Leaderboard


Popular Content

Showing most liked content since 10-09-2026 in all areas

  1. 5 likes
    250ye ne alabileceğini ben sana özelden atıcam şimdi
  2. 4 likes
    Uzuuun arastirmalardan ve kargo macerasindan sonra 49" Samsung OLED yerine aldigim monitore kavustum... Gigabyte MO32U24 31.5" 4K 240Hz 4th-gen Penta Tandem OLED Monitor konusunda secenekleri yazmistim gerci burada ozet geceyim... Aslinda 39" 5K2K almayi istiyordum ama Alienware olan problemli bir cihaz, fiyatinin yurtdisinda dusuk olmasi ve glossy kaplama olmasi yuzunden yuruyor... Yoksa uniformity ve dimming problemleri var... LG'yi gozume kestirdim ama onda da mat kaplama uzerine cok elestiri olunca vazgectim... Bir de zaten QD-OLEDciyim, WOLED sinmedi icime... Artik 39" QD-OLED cikarsa bakariz... Once MSI 31.5 MPG 322UR QD-OLED X24 pesinde kostum ama aylardir stok yok... Bu da Gigabyte ve ASUS ile ayni paneli kullaniyor... MSI'i tercih etme sebebim hem Gigabyte o zaman piyasada yoktu, hem de ASUS ROG Swift PG32UCDM3 30bin TL daha pahaliydi... Fakat MSI Turkiye Agustosta getirecegim demesine ragmen getiremedi monitoru... ASUS ROG Swift PG32UCDM3 dedigim gibi gereksiz pahali, su an 70bin TL'lere kadar indirdiler fiyati ama hala degmez... En son Amazon'da dolanirken Gigabyte'in stoklara girdigini gorunce Witcher 3 Remastered gelmeden alayim dedim ... Monitorun ekstralarindan biri speakeri olmasi, bahsettigim diger monitorlerde yoktu, iyi oldu cunku genelde oyun harici hep speaker kullaniyorum... Eksiklik olarak gorulebilecekler; Displayport 1.4 var, 2.1a yok ve USB-C uzerinden sadece 18W veriyor... Bunlar da acikcasi beni uzmedi... Bu arada KolayGelsin sagolsun ilk siparisimi kaybetti, Amazon da biraz bekletti ama "sitem edince" hemen 2.yi yolladilar... Bakalim insallah panelde bir hata, kusur vs yoktur...
  3. 3 likes
    RTX MFG, 40 serisi için de geldi; her ne kadar official olmasa da latency farkı 50 serisiyle çok benzer ve tamamen ihmal edilebilir durumda. nVidia'nın yalanı bu kadar iyi yüzüne vurulabilirdi, ayrıca kendi (backspace tuşuyla açılan) arabirimi var, MFG modları arasında dinamik geçebiliyorsunuz. 2x FG destekli oyunda bile 6x veya dinamik mod açılabiliyor, çok da güzel çalışıyor. Contrrol Resonant'da bu sayede oyun ayarları ultra, RT ayarları high iken (1080p) dlss-quality (preset-L), dinamik modda 65C derece gpu sıcaklığı ile, yani fanlar çıldırmadan 4070 laptop gpu ile oyunu 144 fps'de oynayabiliyorum, MFG çarpanı bayağı artsa da ciddi bir artifact göremiyorum, gayet oynanabilir ve akıcı herşey. Sırf şunu denemek için Epic'den Control 1'i de indireceğim. https://github.com/dashdogy/RTX40MFG-Unlock/
  4. 3 likes
    Müstehcenliği alanen yayma suçundan göz altına alınmasına...
  5. 3 likes
    sorun led ya da xenon değil aslında, hiç birisinin amacına uygun veya düzgün açı ile kullanılmamasından kaynaklı. halojen far yuvasına xenon takmış öküz, önü hariç dağı taşı her yeri aydınlatıyor. hem karşı şeritten gelen hem de önünden giden adamın gözlerini kör ediyorlar. aynı şekilde halojen yuvasına led takanlar da benzer. fabrika çıkışlı led veya xenon olanlarda sorun yok ama çoğunun far ayarları bozuk. biri de dur şunu düzelteyim demiyor. bu bi boka yaramaz muayene kurumları "far ayarı hatalı" yazıp geçmek yerine şu ayarı 2dk yapsa zaten bu sorun kalmayacak. halojen yuvasına başka ampul takanları ise direkt bırakmaları gerekiyor. ben aracımdaki orjinal mercekli xenon insanların gözünü rahatsız etmesin diye arada bir otoparkta yükseklik kontrolü yapıp, kaymışsa 2dk düzeltiyorum tornavida ile. herkesin bu kadar bilgili olmasına da gerek yok, rot balansçılar yapıyor zaten bu ayarı ama bu cahillerin far ayarı denen şeyden haberleri bile yok. dağı taşı aydınlatarak dolaşıyorlar, umurlarında da değil. daha dün böyle ayarsız biri gözümü siktikten sonra sağa çekilip yol verdim, önüme geçince direkt uzunları yaktım. 5-10sn sonra adam 4lüleri açtı, camdan kolunu çıkarıp özür diledi. işin garibi hatasının ne olduğunun farkında ama düzeltmiyor mesela böyleleri de var.
  6. 3 likes
    monitörün çok gösterişli ama. - başkan şimdi eğri oturacağım bak. katlanan telefon racona ters... hareketli parça olan alet arıza yapmaya mahkum, kap takılmaz, bez kılıfa koysan onla mı sok çıkar uğraşacaksın, erkan koruyucu da uygulanmaz, ömrü bir kez elinden düşürmeye bakar. telefonun iyi zaten, alırsın yanına ipad pro olursun kral, macera arama bizimle kal - mahalle baskısı yüzünden 17 pro max kullanan biri olarak heralde en az heyecan uyandıran lansman bu oldu. tek ilgilendiğim airpods pro 3, o da 250 dolar gibi uçuk bir rakam, blackfriday'de 200 dolara düşer diyorlar. şayomi'yi uçuşta dinlenirken kullanıyorum ama ANC olarak apple eziyor yazmış bilenler, görelim bakalım.
  7. 3 likes
    Alienware AW3423DWF 34 QD-OLED 165Hz SATILDI Hemde çok iyi fiyata satıldı. Kaçıran üzülsün.
  8. 2 likes
    yani mesela şimdi şunu yapamayacaksam ne anladık o oyundan 9 düşmanı 3 kurşunla yok etmek... ortalığı darma duman etmek...
  9. 2 likes
    Control Resonant https://store.steampowered.com/app/3669870/CONTROL_Resonant/ Oyun çıktı. İlk Control oyunu en sevdiğim oyunlar arasında ilk sıradadır. Konusu, kurgusu ve oynanış mekanikleri muazzam iyiydi. Çok ön yargılarım vardı bu yeni Control oyununa. Yinede Remedy kötü oyun yapmaz mantığı ile satın aldım. Şuan oyundan ayrılamıyorum. Cidden tüm ön yargılarımın aksine inanılmaz iyi bir oyun olmuş. Bu sefer Federal Büro binasının dışında Newyork da geçiyor hikaye. İlk oyunda ki ajan Jess'in kardeşini oynuyoruz. İlk oyunun devamı niteliğinde. Her ne kadar Control 1 hikayesinin kısa özetini geçiyor olsalarda bence oynayın. Yoksa sizinle konuşan ve saldıran bir otobüs görünce "bu ne lan" demeyin. Ya da uçan bir telefon kulubesini takip ederken ben ne yapıyorum bu nasıl bir hikaye demeyin. Çünkü ilk oyunla bağlantılı bunlar. Koca şehir paranormal olayların etkisinde şekil değiştiren ve paranormal objelerin olduğu bir açık dünya. Bu arada Nvidia bu oyun için yeni driver sürümünü yayınladı. Ben 4K oynuyorum ve herşet ultra, path tracing vs Ultra, DLSS Kalite ile 260 FPS civarında. Optimizasyon çok iyi. yine bir OLED ekranınız varsa denemeniz gereken bir oyun.
  10. 2 likes
    @JardeL hayırlı olsun. @jackjoker 'in dikkat çektiği konu da önemli, yeni bir monitör olsam ben de DP 2.1 nimetlerinden mahrum kalmak istemezdim.
  11. 2 likes
  12. 2 likes
    DLSS ekran kartında çalışan bir yerel yapay zeka modeli, nasıl ki llama.cpp veya benzer yöntemle yapay zeka modelleri kullanılabiliyor DLSS de kabaca aynı mantıkla çalışıyor. Tabii gecikme son derece önemli olduğu için bu modeller çok düşük boyutlarda, deterministik bir yapıda. Bu kadar hızlı çıkarım yapabilmesi için de işte tensor çekirdekleri gerekiyor, tensor çekirdekleri matris çarpım işlemlerini olağanüstü şekilde hızlandırıyor, CUDA çekirdekleri ile bu hızda bunları yapabilmek mümkün değil. Ayrıca Blackwell mimarisinde NVFP4(sıkıştırma) desteği var, önceki serilerde bu destek maalesef yok. NVFP4 desteği ciddi hızlanma sağlıyor. Yani Nvidia’nın eski kartlara bazı şeyleri açmamasının arkasında bu tip teknik konular da vardır.
  13. 2 likes
    stardust edition olacak o yanlış yazmayalım
  14. 2 likes
    Linux için yeni geçişlerde mümkün mertebe SELinux enforced veya AppArmor kullanan distrolara geçmek güvenlik açısından daha iyi olabilir. Arch Linux ve varyasyonlarını giriş seviyesinde pek düşünmemek lazım bence. Linux'ta virüs falandan ziyade rootkit tehlikesi var. Arkada devamlı çalışan Windows Defender türü uygulama da yok. Bu bakımdan nereden ne indirildiğine dikkat etmek lazım. Gerçi Windows 11 için de böyle bu ama Linux daha da bir yabancı ortam olduğundan dikkat etmek lazım. Bu bakımdan devamlı güncellenen rolling release(bu tür tabir edilen distrolar ki en meşhuru Arch Linux'tur, devamlı paket güncellemesi alırlar, sistemim en güncel yazılım versiyonlarını takip etsin deniliyorsa bu tip distro takip etmek gerekir, ancak gülü seven dikenine katlanır misali bu distrolarda son derece güncel verisyonlar takip edildiğinden bir anda uyumsuzluk vb. problemler çıkabilir, çalışan sistem güncelleme sonrası bir anda çalışmamaya başlayabilir, bir anda kendinizi sorun giderme döngüsü içinde bulabilirsiniz) veya bir miktar geriden takip eden Fedora veya daha katı güncelleme yapılan Ubuntu, Debian takip edilebilir. Şunu da söylemek gerekli, neredeyse tüm dağıtımlar Fedora, Arch Linux veya Debian türevi oluyor. Mesela oyuncuların çok tercih ettiği CachyOS Arch Linux türevidir veya Nobara Fedora türevidir. Ubuntu bile Debian türevi olarak geçiyor ancak artık ayrı bir dal olarak değerlendirilecek herhalde. Bir de openSUSE var, onu da yabana atmamak lazım. İkinci bir ayrım ise arkasında dev şirketler olan distrolar ile topluluk olan distrolar, arkasında devler olan distrolar Fedora(Red Hat, Red Hat IBM alt kuruluşu) openSUSE(Alman şirketi SUSE'nin dağıtımı), Ubuntu(Canonical), en büyük topluluk dağıtımı ise Arch Linux'tur sanırım. Arch Linux'un wiki sayfaları çok ayrıntılıdır, Linux'ta bir şey öğrenmek için birebirdir, yapay zekaya Linux ile ilgili soru sorarsanız çok büyük ihtimalle buradan bakıp cevap verir. Linux'ta bir başka problem olabilecek konu eğer ki Windows 11 ile dual boot yapılacak ise Secure Boot meselesidir, çoğu Linux kullanan kişi Secure Boot sevmez, Linux dağıtımlarında da destek değişiktir, benim için en kolay tecrübe openSUSE Tumbleweed(openSUSE'nin rolling release'i) tecrübesi oldu, kernel direkt openSUSE'den imzalı gelir, Secure Boot enabled PC'ye direkt olarak openSUSE Tumbleweed yüklenebilir. Secure Boot için AMD ile bu sadece kernel'in imzalı olması yeterlidir, çünkü AMD Linux sürücüleri açık kaynak kodludur ve bu nedenle kernelin direkt parçasıdırlar ayrıca imza vb. gerekmez. Ancak Nvidia sürücüleri açık kaynak kodlu değildir, Nvidia son zamanlarda sürücünün bir kısmını açık kaynak kodlu hale getirmiştir ancak tümü açık kaynak kodlu değildir, Nvidia sürücülerinin mutlak surette imzalanması gerekir Secure Boot ile çalışabilmesi için. openSUSE Tumbleweed ile direkt Nvidia'nın Tumbleweed reposundan sürücü indirildiği için sürücü imzalı gelir ve ayrıca secure boot için imza prosedürü olmaz. Son bir iki aydır bakmadım ancak halen böyledir herhalde. Fedora tarafında ise imzalamak gerekir Nvidia sürücüsünü. En güncel Nvidia sürücüleri ise Arch Linux ile geliyor baya yakından takip ediyorlar. openSUSE Tumbleweed(rolling release olmasına rağmen) ve Fedora böyle değil, daha geriden takip ediliyor. Başka da ne diyeyim bilemedim şimdilik. Ben yerel modelleri llama.cpp ile Windows 11'de çalıştırıyorum, Linux'ta bir miktar daha az VRAM overhead olabilir ancak bir süredir dual boot kullanmıyorum, Windows 11'i zaten neredeyse Linux'a çevirdim, bende terminal olarak Wezterm yüklü, Powershell 7.6.6 yüklü onun da içinde, starship yüklü, eza, fzf, bat yüklü yine, winget ve scoop kullanıyorum. VS Code, Zed, Antigravity IDE yüklü yine, haliyle WSL de yüklü, o tarafta da zsh, starship, eza, fzf, bat aynen yüklü. WSL vLLM ve SGLang denemeleri yapmak için kurmuştum ancak ciddi sorunlu kurulumları, .venv(sanal Python ortamı, buraya kurulan Python paketleri vb. ana sisteme geçmez, böylece ana sistem istemeden bozulmamış olur, işiniz bitince .venv'i deactivate edip klasörü silerseniz gider) ortamında bile çalıştıramadım. Yine Nvidia Modopt ile nvfp4 çevirimleri yapmaya çalıştım ancak onlar da başarılı olmadı. Daha docker konuları falan da var onlara hiç girmiyorum ben de son zamanlarda o konuya da bakıyorum.
  15. 2 likes
    Ubuntu' daydım ama o da Windows' u aratmayacak derecede stabil olmayan güncellemelerinden bıktırdığı için Mint' e geçiş yaptım. Mint' de zaten Debian/Ubuntu üzerine kurulu bir dağıtım ve Ubuntu paketlerini rahatça kurabiliyorum, üzerine oldukça stabil. Fedora' da çok iyi ama güncel Nvidia sürücülerini kurmak sıkıntı, o sebeble Mint benim için en iyi tercih oldu.
  16. 2 likes
    Çip ve bellek krizi bu noktadayken seneye yeni seri kart çıkarmanın mümkün olmadığını görebilmek zor değil. Elde kalmış 3060'ları "yeni kart" diye piyasaya sürdüler, fiyatı 500 dolara çıktı. Hangi 6XXX serisinden bahsediyoruz...
  17. 2 likes
    amazon.com.tr/dp/B0GYZ3GCXZ Amazon'dan 194.70₺'e almıştım, çok çok iyi çıktı.Oldukça kalın ve kameradan ve ekrandan 2mm gibi çıkıntı yapıyor, kamera cam ve çerçevelerinin üzerine biniyor, yani koruması çok başarılı, rijiditesi çok iyi, yüzeyi de ele çok güzel bir his veriyor, kara lastik gibi değil ancak sanırım soft touch boya ile bu sağlanmış, soyulabilir ya da laçkalaşabilir, bekleyip görmek lazım şu an "tough armor" kılıflarla yarışır diye düşünüyorum. amazon.com.tr/dp/B0FGP8CBQ7 Yine Amazon'dan bir gamesir x5s siparişi verdim, hall effect stickler ve hd rumble varmış. Gamesir Kaleid'den çok memnun olduğum için siparişi verdim gitti. Gelince yine buradan iyi/kötü yanlarını yazarım. amazon.com.tr/dp/B0GW3XHM6K Kılıf kalın olunca önceki telefonun ve yeni telefonun da kutusundan çıkan kılıfla sığdığı ahşap masa standına yeni kılıfla sığmamaya başladığı için şu masa standını sipariş ettim, umarım buna sığar. Fiyatı 60₺
  18. 2 likes
    Ties denen çıkıntıya ben daha geçen sene 100 yap dedim, herif onar onar arttırıyor. bak buraya yazıyorum, seneye sonbahar seçim, 2027 yıl sonu olmadan 250 tl yazarız bu başlığa. (Evin 2 arabasını da elektrikli yaptım )
  19. 2 likes
    Keychron k5 max (brown switch) geldi, iyi ki kırmızı falan almamışım bu bile basım hissi zayıf geldi, bir de amazon yorumlarında birisi tuşlar birbirine çok yakın diye şikayet etmişti, hadi len demiştim, adam haklıymış, gerçi 10 yıldır logi k330 kullanınca bunun hissiyat ve yerleşimini kas hafızası haline getirmem biraz sürebilir keza bakarak yazınca hızlı yazıyorum. bir de diğer şikayet edeceğim nokta şift ve alt gr ile çıkan karakterlerin tuşlara basım sırası bir tuhaf, üstteki rakam sırasındaki sıralama ile diğer yerlerdeki sıralama pek tutmuyor gibi, neyse ki, neyin nereden çıkacağı artık bir şekilde beynime kazındığı için çok sorun olmuyor, arka ışık parlaması yani tuşlardaki karakterleri aydınlatması laptopunkinden kötü, bu ledlerin yetersizliğinden değil de tuşların yapısından kaynaklı gibi. ama karanlıkta düz beyaz yaptım, gayet iş görüyor, zaten rgb çin keranesi sevmiyorum, bir de fazla sade, tamam taban aluminyum ama pc ye bağlı iken alıp bir yere çekmek sorun, çünkü çerçeve yok yandan tutunca direkt tuşa basıyorsunuz, neyse iyi şikayet ettim, ama bakarak yazınca çok hızlı yazıyorum sanırım el alışkanlığı kazanmam lazım :)) iki gün sonra alışırsam klavyenin hakkını yemişim diye gelirim buraya muhtemelen, iyi yanları, bluetooth modunda 3 çihazla eşleşip tuş kısayolu ile cihazlar arası geçiş yapabiliyorsunuz çok kıyak, bluetooth modunda half life 2 açtım denemek için, herhangi bir gecikme öksürme olmadı, fareyi ytenilerken de bt destekli fareye geçip onun sinyal alıcı usb dongle'ını da sistemden söküp rahatlayacağım :)) Son olarak bu para (6300₺) buna verilir mi? şu anki fikrime göre çok da verilmezmiş, ama fena bir cihaza benzemediği için bir süre şans vereceğim. TL;DR : fena değil gibi ama alışma süresi olacak 🤷🏻‍♂️ bana çerçevesiz ve low profile yerine standart boy switchli hatta şu klikleyen mavi miydi ondan lazımmış ama az yer kaplamasını sevdim orası da ayrı
  20. 2 likes
  21. 2 likes
    Apple bunu aslında hep yapıyor; neden bu kadar şaşırılıyor, anlamıyorum. Bence doğru bir strateji izliyorlar. Bir teknolojiyi ilk kullanan olmak yerine, pazarın olgunlaşmasını bekliyor; kullanıcı tepkilerini, rakiplerin yaşadığı sorunları ve teknolojinin gelişimini analiz ediyorlar. Ardından ürünlerini piyasaya sürüyorlar. Samsung katlanabilir telefonlarda 8. nesle kadar gelmiş durumda ancak buna rağmen bu cihazlar dünya genelinde hâlâ ana akım hâline gelmiş değil. Android tarafında da birçok uygulamanın katlanabilir ekranlara tam olarak adapte olduğunu söylemek zor. Özellikle responsive tasarım ve farklı ekran oranlarına uyum konusunda hâlâ problemler var. Bu da katlanabilir telefonların yaygınlaşmasını sınırlayan faktörlerden biri. Apple ise bütün bu süreci yıllardır izledi ve analiz etti. Görünen o ki sadece donanımı hazırlamakla kalmamış; yazılım ve uygulama ekosistemini de ürün piyasaya çıkmadan önce buna göre hazırlamış. Daha lansman aşamasında birçok uygulamanın katlanabilir iPhone'a özel uyarlamalarının hazır olması, hatta Netflix gibi platformların bile iPhone Duo'ya uygun içerik ve arayüz çalışmalarına başlaması bunun göstergesi. Demek istediğim şu: Apple'ın amacı hiçbir zaman katlanabilir telefonu ilk çıkaran marka olmak değildi. Ama piyasaya girdikleri anda bu kategoride çok güçlü bir etki yaratmak istedikleri açık. Zaten Apple'ın bir ürünü ilk çıkaran şirket olmaktan çok, mevcut teknolojiyi olgunlaştırıp geniş kitlelere ulaştırma konusunda nasıl bir strateji izlediğini yıllardır görüyoruz. Katlanabilir telefonlarda da benzer bir tablo ortaya çıkarsa şaşırtıcı olmaz.
  22. 2 likes
    Konuyla ne kadar ilgili bilmiyorum ama görünce paylaşayım dedim https://youtube.com/shorts/8EXkzhpqaDs?si=96KORaZ9hg03MKe6
  23. 2 likes
    bugün benzinciye herzamanki tabirle "eurodizel dolsun" dedim. pompa akıtmaya başlayınca gözüm sayaca bir çalındı, 4.24 TL. içimden bir saniye hastir oldum, pompacı kesin benzin koyuyor diye anlık paniğimi yaşadım bünyemde. sonra memleketin anasını belledikleri aklıma geldi, bir rahatlık duygusu çöktü üzerime, gevşedim.
  24. 1 like
    3. ay faturasını ödemişken, aldığım (ZTE G5B2 modemle gelen) 5G TurboBox (Türk Telekom) evde mobil internet hizmeti şimdiye kadar evin bulunduğu yerde 4G çekerken yakında bir yerde 5G baz istasyonu hizmete girmesiyle 5G çekmeye başladı. 4G iken hız günün saatine (kullanım yoğunluğuna) göre min. 60-80mbps ama genellikle 120-220mbps hızda oluyordu. SA 5G baz istasyonu sayesinde dümdüz 300mbps (veri sınırsız (kotasız) tarifede max hızı 300 ile sınırlıyorlarki interneti indirip harddiskten kullanmayalım ) alıyorum, speedtest ping değerleri de 10-15'e düştü, (sanki kablolu (vdsl/fiber) gibi stabil). Kotasız tarife vodafon'da 200mbps ile sınırlı ve başka yere götürüp fişe takmak için mobilite paketi diye ek para alıyorlar. Türkcell'de hem mobilite paketi var hem de kotasız paket yok, ama benzer fiyata 2TB paket var ki zaten yeter fazlasıyla. Kotasız olduğu için Türkcell'de hız sınırı da yok, ne çekerse o. Mesela bizim evde telefondan TT hattan hız testi yapınca 5G ile 790mbps cıvarı hız aldım. Turk telekomda mobilite bedeli yok, priz olan her yere, ek ücretsiz götür tak. Arabada 220V varsa yanında gezdir. Karavana zaten gelir yani. Ama fiyatı tuzlu 1750₺ diyorlar ama vergileri de köstürüp 1862.5₺'cik alıyorlar. Ama evde altyapı yok ve artık leş oğlu, leş oğlu, leş WISP (wifi ile hizmet (!) veren ölücüler) internetten bıkmıştım, her ay 3-4 gün internet olmaması ne demek, bu nasıl internet sağlamaktır, neyse ki şu an kafa rahat... değer yani, yazın da yazlığa götürüyorum çok rahat oldu. Evin olduğu yerde 5G gelmeden leşti ama, yazlıkta sadece 4G de olsa 160-180 gayet iş görüyor dağbaşı da olsa. Bu arada klavye konusunda güncelleme yapayım: Keychron K5 Max (brown sw) gayet iyi klavye arkadaşlar. Elim de yerleşimine alışıp hızlı yazmaya başlayınca öceki emektar membran klavyeden çok çok daha rahat olduğunu anladım. Az yer kaplaması büyük artı. Şarjı da tatminkar gidiyor, BT modunda günde %4-5 gibi ölçtüm, system tray'de şarj gösteren bir uygulama kurdum, batarya 40'a gelince kablosunu takıyorum, %80'e gelince çekiyorum çekeli 6 gün oldu %26 eksilmiş am buna güvenilmez, şarj lineer olarak bildirilmiyor olabilir, %40'a tekrar düşünce kesin sonucu yazarım. Arka aydınlatmayı düz beyaza ayarladım ve sadece odada ışık yakmaya üşendiğimde günde 10dk falan kullanıyorum. Sürekli RGB'yi açık, çin kerhanesi modunda kullanacaksanız durum değişir. Bu arada hep şarjda/kablolu kullanmak kısa sürede bataryanın eline veriyormuş, çünkü battery longevity management yok yerleşik olarak. Kablolu kullanacaksanız klavyeyi açıp batarya kablosunun soketini sökün, hatta elinizden havya/DIY işleri geliyorsa dışarıdan manual bypass switch'i koyabilirsiniz. Kasayı switch uyacak şekilde kesip sıcak silikon ile tutturup bişeyler yapılabilir. Ben zaten sırf kablo ve receiver sevmediğim için BT'u severek kullanıyorum Bir güncelleme de mobil kontrolcüye gelsin: Gamesir X5S gayet güzel çıktı, dpad de membran ama efsane, retro konsol emülasyonu için ilaç gibi geldi, çok memnunum ama zaten standart gamepad'lerin analoglarıyla rahat edemeyip silikon grip alıyordum, bunun analogları zaten küçük geldi, X5S ile kullanmak için Zore marka üç farklı boyda ikili set içeren (toplam 6 parça) Nintendo Switch grip setini sipariş edeceğim, sonucu yazarım. Bir de klasik bluetooth gecikmesi var, çoğu oyunda farketmezsiniz ama Shinobi arcade versiyonunun bonus stage'i veya havada tam belli yükseklikte iken shuriken fırlatmanız gereken yerlerde, dah önce kablolu kontrolöre alıştıysanız (misal benim Gamesir Kaleid) bir parça alışkanlık kazanmak gerekiyor. Bu belli belirsiz (DualShock4'den fazla değil) gecikme sorun olacaksa type-c bağlantılı X5 Lite versiyonuna yönelin, yalnız onda rumble ve yok ve tetikler analog değil, membran tuş şeklinde dijital.
  25. 1 like
    Güle güle kullan, ben de bilakis QD-OLED aydınlık odada sevmiyorum, LG WOLED ile devam ederim.
  26. 1 like
    yatak için olumsuz bir yorumum yok. tam tersi gerçekten çok rahat ettiğim bir yatak oldu. çok düşünmeye gerek yok. uzun araştırmalarım sonucu en doğru kararı verdiğimi düşünüyorum.
  27. 1 like
    hızlı tempolu oyunları oldum olası sevmemişimdir... ne olup ne bittiğini anlamadan sürekli bir telaş içerisinde oynamak bana göre değil, bu şekilde zevk almıyorum. şu videoya göre yorum yapacak olursam grafiklerin biraz iyileşmesi haricinde bence control 1'e göre genel olarak downgrade olmuş oyun. alan wake 2 gibi bir şaheserden sonra bunu hangi kafayla yaptılar anlaması güç. hack n slash istesem devil may cry oynarım. şahsi fikrim tabi. steam yorumlarına bakılırsa oyun iyi gibi ama iyi olmaması için bir sebep yok zaten. objektif olarak bakıldığında iyi olabilir ama bana çok hitap etmiyor bu gameplay tarzı. teaser videoları ilk çıktığı günden beri aynı şeyi söylüyordum zaten. steam'deki negatif yorumların çoğu da benzer yönde.
  28. 1 like
    Combat ve weapons bölümü benim hislerimi özetliyor.
  29. 1 like
    başından beri bunu diyorum... hack n slash ne alaka bu seride amk.
  30. 1 like
    Mucit Rudolf Diesel gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor 29 Eylül 1913'te, kendi adını taşıyan motorun mucidi Rudolf Diesel, Belçika'nın Anvers kentinden İngiltere'nin Harwich kentine seyahat ederken *Dresden* adlı buharlı gemiden kayboldu. 10 Ekim'de, Kuzey Denizi'nde seyreden bir gemideki Belçikalı bir denizci, suda yüzen bir ceset gördü; yapılan incelemeler sonucunda cesedin Diesel'e ait olduğu anlaşıldı. Ölümüyle ilgili büyük bir gizem vardı ve bu gizem hâlâ varlığını koruyor: Ölümü resmen intihar olarak kayda geçse de, pek çok kişi Diesel'in öldürüldüğüne inanıyordu (ve hâlâ inanıyor). Diesel, motorunun tasarımının patentini 28 Şubat 1892'de aldı; ertesi yıl ise tasarımını "Buhar Makinesinin ve Dönemin İçten Yanmalı Motorlarının Yerini Alacak Rasyonel Bir Isı Motorunun Teorisi ve Yapısı" başlıklı bir makalede açıkladı. İcadını, herhangi bir yakıtı yakabilen (daha sonra ürettiği prototipler yer fıstığı yağı veya bitkisel yağla çalışacaktı) ve ateşleme sistemi gerektirmeyen bir "sıkıştırmalı ateşleme motoru" olarak tanımladı; motor, aşırı yüksek basınca sıkıştırıldığı için çok ısınmış hava dolu bir silindire yakıt verilmesiyle ateşleniyordu. Diesel, böyle bir motorun benzeri görülmemiş bir verimliliğe sahip olacağını savunuyordu: Yakıt enerjisinin yüzde 90'ından fazlasını boşa harcayan dönemin diğer motorlarının aksine, Diesel kendi motorunun yüzde 75'e varan bir verimlilikle çalışabileceğini hesaplamıştı. (Yani, enerjinin yalnızca dörtte biri boşa gidecekti.) Diesel'in bizzat ürettiği en verimli motor yüzde 26'lık bir verimlilik oranına sahipti; bu oran yüzde 75'e ulaşmasa da yine de emsallerinden çok daha iyiydi. 1912 yılına gelindiğinde, dünya genelinde —çoğunlukla fabrikalarda ve jeneratörlerde— 70.000'den fazla dizel motor kullanımdaydı. Zamanla Diesel'in motoru demiryolu endüstrisinde devrim yaratacaktı; İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kamyon ve otobüslerde de, ağır yüklerin çok daha ekonomik bir şekilde taşınmasını sağlayan dizel tipi motorlar kullanılmaya başlandı. Diesel öldüğünde, yeni bir dizel motor fabrikasının temel atma törenine katılmak ve motorunun İngiliz donanmasına ait denizaltılara monte edilmesi konusunu görüşmek üzere İngiltere'ye gidiyordu. Neredeyse hemen çeşitli komplo teorileri ortaya atılmaya başlandı: Bir manşette "Mucit, patentlerin İngiliz hükümetine satışını engellemek amacıyla denize atıldı" ifadesi yer alırken, bir diğerinde Diesel'in "büyük petrol tröstlerinin ajanları tarafından öldürüldüğü" endişesi dile getiriliyordu. Diesel'in kendini denize atmış olması muhtemeldir —ki sonradan neredeyse beş parasız olduğu ortaya çıkmıştır— ancak bu gizem muhtemelen hiçbir zaman çözülemeyecektir.
  31. 1 like
    Gigabyte MO32U24’ü kaça aldın? ASUS PG32UCDM3’ün pahalı olduğu doğru, ama fiyat farkının değip değmeyeceği kullanım şekline bağlı. Uzun süredir OLED monitör kullanıyorum; yeni monitörümü almadan önce de modellerin artılarını ve eksilerini epey araştırdım. Benim için ASUS’un en önemli avantajı, RTX 50 serisi kartımla DisplayPort 2.1a UHBR20 üzerinden 80 Gbps bağlantı kurabilmem. Böylece 4K 240 Hz’de DSC sıkıştırmasına ihtiyaç duymuyorum. Ayrıca 90 W USB-C güç çıkışı sayesinde dizüstü bilgisayarımı ayrı bir adaptör kullanmadan bağlayıp şarj edebiliyorum. Dolby Vision desteği de bu formattaki içerikler için bir artı. Artık neredeyse her yapım veya oyunda Dolby Vision desteği mevcut. Bir de yakınlık sensörü var. Ekranın başından kalktığımda görüntüyü otomatik olarak karartıyor, geri döndüğümde yeniden açıyor. Özellikle masaüstü gibi sabit görüntülerin uzun süre açık kalabildiği OLED monitörlerde bunu kullanışlı bir koruma özelliği olarak görüyorum. Bunların dışında iki monitörün pek çok özelliği birbirine yakın. MO32U24’ü 40 bin TL civarına aldıysan gerçekten çok iyi bir fiyat/performans alışverişi yapmışsın. Ben şu an Gigabyte’ı yaklaşık 58–65 bin TL aralığında görüyorum; bu fiyatlarda iki model arasında 30 bin TL fark yok. Kullandığın ekran kartı da DisplayPort 2.1 destekliyor. ASUS’un bağlantı avantajından yararlanabilirdin.
  32. 1 like
    1928 Seri üretim otomobil radyosu yapan ilk şirket kuruldu 25 Eylül 1928'de, Chicago merkezli Galvin Manufacturing Corporation resmen kuruldu. Galvin, 1930 yılında seri üretimi yapılan ilk ticari otomobil radyosu olan Motorola'yı piyasaya sürecekti. (İsim iki bölümden oluşuyordu: "motor" kısmı otomobilleri ve hareketi çağrıştırırken, "ola" eki "Victrola"dan türetilmişti ve insanlara müziği çağrıştırması amaçlanmıştı.) 1921'de mühendis Paul Galvin ve arkadaşı Edward Stewart, Wisconsin'in Marshfield kentinde bir akü fabrikası kurdular; ancak bu girişim iki yıl sonra kapandı. 1926'da Galvin ve Stewart, akü üretim şirketlerini bu kez Chicago'da yeniden hayata geçirdiler. Bu girişim de başarısızlıkla sonuçlandı; fakat ortaklar, ev radyolarının enerjisini duvar prizinden almasını sağlayan bir yöntem geliştirmişlerdi bile; buna "kuru pil eliminatörü" adını vermişlerdi. Galvin, iflas eden şirketinin eliminatör bölümünü bir açık artırmada 750 dolara geri satın aldı ve hemen işe koyularak Sears, Roebuck gibi müşteriler için eliminatörler ve alternatif akımla (AC) çalışan radyo setleri üretip tamir etmeye başladı. Ne var ki kısa süre sonra Galvin'in ilgisi otomobil radyosu işine kaydı. İlk otomobil radyoları —önce pille çalışan taşınabilir "seyahat radyoları", ardından tanesi 250 dolara (bugünün parasıyla yaklaşık 2.800 dolar) mal olan ve araca özel monte edilen dahili radyolar— 1926'da ortaya çıkmıştı; ancak bunlar ortalama bir sürücü için fazlasıyla pahalıydı. Galvin, uygun fiyatlı otomobil radyolarını seri olarak üretmenin bir yolunu bulabilirse zengin olacağını düşünüyordu. Haziran 1930'da mucitler Elmer Wavering ve William Lear ile anlaşıp eski Studebaker marka aracına bir radyo monte ettirdi ve Atlantic City'deki Radyo Üreticileri Birliği'nin yıllık toplantısına katılmak üzere 800 millik bir yol katetti. Kongre merkezinin dışına park etti, müziğin sesini açtı (bu amaçla Wavering, Studebaker’ın kaputunun altına özel bir hoparlör yerleştirmişti) ve RMA üyelerinden gelecek siparişleri beklemeye koyuldu. Birkaç sipariş geldi ve Galvin, 110 dolarlık 5T71 model araç radyolarından, o yılki masraflarını neredeyse karşılayacak kadar sattı. Şirketinin adını Motorola olarak değiştirdi; böylece otomobil kullanma ve otomobilde yolculuk etme şeklimizi sonsuza dek dönüştürdü. William Lear ise, 1966’dan itibaren her Ford otomobilinde standart olarak sunulan sekiz kanallı kartuşlu teyp sistemini icat etti. Bu sırada otomobil üreticileri kendi radyo üretim birimlerini kurarak, Motorola’yı bizzat yarattığı pazardan yavaş yavaş dışarı itti. Şirket, 1984 yılında araç radyosu üretimini durdurdu. Günümüzde ise şirket, en çok cep telefonu üretimiyle tanınmaktadır.
  33. 1 like
    Al bendende o kadar. Yaşlandıkça iş dahada boktan oluyor Biraz araştirdim karşilaştirma yapmak için Xenon (HID) farlar, geniş ve parlak bir ışık huzmesi sağlamak için xenon gazı içinden geçen bir elektrik arkından yararlanırken; LED farlar, anında ve yüksek oranda odaklanmış bir aydınlatma için yarı iletken diyotlar kullanır. Temel Farklar - Parlaklık ve Işık Huzmesi: Xenon farlar, yol kenarlarını iyi aydınlatan geniş ve güçlü bir ışık örtüsü yayar ancak ışık dağılabilir ve göz kamaşmasına neden olabilir. LED'ler ise ışığın nerede sonlanacağını kontrol eden keskin bir sınır çizgisine sahip, son derece parlak ve yönü hassas bir ışık huzmesi sunar. Isınma Süresi: Xenon farların tam parlaklığa ulaşması için kısa bir ısınma süresi gerekirken, LED'ler anında tam parlaklıkta yanar. Kullanım Ömrü: Xenon ampuller genellikle 2.000 ila 5.000 saatlik bir ömre sahiptir ve zamanla performansları düşer. LED'ler ise 30.000 ila 50.000 saatlik ömürleriyle genellikle aracın kendisinden daha uzun süre dayanır. Enerji ve Isı: LED'ler eski aydınlatma teknolojilerine kıyasla %90'a kadar daha verimlidir ve dış yüzeyleri daha serin çalışır; ancak dahili soğutuculara veya fanlara ihtiyaç duyarlar. Xenon farlar daha fazla güç tüketir ve karı eritebilecek düzeyde mercek ısısı üretir. Maliyet ve Değişim: Xenon ampuller daha ucuzdur ve tek tek değiştirilmeleri daha kolaydır; ancak arızalanan balastlar maliyeti artırabilir. LED üniteleri ise başlangıçta daha pahalıdır ve arızalandıklarında genellikle tüm ünitenin değiştirilmesini gerektirir.
  34. 1 like
    Kendi adıma konuşayım: geceleyin araç sürmek son yıllarda iyice bombok bir hale geldi. Hadi çakma sonradan uydurulan LEDleri geçtim...fabrika çıkışı yeni araçlardaki LEDler de çok güçlü. Bir de yeni çoğu araç SUV/crossover olduğu için bir de yüksekten vuruyorlar Abi bazen göz sinirim acıyor ya bakmamama rağmen! Arkamdan gelen araç benim kabinin içini nur yağmışa döndürüyor, orta aynayı kapatsam neye fayda?! Bir de otomatik uzun farlar eklendi bu boktanlığa...iyice mum diktiler. Özellikle dikkat ettim dızo Fransız arabalarındakilerde bariz lag var. Sağlamından en azından 1 saniye sonra kapatıyor uzunları. Aynı dandiklik matriks farlarda da olabilir. Emin değilim. Ya ne diyeyim bilemiyorum ama bu olaya bir çözüm gelecek mi yoksa daha yıllarca şu şekil karanlıkta araç mı kullanacağız (eskiden sarı sarı halojenler ne güzeldi 😢)
  35. 1 like
    Aldım bunu sıraya. Sevimli dev sezon finali yaptı. Cloud+ üyeliğine Apple TV'yi açınca Pluribus'a başladım, o bitince sıra güzel kızımızda
  36. 1 like
  37. 1 like
    nvidia için biraz vefa borcu gibi aslında bugünlere gelmesinin sebebi oyuncular. ceo'ları da bunu bir kaç defa belirtti. mali mantıktan ziyade biraz ego tatminine dönüştü bence o iş artık. en iyi gpu'yu ve yazılımı biz yaparız, en pahalı da biz satarız kafası...
  38. 1 like
    Nvidia'nın son tüketiciye yönelik yeni bir kart çıkarmasının mali bir mantığı yok. Diğer ürünlerini zaten daha fazla marjla ellerini öpene satıyor.
  39. 1 like
    Fazla bile söyledim. Araçla bir doğu karadeniz turu yapmaya çıksan, kendi ederinden fazla benzin yakar
  40. 1 like
    @TiesTorN 540i’ye helalinden 250 bin lira veririm bak cash tilko para, emim evimden, Fuzul evden falan değil canlı.
  41. 1 like
    100 de yetmez, şöyle 200-250 falan yapalım. https://tr.euronews.com/business/2026/09/14/motorine-dev-zam-bekleniyor-ekim-ayinda-litre-fiyati-100-tlyi-asabilir
  42. 1 like
    Ekranda gördüğünüz her şeye DLSS 5 uygulayabilen yazılım yapmışlar. Youtube videolarını bile DLSS 5 ile izleyebilirsiniz. 3000 ve 4000 serisini de destekliyor. Kurulum falan yok, indir çalıştır. https://github.com/perseval-BLR/DLSS5-NeuralScreen
  43. 1 like
    STARCRAFT https://www.youtube.com/watch?v=9eQUtOQXYgQ [ https://x.com/StarCraft/status/2098838756157739045 ]...
  44. 1 like
    Razer kishi type-c ile telefona bağlanıyor, bu aldığım bluetooth ile yani gecikme daha kötü olur ama kılıflı olarak da telefonu takabilirsiniz. Bunun type-c olan lite versiyonu da var ama onda rumble yok ve tetikler analog değil, düz 1/0 buton. Ucuz olsun diye yapılmış, x5s'in alternatifi değil. G8 plus var o da tam boy xbox controller tadında, x5s'in iki katı ağırlığında ve düz geleneksel rumble var. Gelince en azından mini bir değerlendirme yaparım muhakkak.
  45. 1 like
    brent aynı dursa bile bu oçler sürekli zam peşinde.
  46. 1 like
    Kap olayı gerçekten çok önemli ya. Ben telefonu düzenli olarak düşürüyorum (şaka değil). Kap olmazsa telefonlarımın ömrü iki ayı geçmez.
  47. 1 like
    Spider-Man'ler gayet güzel oyundu. Wolverine'i sızıntılar ve uzayan süreç sonrası saldılar pek üstüne düşmediler. Bazı incelemelerde oyun aceleye gelmiş eksik kalmış gibi hissettiriyor demişler. Oyunun fiyatı da az değil 70 dolar. Böyle bir oyuna bu kadar para vermem. Yılbaşında indirim olursa belki alabilirim. Zaten GTA 6 ve başka oyunlar çıkacağından arada kaynar gider.
  48. 1 like
  49. 1 like
    Kingston 128GB DDR5 kit aldı pahalı ama hız inanılmaz. Flight simulatır oynuyorum yok böyle keyif.
  50. 1 like
    Oneisall LM2 7-in-1 Kedi & Köpek için Vakumlu Bakım Seti Bizim kediler maf etti bizi. Her yer tüy içinde. Veterinerde traş ettirmek hem çok masraflı hem de hayvanların psikolojileri bozuluyor. Ben de veterinerde gördüğüm traş makinesinden aldım, iyi ki de almışım. Bundan önce normal traş makineleri de kullandım ama pek başarılı olmadı. Hem kesmek çok zor oluyor hem de ortalık batıyordu. Bu makine tüyleri vakumu ile bıçağın ucuna çektiği için tüylerin bıçağın altından kayıp gitme gibi bir durumu olmuyor, kesilenler de direkt haznesine gidiyor. Kesme dışında günlük fırça başlığı ile tararsanız da bu sefer dökülen gevşek tüyleri haznesinde topluyor. Traş kafası için aynı şeyi söyleyemem ama vakum kısmı çok sessiz, süpürge sesinden korkan hayvanlar için gayet ideal. Tüylü evcil hayvanlarınız varsa kesinlikle düşünülmesi gereken bir ürün. Yalnız Türkiye'deki fiyatlar korkunç, ben Türkiye'deki fiyatının beşte birine falan aldım. Ben misal hayvan huysuzlanana kadar kesiyorum. Arıza çıkardığı zaman bırakıyorum, bazen birkaç saat sonra bazen ertesi gün kaldığım yerden devam ediyorum. Kuaföre yada veterinere götürdüğünüzde böyle olmuyor, zorla bitene kadar devam ediyorlar, sonra hayvan 1 hafta kendine gelemiyor. https://oneisall.com/products/lm2-dog-grooming-vacuum