Leaderboard


Popular Content

Showing most liked content since 26-09-2026 in all areas

  1. 4 likes
  2. 4 likes
    Uzuuun arastirmalardan ve kargo macerasindan sonra 49" Samsung OLED yerine aldigim monitore kavustum... Gigabyte MO32U24 31.5" 4K 240Hz 4th-gen Penta Tandem OLED Monitor konusunda secenekleri yazmistim gerci burada ozet geceyim... Aslinda 39" 5K2K almayi istiyordum ama Alienware olan problemli bir cihaz, fiyatinin yurtdisinda dusuk olmasi ve glossy kaplama olmasi yuzunden yuruyor... Yoksa uniformity ve dimming problemleri var... LG'yi gozume kestirdim ama onda da mat kaplama uzerine cok elestiri olunca vazgectim... Bir de zaten QD-OLEDciyim, WOLED sinmedi icime... Artik 39" QD-OLED cikarsa bakariz... Once MSI 31.5 MPG 322UR QD-OLED X24 pesinde kostum ama aylardir stok yok... Bu da Gigabyte ve ASUS ile ayni paneli kullaniyor... MSI'i tercih etme sebebim hem Gigabyte o zaman piyasada yoktu, hem de ASUS ROG Swift PG32UCDM3 30bin TL daha pahaliydi... Fakat MSI Turkiye Agustosta getirecegim demesine ragmen getiremedi monitoru... ASUS ROG Swift PG32UCDM3 dedigim gibi gereksiz pahali, su an 70bin TL'lere kadar indirdiler fiyati ama hala degmez... En son Amazon'da dolanirken Gigabyte'in stoklara girdigini gorunce Witcher 3 Remastered gelmeden alayim dedim ... Monitorun ekstralarindan biri speakeri olmasi, bahsettigim diger monitorlerde yoktu, iyi oldu cunku genelde oyun harici hep speaker kullaniyorum... Eksiklik olarak gorulebilecekler; Displayport 1.4 var, 2.1a yok ve USB-C uzerinden sadece 18W veriyor... Bunlar da acikcasi beni uzmedi... Bu arada KolayGelsin sagolsun ilk siparisimi kaybetti, Amazon da biraz bekletti ama "sitem edince" hemen 2.yi yolladilar... Bakalim insallah panelde bir hata, kusur vs yoktur...
  3. 3 likes
    adamlar direksiyona entegre 4lü bardak tutucu yapmış ama hala yaranamıyor kimseye
  4. 3 likes
    RTX MFG, 40 serisi için de geldi; her ne kadar official olmasa da latency farkı 50 serisiyle çok benzer ve tamamen ihmal edilebilir durumda. nVidia'nın yalanı bu kadar iyi yüzüne vurulabilirdi, ayrıca kendi (backspace tuşuyla açılan) arabirimi var, MFG modları arasında dinamik geçebiliyorsunuz. 2x FG destekli oyunda bile 6x veya dinamik mod açılabiliyor, çok da güzel çalışıyor. Contrrol Resonant'da bu sayede oyun ayarları ultra, RT ayarları high iken (1080p) dlss-quality (preset-L), dinamik modda 65C derece gpu sıcaklığı ile, yani fanlar çıldırmadan 4070 laptop gpu ile oyunu 144 fps'de oynayabiliyorum, MFG çarpanı bayağı artsa da ciddi bir artifact göremiyorum, gayet oynanabilir ve akıcı herşey. Sırf şunu denemek için Epic'den Control 1'i de indireceğim. https://github.com/dashdogy/RTX40MFG-Unlock/
  5. 3 likes
    Alienware AW3423DWF 34 QD-OLED 165Hz SATILDI Hemde çok iyi fiyata satıldı. Kaçıran üzülsün.
  6. 2 likes
    FW 13.60 ve oncesi PS5 ve PS5 Pro cihazlar kirildi... Asagidaki videoda nasil yapilacagi anlatilmis adim adim (PC'ye baglamaya vs gerek yok); Su an birbiri ardina emulatorler vs. cikiyor... PS1, PS3, Xbox 360, Switch vs. emulatorlerini gordum... Hatta windows emulatoru bile var, HalfL-Life 2, GTA 4 vs. denenmis , calisiyor... Surada da Spectrum Library uzerinden oyunlari nasil indirebileceginiz anlatilmis; Bunun disinda bir de Orbit Store var sanirim, oyunlari dogrudan indirebildiginiz...
  7. 2 likes
    Control Resonant https://store.steampowered.com/app/3669870/CONTROL_Resonant/ Oyun çıktı. İlk Control oyunu en sevdiğim oyunlar arasında ilk sıradadır. Konusu, kurgusu ve oynanış mekanikleri muazzam iyiydi. Çok ön yargılarım vardı bu yeni Control oyununa. Yinede Remedy kötü oyun yapmaz mantığı ile satın aldım. Şuan oyundan ayrılamıyorum. Cidden tüm ön yargılarımın aksine inanılmaz iyi bir oyun olmuş. Bu sefer Federal Büro binasının dışında Newyork da geçiyor hikaye. İlk oyunda ki ajan Jess'in kardeşini oynuyoruz. İlk oyunun devamı niteliğinde. Her ne kadar Control 1 hikayesinin kısa özetini geçiyor olsalarda bence oynayın. Yoksa sizinle konuşan ve saldıran bir otobüs görünce "bu ne lan" demeyin. Ya da uçan bir telefon kulubesini takip ederken ben ne yapıyorum bu nasıl bir hikaye demeyin. Çünkü ilk oyunla bağlantılı bunlar. Koca şehir paranormal olayların etkisinde şekil değiştiren ve paranormal objelerin olduğu bir açık dünya. Bu arada Nvidia bu oyun için yeni driver sürümünü yayınladı. Ben 4K oynuyorum ve herşet ultra, path tracing vs Ultra, DLSS Kalite ile 260 FPS civarında. Optimizasyon çok iyi. yine bir OLED ekranınız varsa denemeniz gereken bir oyun.
  8. 2 likes
    Bioware kapanmış... https://www.techpowerup.com/353984/legendary-game-studio-bioware-shuts-down-following-ea-layoffs
  9. 2 likes
    Yapay zeka PC cephesine damga vurmaya devam ediyor; Elemanin birisi Claude uzerinde verdigi komutlarla Elder Scrolls IV: Oblivion Remastered oynarken yasanan stutter ve performans dusuklugu problemlerini buyuk oranda cozmus... Zaten saka gibi bir sebepten olan bu problemleri Claude tek DLL dosyasiyla halletmis; [ https://github.com/LTSharpe/OblivionRemasteredPerformanceFix ] ...
  10. 2 likes
    Benim bu sovda gordugum su; adamlardaki yazilim herkesten fersah fersah onde... Tabii bu roket vs. sov icin yapilan seyler, pratikte geregi yok ama sunu VW, BMW, Mercedes filan yapmaya kalksa kac kisi telef olurdu, arac yere inerken hangi acida iner paramparca olurdu filan dusunemiyorum...
  11. 2 likes
    bunu bugün denedim, mükemmel çalışıyor hakkaten. kendi arayüzünü kullanmak bile gerekmiyor, dll dosyasını atınca oyunun kendi içindeki MFG seçeneği açılıyor direkt. nvidia alsın o yalanlarını g.tüne soksun dedim direkt.
  12. 2 likes
    @Peregrine Benim eski mouseumdan almışsın oda güzeldir ama bana artık büyük geliyor. Hayırlı olsun. Bende bugün ikinci el uyguna creative AE-5 plus ses kartı gördüm hemen telefon açtım adamda düzgün bir insan atladım bisiklete gittim aldım. Efendim neymiş 50 ohm kulaklığa (hd598) amfi daca gerek yokmuşta herşeyle çalışırmış falan filan ehhh. Aleti kasaya taktım beynim kamaştı sesten. Kulaklık çıkışı ve 5.1 analog multi ch çıkışları ayrı ayrı. Kulaklık çıkışı zaten canavar ama analog çıkışlarındada çok farketti 5.1 sistemde. Aktif sub falan coştu tonlama tamamen değişti. Kulaklık çıkışında x amp diye birşey varmış 30 dan fazla açamıyorum rahat patlatır sennheiserı. Kulaklarımın pası silindi
  13. 2 likes
    Ben de G305 halen problemsiz çalışmasına rağmen, bluetooth ve 2.4ghz çift bağlantı desteklemesi ve şekli itibariyle günlük kullanımda rahat olacağı düşüncesiyle ve Amazon fiyatının da nispeten uygun (1840₺ gibi) olması sebebiyle Razer Basilisk V3 X HyperSpeed aldım. Günluk kullanım rahatlığı ve akıcılığı, yanlardaki tutamaç lastiklerin rahatlığı, hypershift falan derken bayağı iyi çıktı alet, gayet memnunum. FPS kullanımında mouse pad sınırına gelince kaldırıp başka yere koymak vs. yani FPS tutuşu açısından da g305'i çekmecede hazırda bekletiyorum (içine nimh şarjlı pil koydum, seyrek kullanımda içine pil akmasın diye). EDIT: Ayrıca Xiaomi Mi Body Composition Scale S400 baskül, Xiaomi 10W Wireless Power Bank 10000mAh ve Gamesir X5S için üç farklı yükseklikli analog grip set aldım (nintendo switch için üretilmiş, DOBE marka sarı renk). Xiaomi ürünleri gauey güzel ve analog gripler de henüz gelmedi, gelince kısa bir kısaca yorumlarım almayı düşünen varsa diye. EDIT2: Unutmuşum, Baseus L54 USB-C - 3,5 mm Kulaklık Adaptörü, 24 bit/48 kHz DAC aldım bir de. Üzerindeki DAC iyi gayet. Xiaomi Hi-Def kulak içi kulaklık pro'ydu galiba, biraz eski ama güzel bir kablolu kulaklığımla test ettim Poco X8 Pro ile harika ses verdi, tizler doğal baslar da gayet kuvvetliydi. Belki Dolby Atmos ile ilgilidir diye laptopun tip c portunda test ettim, tabi atmos kadar şenlendirmese de düzgün temiz bir ses verdi, flat EQ testi sonrası biraz basları gıdıklayınca laptopda da tatmin edici sonuç verdi. Malzeme kalitesi iyi, böyle bir ürün ihtiyacı olan tercih edebilir.
  14. 2 likes
    Huawei WATCH 5 46 mm Titanyum modelini, Huawei Türkiye garantili olarak satın aldım. Aslında ilk tercihim Huawei Watch Ultimate 2 idi. Ancak ne hikmetse bu modelin tüm versiyonlarına eSIM desteği koymamışlar. eSIM desteği yalnızca yeşil modelde mevcut. İşin daha da kafa karıştırıcı tarafı, piyasada iki farklı yeşil versiyon bulunması. eSIM desteği olan versiyonun fiyatı ise yaklaşık 80 bin TL. Açıkçası oldukça mantıksız ve tutarsız bir fiyatlandırma politikası izlemişler. Modelleri detaylıca araştırıp karşılaştırdığımda, Watch 5'in sunduğu özelliklerin Ultimate 2'den pek de farklı olmadığını gördüm. Hatta E-SIM kendinden Watch 5 de mevcut. Benim için olmazsa olmaz özellik bu. Ultimate 2'nin öne çıkan avantajları ise 150 metreye kadar dalış desteği ve SONAR teknolojisiyle su altında iletişim kurabilmesi. Bunlar da benim günlük kullanımımda ihtiyaç duyacağım özellikler değil. Hatta dalış yapmayan kimseye lazım değil. Onun dışında ki tüm özellikle aynı. Hatta ekran konusunda Kavisli olmasından dolayı Watch 5 daha şık duruyor. Dolayısıyla aradaki ciddi fiyat farkını ödemek için mantıklı bir neden göremedim. Sonuç olarak Watch 5 Titanyum modelini tercih ettim.
  15. 2 likes
    yani mesela şimdi şunu yapamayacaksam ne anladık o oyundan 9 düşmanı 3 kurşunla yok etmek... ortalığı darma duman etmek...
  16. 2 likes
    @JardeL hayırlı olsun. @jackjoker 'in dikkat çektiği konu da önemli, yeni bir monitör olsam ben de DP 2.1 nimetlerinden mahrum kalmak istemezdim.
  17. 2 likes
  18. 2 likes
    DLSS ekran kartında çalışan bir yerel yapay zeka modeli, nasıl ki llama.cpp veya benzer yöntemle yapay zeka modelleri kullanılabiliyor DLSS de kabaca aynı mantıkla çalışıyor. Tabii gecikme son derece önemli olduğu için bu modeller çok düşük boyutlarda, deterministik bir yapıda. Bu kadar hızlı çıkarım yapabilmesi için de işte tensor çekirdekleri gerekiyor, tensor çekirdekleri matris çarpım işlemlerini olağanüstü şekilde hızlandırıyor, CUDA çekirdekleri ile bu hızda bunları yapabilmek mümkün değil. Ayrıca Blackwell mimarisinde NVFP4(sıkıştırma) desteği var, önceki serilerde bu destek maalesef yok. NVFP4 desteği ciddi hızlanma sağlıyor. Yani Nvidia’nın eski kartlara bazı şeyleri açmamasının arkasında bu tip teknik konular da vardır.
  19. 2 likes
    stardust edition olacak o yanlış yazmayalım
  20. 2 likes
    Linux için yeni geçişlerde mümkün mertebe SELinux enforced veya AppArmor kullanan distrolara geçmek güvenlik açısından daha iyi olabilir. Arch Linux ve varyasyonlarını giriş seviyesinde pek düşünmemek lazım bence. Linux'ta virüs falandan ziyade rootkit tehlikesi var. Arkada devamlı çalışan Windows Defender türü uygulama da yok. Bu bakımdan nereden ne indirildiğine dikkat etmek lazım. Gerçi Windows 11 için de böyle bu ama Linux daha da bir yabancı ortam olduğundan dikkat etmek lazım. Bu bakımdan devamlı güncellenen rolling release(bu tür tabir edilen distrolar ki en meşhuru Arch Linux'tur, devamlı paket güncellemesi alırlar, sistemim en güncel yazılım versiyonlarını takip etsin deniliyorsa bu tip distro takip etmek gerekir, ancak gülü seven dikenine katlanır misali bu distrolarda son derece güncel verisyonlar takip edildiğinden bir anda uyumsuzluk vb. problemler çıkabilir, çalışan sistem güncelleme sonrası bir anda çalışmamaya başlayabilir, bir anda kendinizi sorun giderme döngüsü içinde bulabilirsiniz) veya bir miktar geriden takip eden Fedora veya daha katı güncelleme yapılan Ubuntu, Debian takip edilebilir. Şunu da söylemek gerekli, neredeyse tüm dağıtımlar Fedora, Arch Linux veya Debian türevi oluyor. Mesela oyuncuların çok tercih ettiği CachyOS Arch Linux türevidir veya Nobara Fedora türevidir. Ubuntu bile Debian türevi olarak geçiyor ancak artık ayrı bir dal olarak değerlendirilecek herhalde. Bir de openSUSE var, onu da yabana atmamak lazım. İkinci bir ayrım ise arkasında dev şirketler olan distrolar ile topluluk olan distrolar, arkasında devler olan distrolar Fedora(Red Hat, Red Hat IBM alt kuruluşu) openSUSE(Alman şirketi SUSE'nin dağıtımı), Ubuntu(Canonical), en büyük topluluk dağıtımı ise Arch Linux'tur sanırım. Arch Linux'un wiki sayfaları çok ayrıntılıdır, Linux'ta bir şey öğrenmek için birebirdir, yapay zekaya Linux ile ilgili soru sorarsanız çok büyük ihtimalle buradan bakıp cevap verir. Linux'ta bir başka problem olabilecek konu eğer ki Windows 11 ile dual boot yapılacak ise Secure Boot meselesidir, çoğu Linux kullanan kişi Secure Boot sevmez, Linux dağıtımlarında da destek değişiktir, benim için en kolay tecrübe openSUSE Tumbleweed(openSUSE'nin rolling release'i) tecrübesi oldu, kernel direkt openSUSE'den imzalı gelir, Secure Boot enabled PC'ye direkt olarak openSUSE Tumbleweed yüklenebilir. Secure Boot için AMD ile bu sadece kernel'in imzalı olması yeterlidir, çünkü AMD Linux sürücüleri açık kaynak kodludur ve bu nedenle kernelin direkt parçasıdırlar ayrıca imza vb. gerekmez. Ancak Nvidia sürücüleri açık kaynak kodlu değildir, Nvidia son zamanlarda sürücünün bir kısmını açık kaynak kodlu hale getirmiştir ancak tümü açık kaynak kodlu değildir, Nvidia sürücülerinin mutlak surette imzalanması gerekir Secure Boot ile çalışabilmesi için. openSUSE Tumbleweed ile direkt Nvidia'nın Tumbleweed reposundan sürücü indirildiği için sürücü imzalı gelir ve ayrıca secure boot için imza prosedürü olmaz. Son bir iki aydır bakmadım ancak halen böyledir herhalde. Fedora tarafında ise imzalamak gerekir Nvidia sürücüsünü. En güncel Nvidia sürücüleri ise Arch Linux ile geliyor baya yakından takip ediyorlar. openSUSE Tumbleweed(rolling release olmasına rağmen) ve Fedora böyle değil, daha geriden takip ediliyor. Başka da ne diyeyim bilemedim şimdilik. Ben yerel modelleri llama.cpp ile Windows 11'de çalıştırıyorum, Linux'ta bir miktar daha az VRAM overhead olabilir ancak bir süredir dual boot kullanmıyorum, Windows 11'i zaten neredeyse Linux'a çevirdim, bende terminal olarak Wezterm yüklü, Powershell 7.6.6 yüklü onun da içinde, starship yüklü, eza, fzf, bat yüklü yine, winget ve scoop kullanıyorum. VS Code, Zed, Antigravity IDE yüklü yine, haliyle WSL de yüklü, o tarafta da zsh, starship, eza, fzf, bat aynen yüklü. WSL vLLM ve SGLang denemeleri yapmak için kurmuştum ancak ciddi sorunlu kurulumları, .venv(sanal Python ortamı, buraya kurulan Python paketleri vb. ana sisteme geçmez, böylece ana sistem istemeden bozulmamış olur, işiniz bitince .venv'i deactivate edip klasörü silerseniz gider) ortamında bile çalıştıramadım. Yine Nvidia Modopt ile nvfp4 çevirimleri yapmaya çalıştım ancak onlar da başarılı olmadı. Daha docker konuları falan da var onlara hiç girmiyorum ben de son zamanlarda o konuya da bakıyorum.
  21. 2 likes
  22. 1 like
    bazi steam oyunlarini oynayabiliyorlarmis https://videocardz.com/newz/gamers-are-now-playing-steam-games-directly-on-playstation-5-no-streaming-required
  23. 1 like
    Kotaku'nun haberine gore Gears of War: E-Day'in maliyeti yarim milyar USD'i asmis... Gamepass'e gelecek bir oyuna yapay zeka caginda bu kadar para harcamak akil alir gibi degil... Steam satislari da 100.000'e ulasmadi deniyor ki Gamepass'te varken niye $70 versin insanlar...
  24. 1 like
    bioware zaten eski bioware değildi artık ama yine de çok anılarımız var kendileriyle... yazık olmuş.
  25. 1 like
    14.10 da jailbreak edilmiş https://www.notebookcheck.net/PS5-console-jailbreak-on-latest-14-10-firmware-shared-before-GTA-6-release-date.1428405.0.html
  26. 1 like
    Teşekkürler. Bu kulaklıklar biraz değişik. Dirençleri düşük ama hassasiyetleride çok düşük ve sürmesi zor. Bu kulaklık 18 ohm ama 92 db hassasiyeti. Mesela 250 ohm luk bir dt770 den 2.5 kat daha fazla güç istiyor ve 6 katı akım çekiyor. Genede ae5 sürebiliyor bu arada.. Ama ayrı bir masaüstü amfi olsaydı bir tık daha iyi olurdu(muydu acaba)..
  27. 1 like
    Çok pis gaza getirdiler Hifiman Edition XS aldım ilk planar kulaklığım:
  28. 1 like
    arka kanat tamponun ilerisinde olduğundan dolayı Avrupa regulasyonlarını karşılamıyor. Bu yüzden Avrupaya gelmeyecek. Sadece Amerika. https://www.youtube.com/watch?v=83KF3alrDLw Yakın arkadaşım konuyla ilgili video yaptı. Epey teknik ve güzel bilgiler veriyor. O değilde, Porsche'nin "Dünyanın en iyi yere basan aracı" diye tanıtım yaptığı günde Elon amca uçan araba tanıtarak Porsche'yi yok etti. Yazık oldu kimse Porsche konuşmuyor.
  29. 1 like
    Bazen oyunlarda Dynamic FG modu ya da 2x'in ötesi olmuyor. Oyun sadece 2x desteklese bile backspace ile çıkan arabirimden 6x ya da dynamic ayarlamak mümkün ve mükemmelen çalışıyor. Oyunda bunlar mevcutsa evet hiç o arabirimi açmaya bile gerek yok, tüm seçenekler oyunda açılıyor. Mesala senin durumundaki gibi elinde 4070 ti varsa aynı miktarda ram içeren bir 50 serisi dengine geçmeye gerek yok gibi geliyor. Tabi oyun harici, benim çok aşina olmadığım, başka şeylerde de kullanıp, ek fayda sağlanmayacaksa. Benim en çok eksikliğini duyduğım şey (dynamic mode ile) ekran fps'yi ekran refresh rate'ine kilitleyip bunu fanları çıldırtmadan yapabilmekti, o da oldu. "Hell is other people" düsturumdan dolayı zaten multiplayer ile hiç işim olmaz, dll injection'dan dolayı ban yiyecekmişim derdim yok.
  30. 1 like
  31. 1 like
    Bu kadar PS kırılma haberinden sonra, eğer ellerini çabuk tutmazlarsa korsan kardeşlerimiz PC versiyonunu Rockstar'dan önce çıkartır.
  32. 1 like
    Dün denedim. Emu ile alakası yok fsr 4.1 bile var çok daha stabil ve kaliteli görüntü. Trainerını bile koymuş adam oyunun bir sürü grafik ayarı vs. Tek sıkıntı ses çok düşüktü o kadar.
  33. 1 like
    Yataş Athletic kardeşim de almıştı; onun da eh işte gibi bir yorumu olmuştu.
  34. 1 like
    Athletic ultra sert bir yatak. bende ilk başlarda araştırmıştım ama bana göre olmadığını anladım. orta sert bir yatak bence ideal.
  35. 1 like
    Ailemizin vokalisti Alissa White-Gluz Arch Enemy'den ayrıldıktan sonra bir süre bocaladı ama artık doğru yolu bulmuş gibi. Tamamen kadınlardan kurduğu yeni grubu Blue Medusa akıllara zarar. Gitarlar, davul inanılmaz. Vokale söz yok zaten. Albüm henüz çıkmadı ama 3 parçaya video çektiler. Birini buraya bırakayım beğenenler diğerlerine de bakabilir. https://www.youtube.com/watch?v=8DVwEt00MEY
  36. 1 like
    DLSS 5 kurulumunu da hallettim, Deadspace 2023 ile denedim, şimdi model resmi olarak oyunla gelmediği için önce oyun render oluyor akabinde görüntü tekrar DLSS 5 modeli işleniyor, bu nedenle gecikme çok çok fazla, FPS aşırı düşük, yarı yarıyadan fazla bile fark ediyor, aynı sahnede GPU çekirdek sıcaklığı Preset K(DLSS 4 ile geldi, Quality ve Balanced için default model) 65-66C, Preset M(DLSS 4.5 ile geldi, Performance için varsayılan model, 2x2 grid ile çalışıyor, Preset K modeline göre daha fazla piksel üretimi yapması nedeniyle tensor çekirdeklerine daha fazla yükleniyor ve %50 çözünürlük için ideal) 68-69C, DLSS 5 neural rendering artı Preset M 73-74C oluyor kart. Performans aşırı düştüğü için bir değerlendirme yapmak çok doğru olmaz. Resmi şekilde gelecek mi neural rendering modeli.
  37. 1 like
    Güle güle kullan, ben de bilakis QD-OLED aydınlık odada sevmiyorum, LG WOLED ile devam ederim.
  38. 1 like
    Çoğunlukla lüks otellerin aldığı marka model vardı , bir ara donanımhaberde konusuluyordu. Uzun ömürlü ve çok rahat olduğundan bahsediliyordu. Yatak ihtiyacı için bir ara kaydetmiştim , bulursam buraya atayım. Ben de seneye alacağım sanırım bir yatak ondan almayı planlıyorum tabii marka modeli bulursam. Ek:Tabi değil tabii doğrusuymuş , sanırım.
  39. 1 like
    yatak için olumsuz bir yorumum yok. tam tersi gerçekten çok rahat ettiğim bir yatak oldu. çok düşünmeye gerek yok. uzun araştırmalarım sonucu en doğru kararı verdiğimi düşünüyorum.
  40. 1 like
    hızlı tempolu oyunları oldum olası sevmemişimdir... ne olup ne bittiğini anlamadan sürekli bir telaş içerisinde oynamak bana göre değil, bu şekilde zevk almıyorum. şu videoya göre yorum yapacak olursam grafiklerin biraz iyileşmesi haricinde bence control 1'e göre genel olarak downgrade olmuş oyun. alan wake 2 gibi bir şaheserden sonra bunu hangi kafayla yaptılar anlaması güç. hack n slash istesem devil may cry oynarım. şahsi fikrim tabi. steam yorumlarına bakılırsa oyun iyi gibi ama iyi olmaması için bir sebep yok zaten. objektif olarak bakıldığında iyi olabilir ama bana çok hitap etmiyor bu gameplay tarzı. teaser videoları ilk çıktığı günden beri aynı şeyi söylüyordum zaten. steam'deki negatif yorumların çoğu da benzer yönde.
  41. 1 like
    Combat ve weapons bölümü benim hislerimi özetliyor.
  42. 1 like
    başından beri bunu diyorum... hack n slash ne alaka bu seride amk.
  43. 1 like
    Başkan biliyorsun sen benim yumuşak karnımı. Oraya doğru çalışma lütfen
  44. 1 like
    Mucit Rudolf Diesel gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor 29 Eylül 1913'te, kendi adını taşıyan motorun mucidi Rudolf Diesel, Belçika'nın Anvers kentinden İngiltere'nin Harwich kentine seyahat ederken *Dresden* adlı buharlı gemiden kayboldu. 10 Ekim'de, Kuzey Denizi'nde seyreden bir gemideki Belçikalı bir denizci, suda yüzen bir ceset gördü; yapılan incelemeler sonucunda cesedin Diesel'e ait olduğu anlaşıldı. Ölümüyle ilgili büyük bir gizem vardı ve bu gizem hâlâ varlığını koruyor: Ölümü resmen intihar olarak kayda geçse de, pek çok kişi Diesel'in öldürüldüğüne inanıyordu (ve hâlâ inanıyor). Diesel, motorunun tasarımının patentini 28 Şubat 1892'de aldı; ertesi yıl ise tasarımını "Buhar Makinesinin ve Dönemin İçten Yanmalı Motorlarının Yerini Alacak Rasyonel Bir Isı Motorunun Teorisi ve Yapısı" başlıklı bir makalede açıkladı. İcadını, herhangi bir yakıtı yakabilen (daha sonra ürettiği prototipler yer fıstığı yağı veya bitkisel yağla çalışacaktı) ve ateşleme sistemi gerektirmeyen bir "sıkıştırmalı ateşleme motoru" olarak tanımladı; motor, aşırı yüksek basınca sıkıştırıldığı için çok ısınmış hava dolu bir silindire yakıt verilmesiyle ateşleniyordu. Diesel, böyle bir motorun benzeri görülmemiş bir verimliliğe sahip olacağını savunuyordu: Yakıt enerjisinin yüzde 90'ından fazlasını boşa harcayan dönemin diğer motorlarının aksine, Diesel kendi motorunun yüzde 75'e varan bir verimlilikle çalışabileceğini hesaplamıştı. (Yani, enerjinin yalnızca dörtte biri boşa gidecekti.) Diesel'in bizzat ürettiği en verimli motor yüzde 26'lık bir verimlilik oranına sahipti; bu oran yüzde 75'e ulaşmasa da yine de emsallerinden çok daha iyiydi. 1912 yılına gelindiğinde, dünya genelinde —çoğunlukla fabrikalarda ve jeneratörlerde— 70.000'den fazla dizel motor kullanımdaydı. Zamanla Diesel'in motoru demiryolu endüstrisinde devrim yaratacaktı; İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kamyon ve otobüslerde de, ağır yüklerin çok daha ekonomik bir şekilde taşınmasını sağlayan dizel tipi motorlar kullanılmaya başlandı. Diesel öldüğünde, yeni bir dizel motor fabrikasının temel atma törenine katılmak ve motorunun İngiliz donanmasına ait denizaltılara monte edilmesi konusunu görüşmek üzere İngiltere'ye gidiyordu. Neredeyse hemen çeşitli komplo teorileri ortaya atılmaya başlandı: Bir manşette "Mucit, patentlerin İngiliz hükümetine satışını engellemek amacıyla denize atıldı" ifadesi yer alırken, bir diğerinde Diesel'in "büyük petrol tröstlerinin ajanları tarafından öldürüldüğü" endişesi dile getiriliyordu. Diesel'in kendini denize atmış olması muhtemeldir —ki sonradan neredeyse beş parasız olduğu ortaya çıkmıştır— ancak bu gizem muhtemelen hiçbir zaman çözülemeyecektir.
  45. 1 like
    Gigabyte MO32U24’ü kaça aldın? ASUS PG32UCDM3’ün pahalı olduğu doğru, ama fiyat farkının değip değmeyeceği kullanım şekline bağlı. Uzun süredir OLED monitör kullanıyorum; yeni monitörümü almadan önce de modellerin artılarını ve eksilerini epey araştırdım. Benim için ASUS’un en önemli avantajı, RTX 50 serisi kartımla DisplayPort 2.1a UHBR20 üzerinden 80 Gbps bağlantı kurabilmem. Böylece 4K 240 Hz’de DSC sıkıştırmasına ihtiyaç duymuyorum. Ayrıca 90 W USB-C güç çıkışı sayesinde dizüstü bilgisayarımı ayrı bir adaptör kullanmadan bağlayıp şarj edebiliyorum. Dolby Vision desteği de bu formattaki içerikler için bir artı. Artık neredeyse her yapım veya oyunda Dolby Vision desteği mevcut. Bir de yakınlık sensörü var. Ekranın başından kalktığımda görüntüyü otomatik olarak karartıyor, geri döndüğümde yeniden açıyor. Özellikle masaüstü gibi sabit görüntülerin uzun süre açık kalabildiği OLED monitörlerde bunu kullanışlı bir koruma özelliği olarak görüyorum. Bunların dışında iki monitörün pek çok özelliği birbirine yakın. MO32U24’ü 40 bin TL civarına aldıysan gerçekten çok iyi bir fiyat/performans alışverişi yapmışsın. Ben şu an Gigabyte’ı yaklaşık 58–65 bin TL aralığında görüyorum; bu fiyatlarda iki model arasında 30 bin TL fark yok. Kullandığın ekran kartı da DisplayPort 2.1 destekliyor. ASUS’un bağlantı avantajından yararlanabilirdin.
  46. 1 like
    linux mint kurdum bugün, sabahtan akşama kurcaladım, windows gibi günlük işlerimi yapmaya uygun hale getirmeye çalıştım. biraz beyin yakıyor ama çoğu şey yapılabiliyor. yine de genelde windowsun gözünü seveyim diyorum laptop baya rahatlıyor ama çok hafif sistem. hem hızlı da. windowsta 10-12 saat dayanan laptop bataryası 17 saate çıktı bununla o kadar hafif.
  47. 1 like
    Oyun bu arada kendinden Türkçe olarak çıktı. Türkçesi de gerçekten başarılı. Control oyununda ki gibi çeviri metodu kullanmışlar ki genelde ben İngilizce oynamayı seven biriyim. Türkçesi çok başarılı geldi. Remedy yine yapmış yapacağını. Oyundan çıkamıyorum.
  48. 1 like
    1928 Seri üretim otomobil radyosu yapan ilk şirket kuruldu 25 Eylül 1928'de, Chicago merkezli Galvin Manufacturing Corporation resmen kuruldu. Galvin, 1930 yılında seri üretimi yapılan ilk ticari otomobil radyosu olan Motorola'yı piyasaya sürecekti. (İsim iki bölümden oluşuyordu: "motor" kısmı otomobilleri ve hareketi çağrıştırırken, "ola" eki "Victrola"dan türetilmişti ve insanlara müziği çağrıştırması amaçlanmıştı.) 1921'de mühendis Paul Galvin ve arkadaşı Edward Stewart, Wisconsin'in Marshfield kentinde bir akü fabrikası kurdular; ancak bu girişim iki yıl sonra kapandı. 1926'da Galvin ve Stewart, akü üretim şirketlerini bu kez Chicago'da yeniden hayata geçirdiler. Bu girişim de başarısızlıkla sonuçlandı; fakat ortaklar, ev radyolarının enerjisini duvar prizinden almasını sağlayan bir yöntem geliştirmişlerdi bile; buna "kuru pil eliminatörü" adını vermişlerdi. Galvin, iflas eden şirketinin eliminatör bölümünü bir açık artırmada 750 dolara geri satın aldı ve hemen işe koyularak Sears, Roebuck gibi müşteriler için eliminatörler ve alternatif akımla (AC) çalışan radyo setleri üretip tamir etmeye başladı. Ne var ki kısa süre sonra Galvin'in ilgisi otomobil radyosu işine kaydı. İlk otomobil radyoları —önce pille çalışan taşınabilir "seyahat radyoları", ardından tanesi 250 dolara (bugünün parasıyla yaklaşık 2.800 dolar) mal olan ve araca özel monte edilen dahili radyolar— 1926'da ortaya çıkmıştı; ancak bunlar ortalama bir sürücü için fazlasıyla pahalıydı. Galvin, uygun fiyatlı otomobil radyolarını seri olarak üretmenin bir yolunu bulabilirse zengin olacağını düşünüyordu. Haziran 1930'da mucitler Elmer Wavering ve William Lear ile anlaşıp eski Studebaker marka aracına bir radyo monte ettirdi ve Atlantic City'deki Radyo Üreticileri Birliği'nin yıllık toplantısına katılmak üzere 800 millik bir yol katetti. Kongre merkezinin dışına park etti, müziğin sesini açtı (bu amaçla Wavering, Studebaker’ın kaputunun altına özel bir hoparlör yerleştirmişti) ve RMA üyelerinden gelecek siparişleri beklemeye koyuldu. Birkaç sipariş geldi ve Galvin, 110 dolarlık 5T71 model araç radyolarından, o yılki masraflarını neredeyse karşılayacak kadar sattı. Şirketinin adını Motorola olarak değiştirdi; böylece otomobil kullanma ve otomobilde yolculuk etme şeklimizi sonsuza dek dönüştürdü. William Lear ise, 1966’dan itibaren her Ford otomobilinde standart olarak sunulan sekiz kanallı kartuşlu teyp sistemini icat etti. Bu sırada otomobil üreticileri kendi radyo üretim birimlerini kurarak, Motorola’yı bizzat yarattığı pazardan yavaş yavaş dışarı itti. Şirket, 1984 yılında araç radyosu üretimini durdurdu. Günümüzde ise şirket, en çok cep telefonu üretimiyle tanınmaktadır.
  49. 1 like
    Biz dizelcilere girdi o bir ay kadar önce, sıra sizde
  50. 1 like
    Oneisall LM2 7-in-1 Kedi & Köpek için Vakumlu Bakım Seti Bizim kediler maf etti bizi. Her yer tüy içinde. Veterinerde traş ettirmek hem çok masraflı hem de hayvanların psikolojileri bozuluyor. Ben de veterinerde gördüğüm traş makinesinden aldım, iyi ki de almışım. Bundan önce normal traş makineleri de kullandım ama pek başarılı olmadı. Hem kesmek çok zor oluyor hem de ortalık batıyordu. Bu makine tüyleri vakumu ile bıçağın ucuna çektiği için tüylerin bıçağın altından kayıp gitme gibi bir durumu olmuyor, kesilenler de direkt haznesine gidiyor. Kesme dışında günlük fırça başlığı ile tararsanız da bu sefer dökülen gevşek tüyleri haznesinde topluyor. Traş kafası için aynı şeyi söyleyemem ama vakum kısmı çok sessiz, süpürge sesinden korkan hayvanlar için gayet ideal. Tüylü evcil hayvanlarınız varsa kesinlikle düşünülmesi gereken bir ürün. Yalnız Türkiye'deki fiyatlar korkunç, ben Türkiye'deki fiyatının beşte birine falan aldım. Ben misal hayvan huysuzlanana kadar kesiyorum. Arıza çıkardığı zaman bırakıyorum, bazen birkaç saat sonra bazen ertesi gün kaldığım yerden devam ediyorum. Kuaföre yada veterinere götürdüğünüzde böyle olmuyor, zorla bitene kadar devam ediyorlar, sonra hayvan 1 hafta kendine gelemiyor. https://oneisall.com/products/lm2-dog-grooming-vacuum