• entries
    12
  • comments
    37
  • views
    934

0
Downsizing kisvesi altında itelemece

Entry posted by lawnmower · - 412 views

Şimdi, bizlerin, sizlerin kullandığı, sahip olduğu, veya olmayı planladığı arabalardan bağımsız olarak yazıyorum bunları. Lütfen siz de "ama ben aldım / denedim, beğendim, bana yetiyor" şeklinde bireysel cevaplarla saldırmayın bana.

 

Ülkemizin en yaygın premium araba markaları olan Mercedes, BMW ve Audi "uzunlamasına yerleştirilmiş" motorlu arabalardan başlar. Yanlamasına motorlu modeller aslında o üreticilerin premium olmayan markalardan müşteri çalabilmesi için tasarlanmış, marka karakterini yansıtmayan modellerdir. Bunu ilk olarak Audi A3 modeliyle başlatmıştır. Bu sebeptendir ki, Audi'yi A3'le tanıyanlar "yha aslında Golf'ten pek farkı yok yha" şeklinde yarak kürek yorumlar yaparlar. Kendi başına haklı olan bu yorum markanın genelini temsil edemez. Nasıl mesela AKG'nin gençleri hedefleyen Y serisi kulaklıkları aynı markanın efsanevi modelleriyle alakasızsa, nasıl mesela Apple tutup giriş seviyesinden müşteri çalmak için özel arayüzlü ama Android çalıştıran telefon yapsa o telefon gerçek bir Apple ürününün deneyimini yaşatmayacaksa, bu yan motorlu arabalar da böyledir. Marka kimliğine, kültürüne terstir. Tabi kullanılmaz, çöp filan değil bunlar, ama kalite, hissiyat, deneyim olarak üstteki modellerle alakaları yok. Onları sanki mesela BMW'nin özel siparişle Peugeot'ya ürettirdiği modeller gibi görebiliriz.

 

Motor meselesi biraz daha karmaşık. Çoğu insan küçük motorlu arabaları "sadece motoru daha küçük" zannediyor. Halbuki durum böyle değil. Şimdi mesela hazır toplanmış PC aldığınızı düşünün. İşte i3, i5, i7 işlemcili modeller var. Kağıt üzerinde de bunların işlemcileri haricinde herşeyleri aynı görünüyor. Peki aynı mı olur? Bunların hedef kitleleri farklı. i3 işlemcili sistem çocuğa karne hediyesidir. i5 kendisi kullanacak adamın sistemidir, biraz birşeyler biliyordur. i7 uzmana, profesyonele göredir. Kasaları aynı olsa bile anakart farklı olur. Disk kapasitesi aynı olsa bile disk modeli farklı olur. PSU farklı olur. Donanım listesinde gözükmeyen hemen herşey değişir, öyle olmalıdır da. Amatörle profesyonele aynı ürün satılmaz. Tabi o amatör model de çöp değil, onun da bir hedef kitlesi, müşterisi var. Lakin bunların sadece işlemci ile birbirinden ayrıldıkları gibi bir durum yok. O sadece en düşük modeli alanın kendine söylediği bir yalandır. "Çok fazla işlem gücüne ihtiyacım yok, geri kalan herşey zaten o 3000 dolarlık sistemle aynı" der adam.

 

Arabalarda da durum aynı. İzolasyon, koltuk süngerinin kalitesi, fren sistemi, hatta dışarıdan aynı görünen jantların kalitesi bile değişiyor. Biri daha önce VW / Honda / Opel / Toyota filan kullanmış adama özel oluyor, diğeri zaten BMW / Mercedes / Audi kullanan, markaların karakterini bilen, daha arabaya binmeden alacağı hissi tahmin eden adam için üretiliyor.

 

Aslında buraya kadar da bir problem yok. Giriş seviyesi model tabii ki olacak. Lakin, bu giriş seviyesi modellerin Türkiye'ye / Türkiye gibi fakir ülkelere özel olması bu masum girişimi bozuyor. Bu 1.6L motorlu kocaman arabalar, 4x4 özelliği kırpılmış arazi araçları filan Almanya'da Hans'ın, Helmut'un "ya arabadan ne anlar bu ayılar, birkaç oyuncak koy bir de ufak motor ekle, binip eğlensinler" diye bize itelediği modeller. Maalesef bizim sikik vergi sistemimiz de buna çanak tutuyor.

Herkesin tercihi, imkanları, ihtiyaçları farklıdır tabi. Ben kendim için bu "iteleme" modelleri asla almam. İkinci el alırım, iki yaş daha yaşlısını alırım, Opel, VW, Honda filan alırım ama sırf premium arabaya binmiş olmak için bu soytarılığın bir parçası olmam. Tabi benim durumum farklı, mesela kredi cekmiyorum, garantiye çok fazla takılmıyorum filan.

 

Neyse, dediğim gibi bunu kişilerin şahsına filan yazmadım, bu küçük motorlu premium arabalar konusundaki genel görüşlerimdir bunlar.


stardust, ObiWan and TiesTorN beğendi
  Report Entry
0


4 Comments


Yazdıklarına tamamen katılmakla birlikte ek olarak bu bize itelenen modelleri daha da leş hale nasıl getirebiliriz diye düşünmektedirler. 

Misal yanılmıyorsam BMW 1 serisi bu yıl son kez arkadan çekişli olarak üretilecek, bundan sonra standart bir önden çekişli araç haline dönüştürülecek.

 

Quote

Bu 1.6L motorlu kocaman arabalar, 4x4 özelliği kırpılmış arazi araçları filan Almanya'da Hans'ın, Helmut'un "ya arabadan ne anlar bu ayılar, birkaç oyuncak koy bir de ufak motor ekle, binip eğlensinler" diye bize itelediği modeller.


BMW 520i herhalde bu tanıma cuk diye uyan ve ülkemizde oldukça popüler olan Türk BMW'si araçlardandır. Zannedersem Almanya'da istesende öyle bir model bulamıyorsun.

lawnmower beğendi

Share this comment


Link to comment
On 05/05/2018 at 1:27 PM, ObiWan said:

BMW 520i herhalde bu tanıma cuk diye uyan ve ülkemizde oldukça popüler olan Türk BMW'si araçlardandır. Zannedersem Almanya'da istesende öyle bir model bulamıyorsun.

 

almanya'da oyle bir model var:

 

k1d1Ap.png

 

fakat hakikaten 2.0 l motor var. turkiye'deki 1.6 mi?

 

--------- 

benim gordugum BMW 1 serisi ve Mercedes A serisi genelde ozel universite ogrencilerinin ve babadan parali hatunlarin tercihi arabalar olusu bu ulkede.

 

cahil cahil konusayim: kompakt sinif vw golf, opel astra vb. gibi araclara kiyasla o paraya cok daha fazla sey verdiklerini dusunmuyorum.  

infestor tarafından düzenlendi

Share this comment


Link to comment

Ben bir ara (bir kaç sene önce bakmıştım) yok diye hatırlıyordum, yanılmışım 520i için.

Fakat dediğiniz gibi TR'deki 1.6L 170bg'lik bir motor. Gösterdiğiniz tablodaki 2.0L 184bg farklı bir motor. Yazının ana fikrini doğrular nitelikte bir karşılaştırma olmuş :) 

Share this comment


Link to comment

Yazdıklarının büyük kısmına katılıyorum, bir kısmı ise göreceli maalesef. Şöyle ki büyük olsun, vergi yüzünden devlete bir araba daha vereceğime yarım araba daha vereyim dediğin anda tüm seçenekler yaklaşık aynı fiyata geliyor. Buna yol açan en ciddi etken maalesef vergi ve bordrolu çalışanlar için bunun önemi büyük. Oysa vergi levhası olanlar için amortismanla beraber ister istemez her türlü araç alınabilir hale geliyor. Yine ülkemizde sadece araba değil akaryakıt tüketimi de ön planda ve bu da ister istemez dizel kullanımını fazlasıyla tetikliyor. Haliyle yine bordrolu çalışanlar üçlü vergilendirmeden kurtulmak için (araç alımı+akaryakıt tüketimi+gelir vergisi) mecburen bu tür araçlara yöneliyorlar. Bir de benim gibi mazereti olanlar var, örneğin 2.0 veya 1.5 motorlu bir araç arasında ciddi bir fark algılama ihtimali olmayan bir kullanıcıysanız (benim eşime 1.5 fazla bile geliyor) gereksiz yere vergiye para vermek istemeyebiliyorsunuz. Burada bireylerden çok devletin vergilendirme sistemi problemli aslında, ısrarlı bir şekilde de buna devam ediyorlar. Bunun altında vw distribütörü gibi hükümete yakınlığıyla bilinen grupların olduğunu düşünüyorum, 1.0L motorlu araba satıyor adamlar ve maalesef alman arabası diyerek bunu alanlar da var. Haliyle bir kazıklanma söz konusuysa en masum olan kişiler araçları alanlar.

Share this comment


Link to comment

Yorum yazmak için üye olun veya giriş yapın

Yorum yazmak için üye olmanız lazım

Üye ol

Üye olun ve sitemizin tüm avantajlarından yararlanın!


Yeni bir hesap oluştur

Giriş yap

Zaten üyemiz misin? O halde giriş yap


Hemen giriş yap