Yapay Zeka hakkında herşey
1 1

Bu konuda 95 mesaj var

Yapay zekası zayıfmış ama sevimli birşeye benziyor. Fiyatı $400 . Telefona BT ile bağlanarak çalışıyor. İnsan yüz ifadelerini okuyarak duygu durumunu tahmin edebiliyor.

Japonca tabii ama ufaktan sohbet edebiliyormuş.

 

Geliştiğinde çok eğlenceli olacak. Benim gibi evde hayvan beslemeyi sevmeyenlere bir alternatif :)

 

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Konuyla ilgili topic varmı göremedim lakin akıllı tasarım ve deepmind ile ilgili çok önemli haberler oluyor. Bunlardan birini paylaşayım.

 

Bilgisayarlar 90’lı yıllarda satrançta, 2010’ların başında Jeopardy’de ve bu yıl da Go’da insanları alt etmeyi başardı. İnsanların ürettiği oyunlarda, insanların en iyilerini yenebilen bilgisayarların bir sonraki hedefi, Blizzard’ın popüler gerçek zamanlı strateji oyunu Starcraft II.

Farklı ırkların kaynaklar toplayarak geliştiği ve birbirine karşı savaşarak hakimiyeti ele geçirmeye çalıştığı oyunda, Google’ın Go şampiyonu yapay zeka programı Deepmind, insanlara karşı mücadele verecek. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Blizzard’ın hayran etkinliği BlizzCon’da açıklanan işbirliği ile birlikte Blizzard, Starcraft II’yi diğer şirketlerin oyunu oynayabilen yapay zeka programları geliştirebilmesi için kullanıma açacak. (Görünüşe göre kimse Terminatör filmlerini izlememiş ve bunun sonunun nereye varabileceğini kestiremiyor.)

Bir bilgisayara, amacı hakimiyet kurmak olan bilgisayar oyunları konusunda uzmanlaşmayı öğretmek insanlık için sonun başlangıcı olur mu; orasını kestirmek zor. Ancak Deepmind’ın bu oyunu çok iyi öğrenmek için ihtiyaç duyduğu tek şeyin oyunun amacını öğrenmek olduğunu düşününce durum daha da korkutucu hale geliyor. Google araştırmacılarının yapması gereken tek şey Deepmind’a oyunun amacını öğretmek. Bu noktadan sonra yapay zeka kendisine karşı oyunlar oynayıp hangi stratejinin daha iyi işlediğini bulabiliyor.

 

 

Starcraft II’nin farkı

Starcraft II’yi satranç ya da Go’dan ayıran özellik ise oyunun başlangıcında tüm şartların tam olarak bilinmiyor olması. Satranç ve Go’da tüm harita ve rakibin tüm muhtemel hamleleri kestirilebiliyor. Ancak Starcraft II oyuncuları, oyunun başında haritanın tamamını göremedikleri için, öncü birlikler göndererek haritayı keşfetmeleri gerekiyor. Bu durum Deepmind’ın çözüm bulması gereken yepyeni bir sorun.

Ayrıca oyunun, satranç ve Go gibi sıra tabanlı değil, gerçek zamanlı olması da farklı bir durum. Starcraft II’de oyuncular, rakibin hamlesinin bitmesini beklemeden, aynı anda gelişmeye ve saldırı yapmaya çalışıyor. Bu da kısa süre içerisinde stratejik kararlar alabilmenin önemini artırıyor. Google’ın blogundaki yazıda “her kararın hızlı ve etkili olması gerekiyor” ifadelerine yer veriliyor.

Tanımlar stratejiyi belirleyecek

Araştırmacılar oyunun nasıl kazanılacağını değişik şekillerde tanımlayıp yapay zekayı da ona göre gelişmeye itebilir. Örneğin yapay zekanın önceliği ‘en uzun süre hayatta kalan medeniyet olmak’ da olabilir, ‘rakibin üssüne en çok zarar veren medeniyet olmak’ da. Bu tercihler, yapay zekanın savunmaya mı yoksa saldırıya mı daha fazla önem vereceğini belirleyecek.

Starcraft II’nin dünya çapında çok başarılı oyunculardan oluşan bir topluluğu var. Ama yakın gelecekte bu oyuncuların da birer birer yapay zekaya boyun eğdiğini görme ihtimalimiz çok yüksek. Siz en iyisi dünyanın bilgisayarlar tarafından yönetildiği bir geleceğe kendinizi yavaş yavaş hazırlayın.

 

 Kaynak: Venture Beat ve Dünya Halleri

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Google 'ın yeni AI demosu. Baya tanıyor.

https://quickdraw.withgoogle.com/

 

google AI Experiments.

https://aiexperiments.withgoogle.com/

 

Hot dog çiziyorum, sadece sosis çizdim hatta bir tarafı sivri yani külah gibi oldu, Hot dog deyip kestirip attı. Bana çizim işi yalan gibi geldi. Zaten "experiment" tadında, adı üstünde. Komplo teorisi üretecek olursam, AI yeteneklerini görmekten çok arkada insan etkileşimini tarıyor olma ihtimalleri var gibi geldi bana...

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Google translate neural network kullarak çeviri yapmaya başlamış. Türkçede eklenmiş bugün açılan servise. 

http://www.tomshardware.com/news/google-neural-translation-eight-languages,33039.html

 

Sonuçların eskiye göre önemli ölçüde iyi olduğu söyleniyor. 

MS translator da benzer servisi kullanıma sunmuş bugün ama Türkçe yok.

Eski teknik ile yenisinin karşılaştırması.

https://translator.microsoft.com/neural

 

Google transloru denedim şimdi. Fena değil ama etkilyici de değil. 

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Sonunda AI 'nin pratik faydalarını görmeye başlayacağız sanırım. Satranç , GO oynayan AI 'nin sonunda insanlığa faydalı olduğu görmek heyecan verici.

 

Bir programcı hobi olarak Porno filmleri kare kare inceleyip kategorilere ayıran bir AI yazmış. Uygulama istenirse otomatik olarak editleyebilioyor videoyu.

 

https://github.com/ryanjay0/miles-deep

https://www.reddit.com/r/programming/comments/5dsuxx/deep_learning_porn_video_classifiereditor_with/

Miles Deep - AI Porn Video Editor

Using a deep convolutional neural network with residual connections, Miles Deep quickly classifies each second of a pornographic video into 6 categories based on sexual act with 95% accuracy. Then it uses that classification to automatically edit the video. It can remove all the scenes not containing sexual contact, or edit out just a specific act.

Unlike Yahoo's recently released NSFW model, which uses a similar architecture, Miles Deep can tell the difference between nudity and various explicit sexual acts. As far as I know this is the first and only public pornography classification or editing tool.

This program can also be viewed as a general framework for classifying video with a Caffe model, using batching and threading in C++. By replacing the weights, model definition, and mean file it can immediately be used to edit videos with other classes without recompiling. See below for an example.

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

  Intel announces major AI push with upcoming Knights Mill Xeon Phi, custom silicon

https://www.extremetech.com/computing/239768-intel-announces-major-new-ai-push-upcoming-knights-mill-xeon-phi-custom-silicon

 

Tipe bakıp suçlu olup olmadığını anlayabiliyormuş , ya da çalışıyor. Epey tartışmaya neden olmuş bu.

https://www.rt.com/viral/367626-artificial-intelligence-detect-criminals/

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Ustteki mesajin da cagrisimiyla...

 

 

Yapay zekanin egitilmesi icin yeterince video ve data topladiktan sonra, Global isinma, temiz kaynaklarin tukenmesi, yenilenebilir enerji ihtiyaci... Bunlar sorun degil. Nufus fazlaligi sorun. O da kendi kendini uretip, egitip, kullanabilen drone'lar icin gecici bir sorun.

 

ZwKYajE.jpg

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Yapay zeka hakkında genel görüşüm şu yönde. Bazı problemleri, örneğin 3 cisim problemi, sadece yaratacağımız bir yapay zeka ile çözebileceğiz. 

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Şu Go'da adamı yendikten sonra StarCraft II öğretilmeye çalışılıyor şu an (yukarıda da bahsedilmiş). Onu acaip merak ediyorum ne olacak diye. Koreliler vs. AI güzel maç olur :D

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

AI, illa bilgisayar ile, sayısal ortamda, algoritmalarla, kodla olacak diye bir kural yok. Benim görüşüm zaten temelde fizik motoru olsun, ışıklandırma olsun vb... mevzularda konvansiyonel yöntemlerden vazgeçilmesi gerektiği. Denk gelen bir örnek değil ama randomizasyon olayında bundan vazgeçildi örneğin. Eldeki bilgisayar ne kadar güçlü olursa olsun "gerçek rastgele" davranış sergilenemiyor. Benzeri bir diğer ilgi konusu analog kaotik sistemler mesela...

 

Ayrıca eldeki süper bilgisayarlar öyle sanıldığı gibi güçlü filan değiller, hatta oldukça yetersizler (yapılan işe göre değişir) kaldı ki bazı işleri çözmenin binary sistemin gücü ile alakası olmadığını görüyoruz. Bu yüzden ben gerçek manada adam akıllı bir AI yapısının ancak analog yollarla gerçekleştirilebileceğine inanıyorum.

 

Satrançta ilk uygulanan yöntemler kas gücü ileriyi görme üstüneydi. Ortada gerçek manada bir karar veren bir yapı yoktu. Ayrıca oyun kuralları ve sınırı belli. Bu yüzden donanım geliştikçe bu tip oyunlarda bilgisayarların üstünlüğü öne çıktı. Bu tip oyunlarda "AI" olarak adlandırılan yapıların bir önemi olduğunu ben düşünmüyorum. Belirli bir algoritmanın kas gücü ile çalıştırılması bana "AI" olarak görünmüyor.

 

Bir oyunu izleyip, onu öğrenen ve oynadıkça ustalaşan bir yapı benim kafamdaki AI fikrine uygun düşüyor.

 

Son olarak "god-like" ile kastım hatasız AI yapısı olmadığının altını çizeyim...Hatasız olsa "god-mode" olurdu zaten. Hata yapmasına müsade edilen gerçekten zeki bir sistem hatalarından ders çıkartarak mükemmele yakın (mükemmel değil kesinlikle) iş çıkartabilir. Bu da zaten ortalama bir insandan daha iyi iş yapması demektir ki aranan/istenen özellik de temelde bu zaten.

 

Bunu şuraya bağlıyayım, trafikte dolanan insansız arabalar kaza yaptığı zaman araba bir şey öğrenmiyor. Onu yapan mühendisler öğrneiyor, algoritma güncelleyor, donanımı güçlendiriyor. Hepsi bu...

 

Yapay zekadan kastedilen şey işlemgücü değil. Yapay zekanın olayı hayvani işlem gücü ile bütün olasılıkları deneyip doğru olanı gerçekleştirmekten ziyade olasılıkların hepsini değerlendirmeden öngörme üzerine kurulu. Yani dediğinizin tam aksine sayısal ortamda olması zorunlu bir şey bu.

 

Sizin dediğinizin aksini kanıtlayan bir çok yapay zeka çalışması yapılıyor. Şu an ITU'de MIT ile ortaklaşa çalışan bir ekibin dronelar kullanarak yaptığı bir çalışma var mesela, bu dronelara bir oyun hazırlıyorlar ve bu oyunu oynarken arasıra gidip şarj olmaları gerekiyor çünkü pilleri 30 dakika dayanıyor. Pil değiştirme sistemini robotik yapmışlar düzeneğe konulunca otomatik değişiyor. Oyun sırasında pil bitmesi, yere düşmek gibi şeyler eksi puan.

 

Dolayısıyla droneların yapay zekası ilk önce çok temkinli davranıyor, 10-15 dakikada bir koşup pil değiştiriyorlar. Fakat oyun saatler boyu devam ediyor ve dronelar o kadar erken gitmelerine gerek olmadığını "farkediyorlar" ve 7-8 saat sonra 25dk'da bir pil değişimi gerçekleştirmeye başlayıp oyunu daha iyi oynuyorlar. Süreç başından sonuna insan müdahelesi içermiyor.

 

Tesla'nın durumu biraz farklı. Yolda hareket eden bir şeye böyle bir yapay zeka veya algoritmayı henüz koyamazsınız. Çünkü orası deneme yanılma yapabileceğiniz bir yer değil. Verileri toplayıp analiz etmeniz, bunu gerçek hayatta değil simülasyonlarla denemeniz gerekiyor. 

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Evet geleceği tahmin etmek kolay değil fakat..

 

50'lere 60'lara gitmeden 85'de "Geleceğe Dönüş" filminde hayal edilen 2015'e bakıp sonra 1993'de çekilen "Cezalandırıcı" filmindeki 2032'e bakınca geçen 8 senede gelecek projeksiyonunun ne kadar daha gerçekçi olduğunu görebiliyorsunuz. Örneğin Geleceğe Dönüş'ün 2015'inde arabalar uçuyorken, Cezalandırıcının 2032'sinde arabalar hala 4 tekerlekli kara taşıtları olarak betimlenmişti. 9 yıl sonra yani 2002 yılında vizyona giren Azınlık raporu filminin 2054 yılı projeksiyonunda ise yine normal otomobiller, normal balistik silahlar ve normal kıyafetler görüyoruz.

 

Demem o ki; yıllar ilerledikçe gelecek projeksiyonlarımız daha isabetli hale geliyor. Bu nedenle günümüzün düşünürlerinin, yazarlarının, fikir adamlarının gelecek projeksiyonlarını eskiye nazaran daha fazla dikkate almamızda bir sakınca yok.

 

Bu geleceği daha iyi ön görmek veya daha isabetli olmakla ilgili değil, o dönemin sinema yapısı ve izleyici kitlesi ile alakalı. Olay geleceği öngörmekse, günümüz bilimkurguları rezalet durumdalar çünkü hiçbir öngörüleri yok. Yaptıkları neredeyse bütün her şey 50-70 arası yazılan romanlar ve 90'lar kadar yapılan filmleri taklit etme üzerine kurulu. 

 

Eskiden bilimkurgu sinemasında yakın gelecekte bir tarih verilirdi ve fazla füturistik bakılırdı. Günümüzde kısmen fantastik süper kahraman filmlerinin çok revaçta olmasından dolayı bilimkurgu o filmlerle arasına biraz fark koymak için bu yolu seçiyor, bazı noktalarda eşeği sağlam kazığa bağlıyor. Bu kurgu günümüzde daha doğru tahmin ediyorlar diye yanılgıya düşürmesin, günümüzdeki bilimkurgudan vereceğiniz her örneğin benim verdiğim dönemden bir karşılığı kesinlikle var. Bilimkurgunun altın çağı o dönemler.

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Yorum yazmak için üye olun veya giriş yapın

Yorum yazmak için üye olmanız lazım

Üye ol

Üye olun ve sitemizin tüm avantajlarından yararlanın!


Yeni bir hesap oluştur

Giriş yap

Zaten üyemiz misin? O halde giriş yap


Hemen giriş yap
1 1

  • Bu sayfadaki üyeler   0 üye

    Şu an bu sayfayı görüntüleyen bir üye yok