyu çektim ve sizinle paylaşmak için mutluluk gözyaşlarıyla yazdım bu satırları. Bir sonraki serüvende görüşmek üzere. https://www.youtube.com/watch?v=CyFBhSJml18&ab_channel=bmxunderground2
  3. 11 likes
    Şu arkadaşlardan birini dün satın aldım. Kutu jelatini dahi açılmamış. 1997'den beri açılmamışlar yani 😮 Bu kondisyonda kolay kolay denk gelmeyecek bir kart. Arkadaşın dediğine göre, muhtemelen gümrükte kalmışlar, sonrasında ihaleyle alan birinden de onun eline geçmişler. Keşke 12mb ramli hali olsaydı desem de buna bile çok sevindim. Satan arkadaş da benim gibi, donanım manyağı bir arkadaş olunca 1 saat de muhabbet ettik 😄
  4. 10 likes
    Arabayı kaportacıdan teslim aldım çok şükür. Kaportacıya verme sebebim; Arka sağ ve sol çamurluklar iç kısımlardan dışarı doğru paslanmaya ve boya kabarmaya başlamıştı. Bagajda yine 6-7 sene önce kimyasal bir malzeme taşımıştım iş nedeniyle. O taşımadan sonra bagajın tabanında ufak bir yerde yine paslanma olmuştu. Marşpiyellerde, dikiz aynalarında tamponlarda ufak tefek sürtme izleri dışında arka tamponda 3 kere kırmızı ışıkta duramayıp vuran geri zekalı şoförler yüzünden büyük çatlaklar ve boya dökülmesi vardı. Sol arka çamurlukta bu sefer benim eski işyerimizin dar garajında manevra yaparken kolona vurmam nenediyle oluşan küçük bir göçük ve boya yıpranması vardı. Ben yıllar önce kendim piyasadan sedefli beyaz boya temin edip buıralara uygulamıştım. En azından temiz duruyordu. Arabayı bu şekilde 4-5 senedir kullanıyorum. Ama pas da işin içine girince iyice tüm kaportayı elden geçirmek, bahsettiğim göçüğü düzelttirip boya yapılması gereken her yer için anlaşmıştım kaportacıyla. Bahsettiğim yerler dışında arabanın her yerinde gerekli yerlere de nokta nokta rötüşlar yapıldı. Boyası güneşten yanmış silecek kolları vs boyandı. Yani yepyeni olmasa da tertemiz oldu araba. 6- 7 yıl önce arabanın orjinal iki ön farına da dünyanın parasını verip far temizleme yaptırdım. Aslında hata yaptım çünkü durumları çok kötü değildi. O zamanki aklımla çok daha yeni gözüksün diye yaptırmıştım. Bu far temizliği sonrası iki far da çok çabuk sararma yapmıştı. Bu şekilde kullanırken sol ön far tarafından ufak bir kaza yaptım ve sol ön far kırıldı.. Hata bende olmadığından karşı tarafın sigortası araçtaki hasarı karşıladı ve yeni orjinal far takıldı. Ancak diğer far bu ayna gibi parlarken sapsarı duruyordu. Önceki performansını düşününce temizletmek istemedim. Götürdüğüm yer de öyle dandik bir yer değildi. Ödediğim ücret de yan sanayi yeni far fiyatının yarısıydı o zaman. Durum böyle olunca internetten yedek parça satan bir yerden yeni sağ ön far aldım ve kendim onu taktım. 3-4 senedir de bu şekilde kullanıyorum. İki farım da gayet iyi durumdalar, sararma, kararma falan yok. Ancak bu yan sanayi far orjinali gibi ayarlanmıyor. Dolayısıyla far ayarlarında hep sıkıntım var. Bunu düzeltmek için bir süredir sağlam olan orjinal sağ farımı kendim temizleyip tekrar kullanmak istiyordum ve bugün o işi hallettim. Aşamaları sizlerle paylaşıyorum. EVDEKİ MALZEMELERLE "0" MALİYETLE FAR TEMİZLİĞİ Açıkçası elinden her türlü iş gelen bir herif olduğumdan evde ne ararsanız bulursunuz. O yüzden başlıkta sıfır maliyet desem de bende hazır olan malzemelerin bir kaçını bazılarımız satın almak zorunda kalabilir. Gerekli Malzemeler; - 400, 1000, 2000 su zımparası (Ben de mevcut olan zımparalardan bu iş için uygun olanlar bunlardı. 400 değil de 500-800, 1000 değil de 1200-1500, 2000 değil de 3000 nıumaralı zımparalar da olur.) - Kloroform (evde niye kloroform var diye soran olursa, pc mod işlerinden kalma, pleksi yapıştırma amaçlı almıştım koca bir şişe vardı.) - Bir adet elektrikli su ısıtıcı ya da kahve cezvesi - Kloroformu içine koyacağınız kapaklı bir kap. (Plastik, cam, metal hatta şaşal şişesi bile olabilir. Yeterki kapağı delinip ufak bir hortum geçirilebilecek birşey olsun.) - Ufak bir hortum. (Eski basmalı bir sıvı sabun kabından ya da fısfıslı kullanmadığınız birşeyin kabından sökebilirsiniz.) Bunlar olmazsa olmaz malzemelerimiz. Bu malzemeler yanında ekstradan bir adet maske, bir adet kloroformu dökmeden boşaltmak için şırınga öneririm. Bir de buharlama işlemini ne olur ne olmaz havadar bir yerde yapmakta fayda var. Ben kapalı balkonun iki camını açıp yaptım. Tam açık balkonda rüzgar varsa uygulama zor olabilir. Bu detayları verdikten sonra farımızın işlem öncesi, dolaptan çıkarıldığı haliyle üzerinde kir, çamur olmadığı halini paylaşayım, gördüğünüz şey kir veya toz vs. değil; İlk aşama zımparalama; Farımızı bir lavaboya götürüyoruz. Zımparalarımızı devamlı ıslatıp temizleyebileceğimiz bir kabı da hazır ediyoruz. Farın yüzeyini bir sünger ya da su püskürtebileceğimiz bir fıs fısla sürekli ıslatıyoruz. 400 zımpara ile yatay bir hat üzerinde ovalamadan zımpara işlemini güzelce yapıyoruz. Bu işlem sırasında zımpara yaptıkça sararmış olan vernik tabakası nedeniyle suyun sarımsı şekilde aktığını görebilirsiniz. 400'lük zımpara sonunda aşağıdaki görüntüye ulaşıyoruz, 1000'lik zımpara ile devam, bu aşamada sarı çıkan kir yavaş yavaş beyazlaşmaya başlıyor. Bu artık pleksi tabakasını zımparalamaya başladığımızın da bir işareti. 1000'lik zımpara sonucu; Son olarak 2000'lik zımparayı da tamamlıyoruz. Güzelce ön yüzeyi yıkayıp yumuşak bir bezle siliyoruz ve iyice kurumasını bekliyoruz. Farımız aşağıdaki gibi oluyor. Artık kloroform buharını fara püskürtmek için gerekli tesisatı hazırlayabiliriz. İki sene önceki kasık ameliyatımdaki dikişlerin pansumanını yapmak için kullandığım plastik oksijenli su kabını bir gün işime yarar diye atmamıştım. O gün bu günmüş. Açıkçası bu iş için de cuk oturdu. Kendi tıpasını küçük bir matkap ucuyla delip temin ettiğim hortumu içinden geçirdim. Ve kloroform için buhar makinamız hazır Artık kloroformu koyup tesisatımızı gözden geçirebiliriz. Kloroform bayıltma etkisi olan bir madde ve solunduğunda boğazda yanma etkisi de yapabilir. O yüzden bir maske kullanmanızı öneririm. Kloroformu hazırladığım küçük kabın yarısını dolduracak şekilde koydum, tek far için fazlasıyla yeterli. Artık buharlama işlemini yapacağımız kapalı balkonumuza geçiyoruz. Cezvemizin içine kloroform kabını koyduğumuzda taşmayacak şekilde su ile doldurup çalıştırıyoruz ve bu işlemi de videoya çekiyoruz. https://www.youtube.com/watch?v=ssnb_jHbZao&ab_channel=ZvAnA Sonuç mükemmele yakın. Videoda da görüleceği üzere bir ara soğuyan suyu tekrar ısıtmak için cezvenin düğmesini tekrar açıyorum. Ama dalıp suyun fokurdamasına izin verdiğimden farın üzerine su damlaması oldu. Oralar bozulmuş gibi olsa da kloroform buharını üzerine daha fazla tutup gezdirince hiçbirşey kalmadı. Ekstra bir işlem yapmama da gerek kalmadı böylece. İlk ve son halinin fotosunu da yan yana koyalım; Evet bir tadilat, tamirat projesini de başarıyla sonuçlandırmanın verdiği keyifle diğer projelere geçebiliriz.
  5. 7 likes
    @T800 Tolga abi, satılığa çıkardığı işlemci ve RAM'ler için yaptığım son derece cazip teklifi reddedince ben de gaza geldim ve yine kendisinden aldığım 4790K işlemcinin takılı olduğu mini-ITX sistemi güncellemeye karar verdim Ancak ufak bir sorun vardı. Bu iş için fazla para harcamak istemiyordum. Bu yüzden fayda/maliyet oranını en yüksek seviyede tutabileceğim parçalara yöneldim. İşlemci olarak Ryzen 5 5500'de karar kıldım. 6C/12T ve biraz hızaşırtmayla beni uzun müddet götüreceğini düşünüyorum. Aslında Ryzen 5 5600 düşünüyordum lakin oyunlarda 2K ve üstü çözünürlüklerde aralarında çok fazla bir fark olmadığını gördüm (azami %5). Ancak buna rağmen fiyat farkı epey fazla (3800 vs. 2500). Anakart için piyasada fazla bir seçenek yoktu maalesef MSI'ın B450 yongalı bir mini-ITX anakartı var ama B450 anakartlar, Ryzen 5000 serisini kutudan çıktığı halde desteklemiyormuş ve beta BIOS yüklemek gerekiyormuş. Bir de daha yeni nesil, 5000 serisi işlemcileri destekleyen A520 yongalı anakartlar var. Piyasada bulabildiğim mini-ITX formunda anakart ASRock A520M-ITX/AC oldu.Aynı markanın B550 yongalı mini-ITX anakartıyla neredeyse birebir aynı özelliklere sahip bu anakartın fiyatını daha uygun yapan şeyse, BIOS'tan hızaşırtma desteği olmaması ve PCI 4.0 desteği olmaması. Yabancı forumlarda okuduklarıma göre A520 anakartlarla yazılım üzerinden hızaşırtma yapmak mümkünmüş. B550 anakarta 4500-5000 TL gibi bir para ödemektense, A520 yongalı bu anakarta 2250 TL ödemek daha mantıklı geldi. RAM için 2 tane XPG Gammix D30 AX4U32008G16A-SB30 8GB (1x8GB) DDR4 3200MHz CL16 aldım. Bunlar için özel bir tercih kriterim olmadı. En uygun fiyatlı RAM'ler bunlar olduğu için aldım İşlemci ve RAM'leri İncehesap'tan, anakartı ise Amazon TR üzerinden Teknobiyotik'ten aldım. Aslında Teknobiyotik'in kendi sitesinde anakartın fiyatı daha ucuzdu ama arada Amazon olsun istedim. Herhangi bir sorunda TB çamura yatma eğilimleri sergiliyormuş zira. 5800 TL'ye anakart, işlemci ve RAM üçlüsünü güncellemiş olduk Bakalım attığımız taş ürküttüğümüz kuşa değecek mi? 4.5 GHz'de çalışan 4790K işlemciye nazaran, verdiğim paranın karşılığını ilave performans anlamında alamayacağımı hissediyorum ama bu enflasyonist ortamda da, belki bundan 3 ay sonra bu bütçeyle sistemi güncellemeyeceğimin de farkındayım. Bir de tüm sistemi sök-tak acayip gözümde büyüyor artık bu işler
  6. 6 likes
  7. 6 likes
    araçla haftada en az 1 gün yaşadığımız manzara... hata kodu var mı. varsa hemen google başına... çözümü neymiş bak, hallet. (hataların %90'ını zaten ezbere biliyorum da, bilmediğim bişey çıkarsa işte...) motorun çalışma değerleri nasıl, toleranslar içinde mi, sensörlerden okunan değerler ne durumda vs. arabada istediğim farklı özellikleri kodlama, yeni donanım kodlama vs. haftalık rutinimi yapmazsam rahat edemiyorum. her daim %100 çalışmalı yoksa kafayı sıyırıyorum. yıllarca emeğin sonunda artık bütün arabayı baştan sonra tarattığımda bütün sekmelerde "NO ERROR" yazısı görmek beni mest ediyor.
  8. 5 likes
    Evet arabanın işlerine devam ediyorum. Daha önceki mesajlarımda belirttiğim gibi kimya şirketimiz varken bir ara taşıdığım hidroklorik asit bidonlarından bir şekilde buharı sızmış ve arabanın bagajında yer yer pas yapmıştı. Kaporta aksamında genel olarak birşey olmasa da arka speakerlar ve stepne krikosu inanılmaz paslanmıştı. Pas sökücü bir kimyasalla onlara giriştim geçen hafta. Bagajın durumu bir süredir şu halde; Speakerların bu arka yüzeyleri ve kriko inanılmaz paslıydı. Yukarıdaki speakerın fotosu pas sökücü ile bir kısmı temizlendikten sonra çekildi. Krikonun paslı fotosunu çekmemişim. O da aynen o şekildeydi. Ama onu bir güzel pastan arındırdım ve üzerine bir de metal boyası atınca mis gibi oldu. Evet kriko bu kadar iyi olunca speakerları da halledeyim dedim. Ama benim Sonata'nın arka hoparlörlerini sökmek deveye hendek atlatmakla aynı şey. Arka koltukları koltuk yan dayamalarını sökmeden arka cam altı deck'i kaldıramıyor ve hoparlörlere erişilemiyor. Bunu gözüm yemediği için hoparlörlerin paslanmış metal kısımlarına bagajdan fısfısla pas sökücüyü sıkmak durumunda kaldım. Sonra da metal tel ile çitileye çitileye temizlemeye çalıştım. Bir gün ilk uygulamamı yaptım. Yorulunca ertesi güne bıraktım işi. İkinci gün biraz daha fısıfısladım. Bir ara o kadar hafif değmesine rağmen parmağım hoparlör konisine değdi ve değer değmez koni anında yırtıldı. Pasları halledelim derken tam olarak hallettik speakerları. Meğer fısfısla hoparlör konisini çürütmüşüz. Speakerlar o kadar paslı olmasına rağmen aslında gayet de güzel çalışıyorlar ve iyi de performans veriyorlardı. Hoaparlörleri mahvettikten sonra işin başında göze alamayıp sökmediğim şeyleri mecburen sökmek durumunda kaldık. Koltukların kıç kısımlarını, yan omuz desteklerini söktüm, cam altı deck'i yerinden çıkarabildim ve sonunda speakerları da sökebildim. Arabayı bu duruma getirirken bir yandan da Focal RCX-690 yeni hoparlörün siparişimi verdim. Onlar gelene kadar bagajın diğer taraflarını elden geçirmeye başladım. Bagajın yedek lastik konulan kısmı ve tabanı epey yıpranmıştı. İlk paylaştığım fotolarda görüldüğü gibi hem boyanın zedelendiği yerler hem de pas tozları vs pis bir görüntü oluşturuyordu. Bu bölümü plastidip gibi bir sprey boya ile boyamayı uygun gördüm. Böylece istediğim zaman söküp atabilirim, orjinal boyasına da herhangi bir zarar vermemiş olurum diye düşündüm. Bagajı önce güzelce yeni yaptığım köpük makinasıyla bir güzel yıkayıp, kaba pisliğini aldım. Güzelce her yerini sildim. Sonra bagaj döşemelerine ve aracın dış yüzeyine rüzgarla vs gelebilecek boya tozlarını engellemek için maskeleme işlemine başladım. Benim arabamın orjinal rengi olan sedefli beyaz(Pearl White) için iki adet plastidip mat beyaz ve bir adet Pearl effect spreyi almıştım. Boyanın tamamı için 4 kat mat beyaz ve 2 kat da pearl effect uygulanması gerekiyor. Ancak 2 kat pearl effect için bir kutu yeterli olurken 4 kat beyaz için bir tane daha mat beyaz sprey boya alsaymışım iyi olurmuş. 4 katı yine attım ama bazı yerler tam da istediğim gibi kapanmadı. Ama işin sonunda en azından eskisine nazaran çok daha iyi ve temiz bir görüntüye kavuştum. bu işi de hallettikten sonra yeni hoparlörlerimiz de geldi ve bir sonraki gün onların montajına geçtim. Onun aşamalarını da bir sonraki mesajda paylaşırım artık.
  9. 5 likes
    Arabanın fabrika çıkışlı, aslında performansını gayet beğendiğim arka 6x9"'lik oval hoparlörlerini pasını temizleyecem diye anasını ağlatınca, bu güzel Focal'leri aldık bakalım.
  10. 5 likes
    Kulaklığı 4,5 sene önce PC'de kullanmak için almıştım. MMX II'ye kadar sırasıyla Sennheiser Pc-350, Pc-360, Audio Technica ATH-AD900X gibi açık kapalı bir kaç model kullandım ve Beyerdynamic mmx II 300 kullandığım en iyi ses kalitesine sahip ve kesinlikle en beğendiğim kulaklık oldu. Kapalı dizayn ve kablosu çıkarılabilir bir kulaklık. Diğer kulaklıklarıma göre biraz daha fazla terletmesi dışında sevmediğim bir olayı yok. PC'de oyun, müzik vs için de kesinlikle herkese tavsiye ederim. Geçen sene otururken farketmeden kablosu koltuğun kolçağı arasına sıkışmış. Kalkarken kablo biraz zorlanınca kulaklık üzerindeki 3,5mm socketi temasszılık yapmaya başladı. Hem mikrofondan ses gitmemeye hem de sağ ya da sol speakerlardan ses kesilmeye başladı. Önceleri biraz kabloyu dürtünce düzeliyordu. Sonra mikrofondan ses hiç gitmez olunca kulaklığı açıp 3,5mm dişi socketle oynamıştım. Erkek 3,5mm kablo ucunun sockete temas eden yerlerini eğip bükmüştüm. Temas sorunu olduğunu düşündüğüm bir noktaya da lehimle biraz müdahele etmiştim. Yaklaşık 1 senedir de bu şekilde kullanıyorum. Arada bir yine unutup kabloyu zorladığım zaman ses gidebiliyor ama genelde anlık oluyor ve düzeliyor. Ama bu şekilde uzun süre gitmeyeceği belli. Zaten geçen seneden beri aklıma her geldiğinde kulaklık üzerindeki dişi 3,5mm socketin aynısını bulmak için saatlerce interteneti tarıyordum. Jack üzerinde herhangi bir model ismi kodu vs olmadığı için arattığım kelimelerle karşıma çıkan binlerce tür socket fotosundan bu socketi bulmaya çalışıyordum. Beyerdynamic'in normalde web sayfasında ürünlerle ilgili yedek parçaların ismi, kodu vs olur, hatta çoğu parçayı da satarlar ama bu socketle ilgili hiçbirşey bulamamıştım. Bir keresinde de kendilerine mail attım ama doğru adrese mi attım vs bilmiyorum. Hiç bir cevap gelmedi çünkü. Neyse bir senedir aramama rağmen maalesef bir sonuç alamamıştım ki birkaç gün önce yine aklıma geldi tekrar bir bakayım dedim. Yine saatlerce socket fotolarının arasında kaybolurken biranda karşıma çıktı. Kodunu markasını vs buldum. Kygon marka STX-3542-5N-G-TR model kodlu bir socket. Hemen satılan yerlere baktım. Koca dünyada sadece iki yer satıyordu. Mouser Electronics mouser.com'dan, com.tr adresi de olunca 2 adet sipariş verdim. https://www.mouser.com.tr/ProductDetail/806-STX-3542-5N-G-TR Siparişi verdikten iki gün sonra ne durumda diye bir bakayım dedim. Order Satusta şöyle bir bildirim vardı; Kısacası export birimi ile iletişime geçmem ve talep edecekleri ekstra bilgiler varsa onları göndermem gerekiyormuş. [email protected] adresine mail atıp ne istediklerini sordum. Adamlar bana bir form gönderdiler ve bunu doldurup kendilerine göndermemi istemişler. Ulan alt tarafı iki tane stereo socket istedik. Sanki o soketlerle bomba yapacağız aq, gönderdikleri forma bakın; Neyse efendim, formu doldurup gönderdim. Şu an bu aşamadayım. Bakalım gümrük konusunda vs sıkıntı yaşayacak mıyız, DHL express bir sorun çıkaracak mı sonraki günlerde paylaşacağım.
  11. 4 likes
    Benim aracımı hem parketmeye hem de araç yıkamaya uygun olan yere maalesef ne fiş ne de hortumla su çekme imkanım var. O yüzden Karcher vb tip aletler işime yaramıyor. Bir kaç gün önce çözümü bir tane elle pompalamalı Marolex Axel 3000 basınçlı köpük makinası aldım. Elektrik ve çok fazla suya ihtiyaç duymadan bu şekilde yıkamayı planlıyorum arabayı. Köpük aletini devamlı elle pompalamak yorucu olabilir düşüncesiyle birde modladım aleti. Bir tane L sibop aldım, aleti delip sibobu hazneye monte ettim. Bir tane de USAMS marka 5000mah'lik şarjlı lastik vs şişirme aleti almıştım önceden. Siboba şarjlı hava kompresörünü bağlıyorum. Köpük şampuanını ve suyu ekledikten sonra 50 bar civarına kadar hava basıyorum. Ondan sonra bir elimle püskürtme yaparken bir elimle de şarjlı hava kompresörünü tutarak yıkamayı yapıyorum. Dün deneme amaçlı kullandım. Epey pratik oldu. Yıkamacıdaki köpüğe hiç bir şekilde ihtiyaç kalmıyor. Ön yıkamayı köpükle yaptıktan sonra, durulama işini de ekstradan bir kova su ile hallettik mi tamamdır. Konuyla ilgili zaten yüzlerce video var youtube'da o yüzden kendim bir video çekmedim, örnek olarak bir tane de koyuyorum. https://www.youtube.com/watch?v=BegE4AkIXpc&ab_channel=DonDomel
  12. 4 likes
    evet, illa sökmek şart değil, iyi bir maskelemeyle araç üzerinde yapılmasında bir sakınca yok. Bu arada son kullanıcıya uygun istediğim kendinden sertleştirici özellikte sprey bir vernik için iki gün alışveriş sitelerini taradım. Her yerde normal mobilya, aksesuar vs için genel amaçlı sprey vernikler var. Çok zor buldum. Özellikle ColorMatic ya da SprayMax 2K Clear Coat ürünlerini bulmaya çalıştım. Bu spreylerin özellikleri tüpün içinde akrilik verniğin dışında ayrı bir haznede akrilik sertleştirici de oluyor. Kullanım öncesi spreyin altındaki mekanizma ile hazne deliniyor ve sertleştirici vernikle karışıyor. Bu şekilde gerçek anlamda kemikleşen bir vernik uygulaması yapabiliyorsunuz. Nozzle'ları da normal sprey boya ya da verniklerden farklı bu iş için uygun şekilde oluyor. Bir iki güne elime geçer muhtemelen. Ben farlar için kullanacağım ama özellikle jantları için uygulama yapacak vs olursa, kesinlikle bu tip bir vernik edinin.
  13. 4 likes
    Maalesef anakart 5500 işlemci ile boot etmedi Ben de iade talebi oluşturdum ve bugün anakartı Teknobiyotik'e geri gönderdim: Umarım sıkıntı çıkarmazlar iade aşamasında. @serseridingil ile bu konuyu konuşurken, kendi sistemini Ryzen 5600X işlemci ile güncelleyeceğini, boşa çıkacak 2600 işlemciyi de BIOS güncellemesi için bana ödünç verebileceğini söyledi. İşte o an aklıma cin bir fikir geldi Amazon TR'nin stoklarında son 1 adet kalan MSI B450I GAMING PLUS AC ITX anakartın siparişini geçtim hemen. 2600 işlemci ile BIOS güncellemesi yaparak Ryzen 5000 desteği kazandıracağım bu anakart ile kuracağım sistemi. Bir nesil eski yongaseti olmasına rağmen, BIOS'tan hızaşırtma imkanı sağlayacak olması avantaj olacak bana.
  14. 4 likes
    Adamlar 800 dolara satıyor, bizim devlet 900 dolar kar koyuyor üzerine. Devlet olmak çok karlı bir iş oldu bu adamların elinde.
  15. 4 likes
    Bu arada daha önce vites kolunun içler acısı halini paylaşmıştım. Onu da adam edip araca tekrar monte ettim. Normalde direksiyonu bile söküp kendim kaplamışken bu sefer dikişle vs uğraşmak istemedim ve araba kaportacıdayken sanayide yakınlarda bir yerde rastgele bir döşemeciye kaplaması için verdim. 200 liraya kapladı. Ama açıkçası işçiliği pek memnun etmedi. Pot pot olmuş kısımlar sıfıra sıfır olmalıydı. Kullandığı malzeme de en dandik suni derilerden sanırım. Neyse temiz oldu en azından, sökme takma işini de öğrendiğim için şimdilik bir süre böyle kullanırım. Önceki ve son hali şu şekilde; Son Hali; Tetikle topuz arasındaki çerçeve de hiç içime sinmedi. Normalde o çerçeve kromaj kaplı. Bu kadar küçük bir parça için gidip bir yere kaplatmasıyla falan uğraşacak vakit bulamadım. Gerekirse sonra yaparım dedim. Kendim boyayla hallederim diye düşündüm. Elimde yine pc mod işlerinden kalma farklı farklı sprey boyalar vs var. Zımparasını yapıp, astarını vs attıktan sonra parlak kromaja yakın bir renge boyadım. Beğendim de. Ancak bu parlak metalik renkteki boyaya elimdeki vernik spreyin çok uygun olmadığını farkettim ve vernik atamadım. Bu şekilde de epey bir süre idare eder diye düşündüm. Ama topuz kaplanıp geldikten sonra adamın iç kısma kapladığı kısımlar o kadar daraltmış ki alanı çerçeveyi zor soktum yerine. Bu sırada da boya berbat oldu. Tekrar söktüm, tekrar tüm katlar çıkana kadar zımparaladım. verniksiz son kat istediğim renk olamayınca, elimdeki verniğe uygun siyah bir boya ile boyadım bu sefer. Bu şekilde kemik sertliğinde katman oluşunca gittiği yere kadar yukarıdaki halinde kullanırım dedim. Aslında çerçeveyi aşağıdaki hale getirmiştim.; Hem kaplaması hem çerçeve istediğim gibi olmadı ama eski haline göre en azından temiz duruyor. Canım sıkılına kadar bu şekilde kullanacağız artık. Sıradaki gelsin bakalım
  16. 4 likes
    Şaşmazda kaportacının götürdüğü bir döşemeciye sormuştum. Şu aşağıdaki aynı model kapı panelim(benim kapılar bu kadar kötü durumda değil) için suni deriden yenilemeye kapı başına 600 lira fiyat verdi. Gidecek malzeme düşünüldüğünde 4 kapı için aliexpress'te zaten aşağıdaki setin maliyeti 300TL + 80TL shipping + gümrük ne kadar ise. Zaten piyasada suni deri maliyetleri belli. Şimdi soru şu; Ulan kumaş oldu mu aynı kapıyı 350 liradan falan yapıyorlar. Demek ki kapı panelini sökmesi vs'nin işçiliği 350 liradan düşük. Kaplanacak malzeme hakiki deri de olmadığından fiyat niye 600 lira be arkadaş. Kendim uğraşsam da yapamayacağım şey değil ama işte yerim yok. Sokakta da olacak iş değil. Adam gibi bir yer bulamadığımdan direksiyon simidini de en son yine ben kaplamak zorunda kalmıştım. Ankara'da oto döşemeciyim diyenlerin kaplayıp paylaştıkları direksiyon örneklerini görünce de afalladım. Benim kapladığım direksiyon onlarınki yanında şaheser. Zaten forumda da paylaşmıştım diye hatırlıyorum. Tekrar kapı paneli için konuşursak benim asıl derdim fiyattan çok, ustalara güvenmemem. Şimdi kapı panelini sökerken ne derece dikkatli olacak, panelin tırnaklarını vs kıracak mı, söktüğü vidaları eksiksiz takacak mı, oradaki kabloları kanırtıp herhangi bir zarar verecek mi asıl derdim bu. Döşetip temiz bir kol dayamasına sahip olalım derken kapıdan gelen trim seslerine sahip olursam kafayı sıyırırım çünkü. Bir de otomatik vites kolu çok yıprandı. Açılan deri kısımları elime takılıyor, çok da çirkin görünüyor. Zaten fotolardan içler acısı halini görebilirsiniz. Yeniden kaplanmasını sormuştum beni kollardan çok arabada rahatsız eden o çünkü. Bir tamircide söktürür topuzu bize getirirseniz kaplarız vs dediler. Valla onun için tamirciye niye gideyim dedim. Kendim sökmeyi başardım. Diğer bir konu arabanın orjinal otomatik radyo anteninin(soldaki foto) anten çubuğu uzun zaman önce çalışamaz hale geldiğinden, orjinal anten motorunu söküp, piyasadaki ucuz universal otomatik antenlerden(sağdaki foto) takmıştım. Ancak bunlar orjinal anten gibi yerine tam uymuyor. Ben birşeyler uydurup yerine o şekilde oturtsamda antenin açılış açısı orjinali gibi olmuyor ve biraz bagaj kapağına doğru yöneliyor. Kullandığım bu iki universal antenin ilki anten çubuğu tam yukarı çıkmamaya başladığından söküp attım. Diğeri ise düzgün çalışırken, bir tatil dönüşü valizleri bagaja koyup kapatırken, bahsettiğim açı nedeniyle bagaj kapağına takılıp kırıldı. O yüzden bu sefer kendi sağlam orjinal anten motoruna aşağıdaki orjinal anten çubuğu takmaya karar verdim. Bu parça için de internetten bulduğum bir kore yedek parçacıya ürün + kargo 640TL para verdim. İnşallah becerebilirim. Yine universal anten taksam 350 liraya malolacakken, ben sadece orjianal anten çubuğuna 640Tl vermiş oldum. Komple motorla birlikte 3250Tl fiyat vermişlerdi. Aracı 25'inde 10 günlüğüne kaportacı arkadaşa vereceğim yani yarın... Anten çubuğu güya elimde dün olacaktı ben de anteni tamir edip arabaya takacaktım. Ses seda yok. Whatsapptan mesaj attım cevap yok. Hayırlısı bakalım.
  17. 4 likes
    Hristiyanın biri yolda bir Yahudiyi çevirmiş, dövüyormuş. Kavgayı ayırmışlar, sonra Hristiyan'a sormuşlar "Neden saldırdın Yahudi'ye?" diye. "Bunlar İsa peygamberi öldürdüler!" demiş. "Yahu o olay 2000 yıl önce oldu" demişler. Hristiyan da "Olsun, ben yeni duydum" demiş
  18. 4 likes
    Evet, Undervolt ile 23.000 grafik skorunu geçti kart, ayarlar 1090mV çekirdek voltajı, 2750MHz maximum speed, memory için 2150Mhz ve Fast Timing Enabled, power limit %115.
  19. 4 likes
    Eski çalışma masamı yaparken koyduğum hedeflere eriştiğimden yeni bir hedef ve güzel görünüm için masa değişikliğine ihtiyacı vardı. Yaklaşık 1 yıldır çalışma odamda dokunmadan duran eski Ikea Hemnes masayı bu nedenle revize ederek kullanmaya karar verdim. 3 yıl kadar benim kullandığım, sonrasında ofiste sekreter masası olarak kullanılan ve toplamda 10 yıl civarında eskitilmiş Ikea Hemnes masamın her yanı çizikler, derin defektler ve mürekkep lekeleriyle doluydu. Ayrıca minifix (birleştirici vidalama sistemi) yuvaları da yalama olmuş ve masa salladığınızda devrilecekmiş görünümündeydi. Youtube'a yükledim, buyurun link : Ikea Hemnes Masa revizyonu ve tamiri İlk hali ve son hali arasındaki farkları da beğenirsiniz umarım. Görüşmek üzere.
  20. 3 likes
    Yeni ve düzgün bir oyun bilgisayarı kaç para senin haberin var mı? Dar gelirliyiz kardeşim, Gerekirse MS Flight Simulator dahil her oyunu konsolda oynarız.
  21. 3 likes
    Benim için kapasite olsun, hız önemsiz diyorsanız. Şu da olur https://www.amazon.com.tr/SAMSUNG-SAPSI-Dahili-Sürücüsü-MZ-V8V1T0BW/dp/B08TJ2649W/ 1633 TL.
  22. 3 likes
    https://www.amazon.com.tr/dp/B08GS7748F?psc=1&smid=A3O5TP4R0OZYXZ Samsung NVMe 980 PRO 1 TB - 2063 TL - 6 Taksit Fiyat o kadar iyi ki, aslında hiç ihtiyacım olmamasına rağmen, seneye 4-5 bin lira görünce keşke alsaymışım dememek için aldım. Bence ihtiyacınız varsa kaçırmayın. Paranın alabileceği en iyi m.2 SSD'lerden biri ve cidden bu doviz kuruna nazaran çok iyi fiyata...
  23. 3 likes
  24. 3 likes
  25. 3 likes
    şu saatten sonra parasında da değilim, bir keyfim bu kaldı, neyse verir geçerim ama böyle durumları okudukça ifrit oluyorum. mına kodumun gözü dönmüş aç-kuduz köpekleri. hadi biz kıçı kırık 3070 Ti - 3080 falan aldık ama 3090 falan alan adamın suratına atılmış balgamlı bir tükürüktür bu. 3 nesil öncesi GTX kartları desteklemez tamam anlarım, RTX 2000 kısmi kullanabilir falan der onu da kabul ederim ama daha bir önceki nesil kart kullanamayacak denmesi dediğin gibi tamamen orospu çocuğu olmaları dolayısıyladır.
  26. 3 likes
    1 aya dlss3 modlu sürücü çıkar, birkaç ay sonra da resmi olarak gelir
  27. 3 likes
    orospu çocukluğu başka bir şey değil. 3 nesil önceki karta gelmeyen özellikleri anlarım ama 1 nesil öncesine gelmemesi nedir amk, heleki tamamen yazılım ile yapılan bir şeyi. 4. jenerasyon tensör core falan hikaye tamamen yazılımdır o.
  28. 3 likes
    Teknobiyotik, Amazon'un zorlamasıyla ittire kaktıra para iadesini yaptı. Bu da bana ders olsun diyeyim. Ryzen 2600 işlemci geldi ve bu haftasonu anakarta en güncel BIOS'u yükleyebildim. Kasadan eski anakartı sökmesi, yenisini takması, çük kadar kasada biri işlemci biri grafik kartı için 2 tane AIO sıvı soğutma olunca da baya uğraştırdı ve 3-4 saatime maloldu diyebilirim. Elimde boşta duran Samsung 970 EVO eşdeğeri 512 GB'lık bir NVMe SSD vardı. Bu SSD'ye Windows 11 PRO kurdum. Yaklaşık 1 yıl kadar önce, Amazon TR'den Windows 10 key almıştım 15 TL'ye. Aynı key ile Windows 11'de de sorunsuzca aktivasyon yapabildim Baya bereketli bir lisansmış. Sistemi ayağa kaldırınca biraz hızaşırtma deneyeyim dedim. 1.3v ile tüm çekirdekler 4.5GHz'de çalıştı. Bu esnada işlemci 65Watt güç tüketiyor ve sıcaklık da kapalı kasada 70 derece. Tüm çekirdekleri 4.5GHz'de çalışan 4790K işlemcim bu testte 2100 civarı bir skor alıyordu. Demek oluyor ki, ham işlemci performansında Ryzen 5500 bu haliyle eski işlemcimi tam ikiye katlamış.
  29. 3 likes
    hazır oyun %50 indirime girmişken alayım dedim. son patch ile oyun "olmuş". şimdiye kadar hataya rastlamadım. hele ilk o başlarda ki bug'lar tamamen düzelmiş. adamlar resmen witcher3 de yaptıkları gibi yaptılar. önce çöp çıkarıp sonra arşa çıkardılar. steam de en çok satılan ve oynanan oyunlarda başta. her geçen gün sayı artıyor. demek ki 2 yıl daha bekleyip öyle çıkarsalardı o başta yaşanan hayal kırıklıkları hiç olmayacaktı. bu arada her şey ULTRA da ( Ray Tracing de ULTRA ) 2K çözünürlükte 75-95FPS arasında. ortalama 85FPS diyebilirim. çöl bölgesinde 100fps civarında. şehirde en kalabalık yerlerde 75fps civarına iniyor. kapalı ortamlar 90-100fps arasında. bu arada Ekran Kartının sıcaklığı şuana kadar maksimum 65 derece gördüm. Daha üstüne çıktığını görmedim. Ortalama 60 civarında geziniyor.
  30. 3 likes
  31. 3 likes
  32. 3 likes
    16890-rammstein-EVGA RTX 3080 Ti XC3 [email protected] i9 [email protected] Trident Z Royal 64GB 3600MHz CL16
  33. 3 likes
    Pro Max'dır o, Pro Plus olsaydı duramazdınız.
  34. 3 likes
    +1 uzunca bir süre mekanik macerasından sonra anladım ki bozulmayan mekanik yok, hepsinin ömrü taş çatlasın 3 sene. membran aldım kafam aşırı rahat. bi daha da mekanik almam. not: mekanik klavyeleri tamir etmenin yolu aslında var ama astarı yüzünden pahalı. evet bu tip şarj aletleri çok kullanışlı oluyor. bende de mesela aşağıdaki ürün var https://www.progressiverc.com/products/icharger-306b her türlü pil tipini şarj edebiliyorsunuz ve uygulanacak voltaj değerlerini vs. custom olarak ayarlayabiliyorsunuz. elim ayağım resmen bu alet. (10 senedir bende) 100 kere falan akü kurtarmışımdır.
  35. 3 likes
    Ben de evdeki şarj cihazlarıma bir yenisini daha ekledim. Bununla kuru akü ve paralel seri bağlı lifePO türü lityum piller de güzel şarjediliyormuş. Aslında bu cihazın orjinali SkyRC diye bir marka. Bu onun klonu ucuz bir şarj cihazı. Açıkçası ben biraz araştırdım hobi işleri için falan orjinaline 3-4 katı para vermeye gerek görmedim. Daha çok evdeki mevcut 9 adet 12v'luk akünün hangilerini kurtarabilirim diye aldım. Şu ana kadar iki akü çöp çıktı, iki akü kurtarıldı. Onları FSP online ups'e taktım. Kalan 5 taneden iki tane daha çıkarsa evdeki diğer 1500 Kva'lık APC ups de tekrar kullanılabilecek. Bakalım öncelikleri bir halledelim de, bir sonraki planım Ayarlı güç kaynağı almak.
  36. 3 likes
    Rick and Morty'nin altıncı sezonu başladı.
  37. 3 likes
    Middle-earth™: Shadow of Mordor™ Game of the Year Edition Amazon Prime da bedava
  38. 3 likes
    yanarım yanarım da bundan 20 sene önce yüzüne bakılmayan, çöp muamelesi yapılan mekanik klavyelerin günümüzde olmazsa olmaz oyun ekipmanlarından biri olmasını anlamam. olm üzerinde IBM yazan mekanik klavyeyi hurdacıdan 3 liraya alıyordunuz. Şimdi 3000 lira olan mekanik klavyeden tek farkı janjanlı ışıklarının olmaması. olacak iş değil ya.
  39. 3 likes
    eh bugün bende arabanın lastiklerini yenilesem en f/p olanı 15.000 tl'ye falan geliyor. böyle ülkenin ta amk.
  40. 3 likes
    arkadaşlar bugün size yeni keşfettiğim, muhtemelen bir çoğunuzun haberi olmayan bir olaydan bahsedeceğim. konu: undervolt 0.925 mV ile 2000mhz pik noktası olacak şekilde voltage - frequency eğrisini ayarladım. sonuç olarak, voltaj düşüşü ile birlikte sıcaklık ve güç tüketimi azalırken, mhz artışı ile birlikte performansta da artış oldu. nasıl oldu da ben bunu daha önceden duymamış ve denememişim, niye bunu bana daha önceden kimse söylememiş hiç bilmiyorum valla toplamda 10 dk uğraşarak, 2 kez timespy ile test ederek yaptım, muhtemelen daha da iyi optimize edilebilir. şu kadar basit hali ile bile yapmamak çok büyük kayıp. özellikle sana tavsiye ederim değerli arkadaşım @wazzap
  41. 2 likes
    "Şu marka en iyidir" diye bir durum yok. Bazı zeminlerde / bazı şartlarda oldukça iyi sonuç alabilen markalar var. Örneğin kar ve buz yoğun zeminlerde Nokian oldukça başarılı. Islak ve kuru zeminde Michelin, Goodyear ve Continental'in bazı modelleri nispeten daha kısa fren mesafesi sunabiliyor. Genel olarak bakarsak Hankook ve Bridgestone'un bazı modelleri de çoğu zeminde ortalamanın üzerinde performans verebiliyor. Ama mesela Nokian (örneğin Wetproof modeli) diğerlerine göre daha yumuşak hamur kullandığı için yol gürültüsü az oluyor ama çabuk aşınıyor. Ya da Goodyear'da Ultragrip Performance modelinin ilk nesli kuru zeminde pek başarılı değilken ikinci nesli fren mesafesi açısından çok daha iyi. Her lastiğin üretildiği yıla göre de hamur veya kullanılan teknoloji farkından kaynaklanan artı veya eksi durumlar olabiliyor. Örneğin Hankook Winter i*cept RS3 geçen sene o kadar da iyi değilken bu yılki üretimler ortalamada çok daha iyi. Konu tamamen doğru bütçede ve doğru şartlarda o yılın en iyileri arasından seçim yapabilmek. Yakıt tüketimi, yol tutuşu, dayanıklılık, konfor, fiyat / performans oranı vb. gibi çok değişken var. Bunların hepsi de kullanıma, kullanıcıya, araca ve bütçeye göre değişiyor. Ama kabaca konuşursak uluslararası iyi bilinen (Michelin, Continental, Hankook, Bridgestone, Nokian, Goodyear gibi) markalar genellikle kötü sürpriz yaşatmıyor. Arada istisnalar çıkıyor tabii.
  42. 2 likes
    konsolcuyum diye geçinen arkadaşlar varmış burda, buyrun bu da 7. platinum trophy... hem de hangi oyundan...
  43. 2 likes
    playstation'da diablo mu oynanır yahu, nerden buluyorsunuz bu icatları.
  44. 2 likes
  45. 2 likes
    nvidia'nın bu şerefsizlikleri beni deli ediyor, dlss3.0'ın rtx 3xxx serisinde çalışmaması ne demek ya. gayette çalışır bence yine pazarlama taktiğidir.
  46. 2 likes
    Kasa: Corsair 250D İşlemci: Corsair H80i VGA: Arctic Accelero Hybrid (NZXT Kraken G12 ile)
  47. 2 likes
  48. 2 likes
    Arçelik'ten ucuz Siemens bulunca aldım. Profilo bakamadım çünkü Siemens'teki yeni ürün ve lansman fiyatı olan16-17k dan 13k ya ondan da 12k civarına düşünce diğer opsiyonlar çok anlamlı olmadı.Yarın getirecekler ve serviste kuracak. Aslında 2 buzdolabı olduğundan birinde duran malzemelerin bir kısmı dışarıda kalacak. Onun için de biraz daha iri bir cihaz alınacak ama şimdilik beklemesi lazım. Tavsiyeler için teşekkürler. Bu başka cihaz olmadığı ve elimizde kalan 3-5 malzemenin de bozulmadan bir dolaba ihtiyacı olduğundan biraz aceleye geldi. Diğeri için biraz daha araştıracağım
  49. 2 likes
    2 yillik cihaza yenisi cikmak uzereyken 2 yildir cekilen fiyati odemek cabuk silip atmak mi oldu yahu? Yapsinlar indirim, alinsin. Laptop'larda da 12th gen'e vs baktik, indirimde diye 11th gen aldik. "Bekleyemeyiz, illa lazim" diyenler disindakiler niye yenisi cikmak uzereyken bir onceki nesle ayni parayi versin? Kim niye hala 3090 aliyor demedik, niye hala bu fiyata aliyorlar dedik Hatta fiyatla basliyor mesaj.
  50. 2 likes
    bende konsol niyetine kullanmak için tercih etmiştim. İlk yatırım maliyeti xbox series x + PS5 kadar olsa da PC’de oyun fiyatlarının halen uygun olması ve bu donanımın sunduğu görüntü kalitesinin yeni nesil konsollardan daha iyi olması sebebiyle Zotac ağır basmıştı. İncelememde TV yanında ve TV konsolü üzerindeki şeklini de görebilirsiniz. Orada 50 inch TV ve IKEA Stockholm TV ünitesi ile birlikte görünüyor. Yalnız uçak motoru gibi fan gürültüsü salonda baş ağrıtıcı olabilir. Ben ANC kulaklıkla oynuyorum, dert olmuyor 😄