kHanTW

Super Moderator
  • Content count

    1,189
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    16

kHanTW last won the day on June 11 2021

kHanTW had the most liked content!

About kHanTW

  • Rank
    Trail Blazer

Profile Information

  • Cinsiyet
    Erkek
  • Yaşadığı yer
    Mersin

Recent Profile Visitors

1,295 profile views
  1. İlk bahsetmek istediğim film Abbas Kiarostami'den , akılda kalıcı sahneleri var. Bir kız, ailesinden kopmuş, büyük şehre gelmiş ve escort olmuş ama elinden geldiği kadar saklamaya çalışıyor. İranlı bir yönetmenin bakış açısıyla japonyada çekilmiş bir film, bence güzel bir tadı var. IMDB puanı 7 , ben de 7.2-7.4 arasını hak edeceğini düşünüyorum. Like Someone in Love : https://www.imdb.com/title/tt1843287/?ref_=nm_flmg_wr_5 Film değil ama dizi, BluTV'de Bonkis diye bir komedi dizisi var, IMDB puanı 6.6 ama bence çok underrated, benim puanım 8. Fleabag benzeri, çok hoş bir tarzı var ve güldürüyor. İkinci sezonu çıkmış, haberdar etmiş olayım. : https://www.blutv.com/diziler/yerli/bonkis https://www.imdb.com/title/tt13793502/ Gene underrated olduğunu düşündüğüm bir komedi filmi Netflix'te olan Bize Müsade, IMDB de 4,6 puan ile "üzerine toprak atılacak seviyede" bir yere konumlandırılmış ama bence 6,5 rahatlıkla eder. Komedi filmlerinde , hele yerli komedi filmlerinde çok dayanıklıyımdır, elimden geldiği kadar şans veririm, yapımının eli yüzü düzgün olup da izleyemediğim tek film son recep İvedik (Türkiye gişe rekorunun da sahibi aynı zamanda) olabilir. Bu filme niye öylesi kötü bir rating gelmiş anlamış değilim, konu neredeyse komedi filmlerinin %60'ında olduğu gibi tahmin edilebilir ama bence güldüren diyaloglar vardı, şans verin derim. https://www.imdb.com/title/tt10466384/ MUBİ'de never gonna snow again diye bir film izledim, 5 puan veriyorum, vakit kaybı denebilir : https://www.imdb.com/title/tt9526784/ Bir yere varır sandım , o da olmadı. Siz izlemeyin Cem Yılmaz'ın stand up'ını izledim ama ne yazık ki gülemedim, olmayınca olmuyor. Amazon Prime'a boşa para veriyor gibi hissediyorum, bir kaç özel yapım dışında adam gibi içerik bulamıyorum, ne alakaysa bir sürü Hint içeriği var, sanki adamlarda "dandik ülkeler" diye bir kategori var da hepsini bir arada tutuyor gibi hissediyorum. Ne izleyebilirim diye bakınırken bol miktarda stand up olduğunu gördüm ve keyifli bulduklarım oldu. Jimmy O Yang diye çekik gözlü bir eleman, bol bol "ırkçı" espri yapıyor , bel altı muhabbeti kararında, ben beğendim. Puanı 7,2, bence 7 eder . https://www.imdb.com/title/tt11250926/ Prime'da çoğu stand up için Türkçe altyazı olmadığını, onu bile sallamadıklarını hatırlatayım, ecnebicesi olan varsa tavsiye edeceğim bir komedi. Bir başka stand up ise Lano & Woodley: Fly , buna daha çok komedi tiyatrosu demek lazım. Çok başarılı bir ikili imiş bunlar, biraz Laurel Hardy, biraz da Süheyl Behzat havaları var. 15 yıl boyunca gösteri yaptıktan sonra 8 yıllık bir ayrılıkları olmuş, amazon'un bu programı için bir araya gelmişler ve bence güzel. IMDB puanları 6,5 , ben komedi tarzına puanları bol vermeye eğilimli olduğum için 8 veriyorum. https://www.imdb.com/title/tt13514468/ Tiyatro sahnesini çok iyi kullanmışlar, öyle bizdeki gibi bir sandalye ile ihaleyi kapatmamışlar. MUBİ'de burning diye bir film izledim, Haruki Murakami uyarlaması olduğu için kafa yaktı tabi. (1Q84'ü okumaya başladığımda bir kızla çıkıyordum, kitabı bitirdiğimde başkası ile evlenmişti, ordan yola çıkın). Fena olmayan bir filmdi ama ben 7,5 IMDB puanını hak etmediğini düşünüyorum, 7,0 seviyesinde bir film : https://www.imdb.com/title/tt7282468/ Taipei Suicide Story ilginç bir konu var, intihar etmek isteyenlerin geldiği bir otelde olanları anlatıyor, 7,2 IMDB puanını hak ettiğini düşünüyorum. https://www.imdb.com/title/tt11232334/?ref_=rt_li_tt 2009 yapımı Star Trek filmini izledim, 7,0 puan verdim ama özellikle aklımda kalan bir şey de olmadı açıkçası. Diğer iki tanesini de izleyecektim ama prime'dan kalktılar, sağlık olsun dedim. Yılmaz Erdoğan'ın Münakaşa Stand Up'ını izledim ve güldüm , 7,5 veriyorum, Blu TV aboneliği olanlar izlesin derim.
  2. 17999 ken 13 pro max aldım, hatuna bendeki X'i verdim, onun 7'sini de satıp geçeceğim. (Hoş hepsiburada da çek falan veriyormuş, tam bakamadım o işe) En büyük dertlerimden biri pil ömrü idi, hem en uzun dayanan iphone u aldım, hem de apple ürünleri ilk aldığında çok güzel pil ömrüne sahip oluyor, şimdilik mutluyum. Güzel telefon, biraz ağır, ekranı da büyük ama çook hızlı alışılıyor. Bir ara büyük ve ağır gelen X'in şimdi anahtarlık gibi kaldığını düşününce bu süreç böyle devam eder gibi geliyor.
  3. Film çok iyi... Ama zaten psikolojik olarak darlandığım bir dönemde izlemiştim, filmin sonunda "niye yaptım bunu kendime" demiştim. Tüm oyunculuklar şahanen amma Nadir Sarıbacak bi ayrı oynamış... Akılda kalıcı bir yanı var, ben de oldukça beğenmiştim filmi. Bahsedilmiş, Don't Look Up bize göre bir film çıkmadı, yarısını geçerekten bıraaktık. Konu çok tanıdık ama anlatım tarzı mı hoşumuza gitmedi ne oldu tam bilmiyorum. Bugün biraz yoğun bir fillm izleyeyim dedim, Angeloopoulos'tan "Arıcı" diye bir yunan filmi izledim. (1986) Müzikler her zamanki gibi Eleni Karaindrou'nun ve şahane. Tolstoy'un "Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar: Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir." sözüne uyuyor, bir yandan da Kustarica filmi andırırcasına bir düğünle başlıyor. (Nasıl ikisi birden oluyor kısmı filmde) Göze göze sokulan sembolizmler de var. Film benden 8 almaya doğru gidiyor derken ortasında form değiştirdi ve istediğimin dışına çıkmaya başladı. Imdb puanı 7.3, benim puanım 6.5 Almadovar'dan Juliete filmini izledim (2016) Akılda kalıcı olabilecek bir filmdi, bende imdb puanına katılıyorum ama biraz "orta yaş ve sonrası" filmi sanırım. Şu an Dardene kardeşlerden (favori yönetmenlerim arasına girdiler) Rosetta diye bir filme başladım, fena gitmiyor. (1999) Adamların her filmi akılda kalıcı, bundan da güzel bir şeyler bekliyorum, sabahın 4 ü itibari ile çay yapma molası vermiştim, o sırada bu postu attım, filme devam edeceğim.
  4. Don't Look Up 'ı biz de bitiremedik, kötü film demek haddime mi bilmiyoorum ama zevkimize göre çıkmadı.
  5. Bu arada MUBİ nin para vermeden yıllık üyelik olayını hatırlatayım tekrar da benden günah gitsin. .. Üye olanlara da ilk tavsiye edeceğim belgesel Searching For the Sugar Man. Özellikle sıfır yorumla ve spoiler ile sadece ismini yazıyorum, zevki bana yakınsayan birisinin zevk alacağına eminim. IMDB puanı 8.2 , benim puanım 9
  6. İspanyol Pansiyonu güzelce bir film. Devammm filmi de var ma ilk filmin hatrına "eh işte" diye izleniyor.
  7. Öncelikle , ben aynı problemi Samsung televizyonda yaşadım, baya bir delirdikten sonra çözümü buldum : Televizyonun dilini İngilizce yapacaksın, şak diye çözülüyor. MUBİ'nin güzelliği hayatta aklına gelmeyecek filmleri önüne çıkarması, hani bildiğin bir filmi üşenmezsen torrent ten arar bulur indirirsin altyazı falan da bulursun ama "ne izleyeyim" sorusunun cevabı o değil. Ben nerden bulacaktım Bacchus Lady filmini. İnsan elinde kumanda tıklaya tıklaya seçeneklere bakmak istiyor. "Acaba bugün ne gelmiş"diye bakmak da güzel. Bende netflix, youtube premium, amazon prime, blutv ve mubi var ama en "enteresan" seçenekleri MUBİ'de buluyorum. En vasat olanı da Amazon Prime sanırım, ucuz ve kargo bedava yapıcı olmasa kapatırım sanırım. O 1 yıllık abonelikle alakalı olarak da özel mesaj atayım.
  8. MUBİ'de yakın dönemde izlediğim filmleri değerlendireyim, tabi format gereği sanat sepet filmleri. (Bu arada MUBİ'ye bir yıllık ücretsiz aboneliğin bir yöntemi var, neti biraz karıştırıp bakın derim) AZOR (2021) : Çok yavaş ilerliyor, bir şey de olmuyor olabilir ama gene de anlamsız şekilde hoşuma gitti, bir bankacı (tam darbe döneminde) kaybolan meslektaşının izini bulmaya ve müşterilerle görüşmeye gidiyor. Belki de bizden bir şeyler bulduğumdandır, 6.6 olan IMDB puanının üzerinde bir puan (7) verdim : https://www.imdb.com/title/tt11136276/ MUBİ : https://mubi.com/tr/films/azor Özellikle kocasını destekleyen eş rolündeki kadını gerçekten çok beğendim, diyaloglar çok başarılı geldi. Kader (2006 , Zeki Demirkubuz) : Masumiyet filminin sonunda sağlam bir tirad vardır, izlememiş olanlara tavsiye ederim. Aslında Kader filminde o kısım uzunca anlatılıyor. Bu saate kadar izlememiş olmama şaşırıyorum. IMDB puanı 7.9 : https://www.imdb.com/title/tt0875595/?ref_=fn_al_tt_1 MUBİ : https://mubi.com/tr/films/destiny-2006 Microhabitat (2017) : İLginç bir konusu var ama bir yandan da Parasite filmine benzeşen bir yapısı var. 30+ yaşında bir kadının tutkusu viski, sigara ve erkek arkadaşı. Evlerde temizlik yaparak geçiniyor ve kıtı kıtına yaşayabiliyor, oturduğu eve zam gelince (viski ve sigarayı bırakamayacağına göre) evden çıkıyor, olaylar gelişir. Bence güzel film. : https://www.imdb.com/title/tt8191502/?ref_=fn_al_tt_1 7.4 olan IMDB puanını bence hak ediyor, 8 vermek istemediğim için 7 verdim. https://mubi.com/tr/films/microhabitat Mini spoiler : Jerichow (2008) : Almaya'da geçen bir film ama Türk karakter (ve müzik) içermesi ile biraz enteresan. Savaştan dönen bir asker parasızlık yüzünden bir Türk'ün yanında çalışmaya başlıyor, adamın karısına hasta oluyor, olaylar gelişir. Biraz tahmin edilebilir olsa da çok sıkılmadım. https://www.imdb.com/title/tt1224153/?ref_=fn_al_tt_1 https://mubi.com/tr/films/jerichow Bekleme Odası ( 2003, Zeki Demirkubuz) : Baydım, ama öyle böyle baymadım. Filmde evine gelen öğrencisi gerçek hayatta eşi imiş, bu da bir trivia olsun. https://www.imdb.com/title/tt0446930/?ref_=fn_al_tt_1 MUBİ : https://mubi.com/tr/films/the-waiting-room Bozkır (2019 ) : @dandare in seveceği bir film. İsmi gibi bir film, sonuna kadar gelebildim ama çok da önermiyorum. https://www.imdb.com/title/tt11343842/?ref_=fn_al_tt_1 MUBİ : https://mubi.com/tr/films/steppe-2019 İtiraf (2001) : Gene çok bir olayı olmayan bir Zeki Demirkubuz filmi, IMDB puanı fena değil, ama bana biraz keçiboynuzu gibi geliyor, bişiyler alabilmek için fazla emek gerektiriyor. Gene de bekleme odası filmine göre iyidir. https://www.imdb.com/title/tt0317743/ MUBİ : https://mubi.com/tr/films/confession Plüton'da Kahvaltı (2005) : Peaky Blinders'taki koç gibi Tommy Shelby'nin kadın rolünde olması inanılmaz şaşırtıcı, normalde LGBT filmlerine çok prim vermem ama bu güzeldi. IMDB : https://www.imdb.com/title/tt0411195/?ref_=fn_al_tt_1 , MUBİ : https://mubi.com/tr/films/breakfast-on-pluto İç Güvenlik ( The State I am In , 2000) : Yıllardır kaçak olan sol terörist bir çift ve artık ergenliğe giren kızlarının hikayesi, fena değildi MUBİ : https://mubi.com/tr/films/the-state-i-am-in IMDB : https://www.imdb.com/title/tt0248103/?ref_=nv_sr_srsg_2 Yazgı ( 2001) : Gene Zeki Demirkubuz . Öncelikle Zeynep Tokuş tatlı hatunmuş, onu bir not düşeyim Film ruhsuz diyebileceğimiz bir adamın etrafında dönüyor, bence akılda kalıcı sahneleri vardı. MUBİ : https://mubi.com/tr/films/fate , IMDB : https://www.imdb.com/title/tt0287803/ The Bacchus Lady ( 2016 ) : Bu film beni etkiledi. Gene bir kore filmi , oldukça yaşlı olmasına rağmen seks işçisi olarak çalışmak zorunda kalan kadınlar varmış ülkede, onlardan birinin hikayesi. Plot twist olmuyor ama bir noktada filmin konusu (türü?) garip bir şekilde değişiyor. Başrol oyuncusu oscarlı, yabancı filmlerde nadir rastlanan bir durum. Farklı bir film arayanlara tavsiye ederim, diyaloglar yavaş ama sıkmıyor. https://www.imdb.com/title/tt5628012/ , https://mubi.com/tr/films/the-bacchus-lady Bu filmlerden önce çok ciddi bir İran Sineması takibi de yapmıştım da onlara girmek istemiyorum artık, fazlaca uzun bir post oldu. Özellikle bahsetmek istediğim iki tane animasyon var, bu konularda kendimi bilgili sanmama karşın yeni öğrenmiş olmak beni çok şaşırttı. Meğer Macaristan'da 1970'li yıllarda Walt Disney'e kafa tutabilecek bir animasyon sektörü varmış, dahası kalıplar içerisinde olmadıkları için her biri kendine münhasır. İki örneği özellikle paylaşmak istiyorum Scenes with beans (1976) : https://mubi.com/tr/films/scenes-with-beans , 12 dakikalık bir animasyon. https://www.imdb.com/title/tt0263091/ IMDB puanıı 7,6 , ben 8 verdim. Zamanının çok ilerisinde bir stop motion. Paralı bir platform olmadan youtube'dan da izlemek mümkün : I like life a lot (1977) : Çocukların kendi çizimleri ve kendi hikayeleri, 9 dakikalık bir animasyon Teknikten çok içerik insana dokunuyor, https://mubi.com/tr/films/i-like-life-a-lot , IMDB puanı 7,7 , ben gene 8 verdim : https://www.imdb.com/title/tt9347268/?ref_=fn_al_tt_1 (ne yazık ki bunu youtube'da bulamadım)
  9. Biz Roborock S5 aldık pandeminin hemen öncesinde, 2 yıldır tepe tepe kullanıyoruz, etrafımızdaki herkese de S5 ya S5 mmax aldırdık. Meretin nerelere takılma ihtimali olduğunu 2-3 seferde öğreniyorsunuz, halılarda problem yaşamıyoruz ama banyolarda yerdeki havlular problem yaratabiliyor. Gene de gerçekten çamaşır makinası / elde çamaşır yıkama farkı kadar önemli bir cihazmış. Not : Evde Dyson var, yatıyor...
  10. İşin projeksiyon kısmını bilmem ama TV konusunda alabileceğinizin en büyüğünü almanız lazım. O mesafeye göre TV büyüklüğü seçmek falan hikaye, para neye yetiyorsa o kadar büyüğünü almak lazım, OLED gibi teknolojiler ise ondan sonra geliyor. Çok net hesaplanmış gibi 55" OLED alabileceğinize 65" alabiliyorsunuz , böyle böyle gidiyor. İlk TV aldığım zamanlarda bilmem kaç metreye kadar 32" çok yeterli, 40" alındığında gözü bozar falan diyorlardı, şimdi tuvalete bile ufak kalır. Bu arada @stardust , kıskandım televizyonunu
  11. Çok uzun zamandır oynamıyorum, Barbarian harala gürele daldığı için oynaması kolaydır, açıkçası ben Necromancer tercih ederim. İlk başları Amazon gibi olsa da sonradan etrafında adam toplama unsuru olduğu için rahat bir oynayışı vardır.
  12. Ya ben zaten nato kafa, inadım inat birisi değilim, bu oyun bu kadar beğeniliyorsa, senin gibi adamlar tavsiye ediyorsa bir şans vermek lazım. Ama dediğim gibi, derdim zevk almama dan çok huzursuzluk hissi oldu. (Hani oyunun harita sisteminden de bişiy anlamadım o ayrı da, o alışılıyordur herhalde) Konsoldaki oyunlarım komple (save leri ile birlikte) gitti, Red Dead Redemption'da 4. kez aynı yerleri geçmek zorunda kaldım ama bu oyunda o bunalma hissini kaldırabilir miyim bir daha bilmiyorum. Oyun için vakit bulursam (ki sanmıyorum, zorlu bir döneme gireceğim) belki bir miktar gameplay falan izleyip zevk veren ögelerini anlamaya çalışırım, ordan gaza gelirsem tekrar denerim.
  13. Far Cry 5 zor geldi bana, bir türlü oynayamadım, elime alıp alıp bıraktım, öyle olunca buna da pek bakacağımı sanmıyorum... (Ha kimsenin beğenmediği Far Cry Primal'i ayıla bayıla oynadım, onu da belirteyim) Hani bizi şaşırtır, çok eğlenceli bir şey çıkar, o zaman bakarız ama onun dışında çok da heyecanlandıran bir durum yok ortada.
  14. Örnek vereyim, Mersin/Adana tarafından Ankara'ya gideceğiz. Yolun belli bir kısmı (Pozantı'ya kadar olan kısım) ücretli otoban olmak zorunda, 20 TL civarında bir şey alınıyor ve alternatifi yolun zaman/yakıt maliyetine değiyor. Pozantı'dan sonra eskiden olduğu gibi normal devlet yoluna dönülebiliyor, süresi de makul. Ama navigasyon Pozantı'dan sonra Niğde Ankara YİD'ine sokuyor, km olarak uzuyor, süre olarak sadece 8 dakika fark ediyor ve 125 lira gibi bir ücreti var. Trafiği kolaylaştırmak için değil gerçekten deli dumrul vergisi almak için yapılmış. Ücreti geçişleri kullanma dersen ilk baştaki kısma da sokmuyor, kullan dersen de o kazığı yemen için elinden geleni yapıyor. Yolu bilirsen kurtulabiliyorsun ama zaten navigasyonu da bilmediğin yerde açıyorsun, biz Mudanya-Foça yaparken toplamda 15 dakikalık bir "kazanç" için 128 lira gibi bir para ödedik, dahası yolda görmek istediğimiz yerleri de gezemedik, erkenden gitmiş olduk.
  15. Şimdiye kadar hiç bir Kojima oyunundan zevk alamadım nedense, adamla kafamız bir türlü uyuşmuyor, bunda da öyle olacağını tahmin etmiştim zaten. Oyunu elimden geldiği kadar denedim, arkadaşların "bak bi alış sonra bırakamayacaksın 2 saat falan oyna" uyarılarını dikkate aldım. En son (mini spoiler) ve bıraktım. Konsolumdaki oyunlar silinmemiş olsa başka bir kafa ile tekrar şans verirdim ama şimdi tekrar dener miyim bilmiyorum. Adamın oyunlarında ben sürekli olarak "bunalıyorum" ve devam etmek istemiyorum, hani iki bakıp "yurtiçi kargo" oynamaktan sıkıldım durumu değil yani. Oyunun mekanikleri inanılmaz, hakkaten elindeki kol ile sırtındaki yükü taşıdığını sana çok iyi hissettiriyor, o acıyı çekiyorsun. Ama keyif almam için yeterli değilmiş işte.