kHanTW

Super Moderator
  • Content count

    1,172
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    16

kHanTW last won the day on June 11

kHanTW had the most liked content!

About kHanTW

  • Rank
    Trail Blazer

Profile Information

  • Cinsiyet
    Erkek
  • Yaşadığı yer
    Mersin

Recent Profile Visitors

1,209 profile views
  1. Çok uzun zamandır oynamıyorum, Barbarian harala gürele daldığı için oynaması kolaydır, açıkçası ben Necromancer tercih ederim. İlk başları Amazon gibi olsa da sonradan etrafında adam toplama unsuru olduğu için rahat bir oynayışı vardır.
  2. Ya ben zaten nato kafa, inadım inat birisi değilim, bu oyun bu kadar beğeniliyorsa, senin gibi adamlar tavsiye ediyorsa bir şans vermek lazım. Ama dediğim gibi, derdim zevk almama dan çok huzursuzluk hissi oldu. (Hani oyunun harita sisteminden de bişiy anlamadım o ayrı da, o alışılıyordur herhalde) Konsoldaki oyunlarım komple (save leri ile birlikte) gitti, Red Dead Redemption'da 4. kez aynı yerleri geçmek zorunda kaldım ama bu oyunda o bunalma hissini kaldırabilir miyim bir daha bilmiyorum. Oyun için vakit bulursam (ki sanmıyorum, zorlu bir döneme gireceğim) belki bir miktar gameplay falan izleyip zevk veren ögelerini anlamaya çalışırım, ordan gaza gelirsem tekrar denerim.
  3. Far Cry 5 zor geldi bana, bir türlü oynayamadım, elime alıp alıp bıraktım, öyle olunca buna da pek bakacağımı sanmıyorum... (Ha kimsenin beğenmediği Far Cry Primal'i ayıla bayıla oynadım, onu da belirteyim) Hani bizi şaşırtır, çok eğlenceli bir şey çıkar, o zaman bakarız ama onun dışında çok da heyecanlandıran bir durum yok ortada.
  4. Örnek vereyim, Mersin/Adana tarafından Ankara'ya gideceğiz. Yolun belli bir kısmı (Pozantı'ya kadar olan kısım) ücretli otoban olmak zorunda, 20 TL civarında bir şey alınıyor ve alternatifi yolun zaman/yakıt maliyetine değiyor. Pozantı'dan sonra eskiden olduğu gibi normal devlet yoluna dönülebiliyor, süresi de makul. Ama navigasyon Pozantı'dan sonra Niğde Ankara YİD'ine sokuyor, km olarak uzuyor, süre olarak sadece 8 dakika fark ediyor ve 125 lira gibi bir ücreti var. Trafiği kolaylaştırmak için değil gerçekten deli dumrul vergisi almak için yapılmış. Ücreti geçişleri kullanma dersen ilk baştaki kısma da sokmuyor, kullan dersen de o kazığı yemen için elinden geleni yapıyor. Yolu bilirsen kurtulabiliyorsun ama zaten navigasyonu da bilmediğin yerde açıyorsun, biz Mudanya-Foça yaparken toplamda 15 dakikalık bir "kazanç" için 128 lira gibi bir para ödedik, dahası yolda görmek istediğimiz yerleri de gezemedik, erkenden gitmiş olduk.
  5. Şimdiye kadar hiç bir Kojima oyunundan zevk alamadım nedense, adamla kafamız bir türlü uyuşmuyor, bunda da öyle olacağını tahmin etmiştim zaten. Oyunu elimden geldiği kadar denedim, arkadaşların "bak bi alış sonra bırakamayacaksın 2 saat falan oyna" uyarılarını dikkate aldım. En son (mini spoiler) ve bıraktım. Konsolumdaki oyunlar silinmemiş olsa başka bir kafa ile tekrar şans verirdim ama şimdi tekrar dener miyim bilmiyorum. Adamın oyunlarında ben sürekli olarak "bunalıyorum" ve devam etmek istemiyorum, hani iki bakıp "yurtiçi kargo" oynamaktan sıkıldım durumu değil yani. Oyunun mekanikleri inanılmaz, hakkaten elindeki kol ile sırtındaki yükü taşıdığını sana çok iyi hissettiriyor, o acıyı çekiyorsun. Ama keyif almam için yeterli değilmiş işte.
  6. RDR2'yi 4. kez oynamaya çalışıyorum. İlkinde arkadaştan konsolu oyunu ile birlikte almıştım, bi türlü adapte olamamıştım, geri vermiştim. 2.'de ve 3.'de konsolla ilgili problem çıktı (oyun ve save dosyaları silindi), şimdi 4. kez oynuyorum ve bitirmek için önümde 1 aydan biraz fazla vaktim kaldı, sonra fırsat bulamayacağım. İlk başta karşımıza çıkan karlı bölüm tam bir teknoloji demosu gibi, tipi, değişik yerden gelen ışıklar, rüzgar, gölgeler, ayak izleri vs derken gerçekten çok içine çekiyor. Tabi defalarca oynayınca sıkıyor. llk oyunu çok severek oynamış olmama rağmen ikinci oyunda silah seçme tekniğine ve vurduğum hayvanların çürümesi gibi şeylere alışamadım. Adamın tekini iyice döveyim mi dövmeyeyim mi diye internetten baktım, oyunu bitirenlerin iyi bildiği sağlam bir spoiler yedim, siz bakmayın. Sonraki oyunlarda adamı uzaktan dürbünlü ile indirmeye çalıştım ama olmuyor. Şu an 4. chapter'dayım, sabahları 5 gibi kalkıp oynuyorum, akşam da 45 dakika falan oynuyorum, sürekli görevleri bitirmeye kasmıyorum, fena gitmiyor. Daha legendary fish tutamadım
  7. Ben de Samsung'da aynı rezillikten dolayı çok kızgınım, 65" TV aldım ama adamlar DTS desteğini çekmişler, 1-2 yıl önce anneme aldığım Samsung'larda var, bende yok... Sırf o yüzden Xiaomi 4K falan aldım almaya ama 50 tane cihaz bağlama işi aptalca oluyor.
  8. Ben harman seven tayfadanım... Earl Grey tarafı olarak Twinnings Metal Kutu (Kilosu 450-500 bandına geliyor) ve Ahmad Tea seviyorum. Mecbur yurt dışından getirdiğim / getirttiğim çaylar, tabi pandemi söz konusu olunca artık o kanallardan getirtmek de zorlaştı. Nadir miktarda Darjeeling koyuyorum, zaten hem çok baskın bir çay, hem de "çayların şampanyası" adını fiyatı ile de hak ediyor. Çok koymaya gelmez yani. Rahmetli babamın zamanında yurt dışından getirdiği Rabea Tea'den her harmanıma bir tutam koyarım, tada bir etkisi yoktur ama manevi yönünü seviyorum. Türk Çayı için vazgeçilmezim Tirebolu 42 , Çaykur'un mavi kutu olanını seviyorum. Eskiden getirtmesi baya zordu, şimdi altımdaki markette bile bulunabiliyor. Sanki bulunabilirliği artınca kalitesi de biraz bozuldu gibi geliyor, o denli büyük hacimde kaliteli çay üretebilecek kapasiteleri olduğunu düşünmüyorum, biraz markaya güvenip alt kalite çayı dayadılar gibi. Gene de damak tadıma en yakın olanı hala o. Earl Grey'e yakın bir demi olduğu için biraz da "normal" Türk Çayı koyuyorum, gene Çaykur'dan metal kutuda organik çay yahut Nadidem diye bir çay fena olmuyor. Bir defasında "noolacak lan" diyip hediye gelen bilmediğim bir çaydan koymuştuk, zulüm olmuştu. Resmi görebiliyorsanız o sarı yapraklar da imza olsun diye koyduğum şeyler. Kimse görmüyor ama ben harmanda olduklarını biliyorum, bence güzel.
  9. Kullandığım Mazda'yı 2017 yılında sıfır olarak almıştım. O sırada navigasyon özelliğini eklemek için 2000 lira gibi bir rakam istiyorlardı, hepi topu bir sd kartı o paraya itelemeleri anlamsız geldiği için almamıştım ama arabadaki Nav tuşu da boşa çıkmış oldu. Sonradan kendim yurt dışından almak istedim ama sadece Ebay'de vardı, paypal falan da yasaklandığı için kaynadı gitti, zaten temelde de google maps kulandığım için unuttum. Geçtiğimiz haftalarda sahibinden.com'da bir ilan gördüm, adamı aradım, normalde Mercedes navigasyonları satıyormuş, bir umut satılır diye Mazda da getirtmiş, kimse almamış, elinde patlamış. Normalde yüksek bir rakam istiyordu, 250 lira teklif ettim ve kabul edeceği tuttu. Gelen kartı arabaya yüklediğimde kendimi 250 lira kazıklanmış hissettim. Gerçekten de kendi evimi navigasyonda bulamadım, bildiğin bir yeri girmek zaten zor, bilmediğin yeri bulmak imkansız gibi bir şey. Bu bayram tatilinde şehir dışı yaptığımda ise biraz daha iyi geldi, verdiğim parayı helal ettim Adres olmasa bile ilçe merkezi gibi şeyleri girip yolu sürekli olarak görüyor olmak güzel, 3 boyut görüntüsü fena değil, Ankara gibi şehirlerde detay ve doğruluk çok daha fazla (bina şekilleri bile gözüküyor 3 boyutta), bir de navigasyon yüklendiğinde HUD'a trafik işaretleri okuma ve dolayısı ile hız sınırı gösterme özelliği geldi, uzun yolda faydasını gördüm. Bu arada bilmediğin yolda google maps ne yapıp ne edip seni illa ki YİD otoyollarına sokuyor, 9 dakika hızlı gideceğim varsayımı ile 115 lira, 2 adkika için de 25 lira sokuşturdu allahsızlar. Bu harita uygulamalarından "şurdan gidersen şu kadar para" diye bir seçeneği de istiyorum, yoksa bana söylesinler programlayayım (sanırım Yandex'te varmış)
  10. Uzun süre önce bulduğum "ilk basım" I, Asimov, A Memoir kitabını okumaya çalışıyorum. https://www.amazon.com.tr/I-Asimov-Memoir-Isaac/dp/055356997X?ie=UTF8&psc=1&th=1&utm_source=spydrop Sanırım kıymetli bir kitap olsa gerek, yeni basımların hardcover'ları bile 30 dolardan aşağı bulunmuyor. Bendeki versiyonu amerikadaki bir kütüphaneden "çalınmış", sonra nasıl olduysa bir şekil Antalya'daki bir sahafa gelmiş, tatilde de ben denk gelmişim. Asimov bilinen en üretken yazar, 500 den fazla kitap, 90.000 den fazla mektup yazmış. Dewey kütüphane arşivleme sistemine göre, felsefe dışında her tür hakkında kitabı var. Zeki bir adam, yanlış hatırlamıyorsam dünya üstün zekalılar örgütünün de (Mensa) başkanlığını yapmıştı. Kitap güzel olmaya güzel de, adamın kullandığı kelimelerin azımsanamayacak bir kısmını yaklaşık 30 yıldır İngilizce ile iç içe olan ben duymamışım bile, elimde kağıtlarla not tutmak zorunda kaldım Yüklediğim fotoğrafa kendimce esprili bir şey ekledim
  11. Bence de Yesterday "ilginç" bir filmdi... Güzelce bir konu bulmuşlar,, fena işlememişler, 7/10 alabilecek seviyede.
  12. Tenet'i izledikten sonraki film hakkındaki bilgim izlemeden önceki halinden çok farklı değil Sonra açıklayan bir youtube videosu izledim, meğersem benim anlamadığım çok da ahım şahım bir şey yokmuş. Primeri'i de izledikten sonra anlamıyorsun ama açıklayıcı videoları izleyince "hmm" diyorsun. Alternatif bulamayan onu izlesin bari.
  13. Filmi dördüncü kez izledim, gerçekten şahane
  14. Geçmiş olsun... O paralara 2015-2016 Audi A3 alınabilir.
  15. Zaman yolculuğu filmlerinin hepsini izlemek gibi bir amacım olduğu için Netflix'teki "See you yesterday" (Dünü Kurtarmak) filmini izlemeye başladım, bir süre sonra atlaya atlaya gitsem de harcadığım 10-15 dakika geri gelmez.... IMDB 4 küsür vermiş, ben 3 verdim geçtim : https://www.imdb.com/title/tt8743064/ Konu başlığı ile alakalı değil ama güzel bir zaman filmi olarak pek bilinmediğini umduğum underrated bir film önereyim : https://www.imdb.com/title/tt2669336/